İşçileri asıl düşünen Taraf'mış
Taraf yazarı Melih Altınok, Taraf gazetesini arayarak direnişlerine kayıtsız kalmakla eleştiren TEKEL işçilerine akıl verdi. İşçiler bilmeliydi ki, onların asıl iyiliğini isteyen Melih Altınok’tu, Taraf’tı...
Eylemdeki TEKEL işçilerinin Taraf gazetesini arayarak “Neden bizim hakkımızda yazmıyorsunuz? İşiniz gücünüz demokratik açılım!” diye şikayette bulunduklarını anlatan Altınok, önceki gün köşesini bu şikayetleri yanıtlamaya ayırdı.
İşçilerin 24 günlük eylem boyunca attığı sloganları “İşçiler kardeş, AKP kalleş” şeklinde özetleyen Altınok, bu sloganın “dünyanın en kolay muhalifliğinin tezahürü” olduğunu ve bu tarz muhalefetin tam da statükonun istediği şey olduğunu öne sürdü.
Yazısı boyunca işçilerin AKP iktidarını karşılarına almalarını eleştiren Altınok, eylemin doğrultusunu “siyasal iktidara beddua okumak ve yalnızca ekonomizm temelli talepleri dillendirmek” şeklinde betimledi. Altınok, muhalefet partilerinin bu AKP karşıtlığından istifade ettiğini savunarak AKP’ye muhalefet etmenin doğru bir yaklaşım olmadığı görüşünü desteklemeye çalıştı.
Melih Altınok’un televizyonda göremediği, ya da görmezden geldiği sloganlarda ise sınıf vurgusunun öne çıktığı, emek iktidarının telaffuz edildiği, işçilerin sadece AKP’ye değil, AKP’de cisimleşen sermaye iktidarına muhalefet ettikleri görülüyor.
Altınok, “devrimciler”e ve “solcular”a da değinmeden edemiyor. Ona göre, “bu ülkede devrimciler bile (‘İşçiler kardeş, AKP kalleş’ gibi) klişelerde ısrarcı”. “Düşünce pekliğinden mustarip ‘solcular’, işçilerin sorunlarını ülkenin demokratikleşmeye ve şeffaflaşmaya dair problemlerinden tecrit etmeye yönelik ajitasyon” çekiyor. İşçiler için bir tehlike de, bu tür "ajitasyonlara gelmek".
Melih Altınok, yazısının devamında vurucu darbeyi yapıyor: İşçilerin iyiliğini isteyen aslında Melih Altınok, daha genel anlamda da Taraf gazetesi. “Çünkü Tekel işçileri, bugün taleplerini elde etseler bile, bu hengâme sürdükçe gerçekten yeni bir hayat kazanamayacaklar." Altınok'a göre işçilerin asıl düşmanı, askeri vesayet rejimi.
Şöyle akıl veriyor Altınok:
"Ülkedeki askerî vesayet rejiminin neden olduğu sürekli teyakkuz hali, ekonomik gelişmenin yanında, sendikalaşmayı, sivil toplumun gelişmesini ve dolayısıyla siyasal katılımı sekteye uğratmıyor mu? Dolayısıyla bu bela ile uğraşmak, en az mesai bitimlerinde Sakarya’daki sendika önünde sergilenen ‘sınıf kardeşliği’ kadar mücadelenize katkı sağlamaz mı? 'Avrupa’nın komiserleri işimize karışmasın' martavallarını bırakıp, uluslararası toplumun sivil çalışma uzmanlarını Türkiye’de cirit atmaları için yüreklendirmenin zamanı değil mi? Belki böylece kâğıt üzerindeki sayının onda biri kadar üyeye sahip sendika çiftlikleri, gerçek birer sendikaya dönüşür ve sizler de hakkınızı alabilirsiniz."
(soL - Haber Merkezi)

Yorumlar - Bu habere 5 yorum yapıldı
Sendikalaşmayı askeri vesayet rejimi önlüyormuş! Utanmaz! Edepsiz! Rezil herif!
Tekel'i ulusötesi sermayeye peşkeş çekenler kimler? Askeri vesayet rejmi mi yapıyor bunu? Yoksa sizin kutsal özgülükçü demokrasiniz mi yapıyor? İşçilerin kazanılmış haklarını ellerinden kim alıyor? Onları kim işsiz bırakıp sokağa atıyor? Utanmaz herif! İşçiye kapitalizmi satacak aklı sıra!
Solaçıkmış! Aklın varsa sakın açığa çıkma. İninde, kuytunda otur. İşçi sana öyle bir sol kroşe yerleştirir ki, seni bu toprağa yumurtlayan CIA'ci abilerinin kucağına kadar zırlarsın!
bu düşünceleri ön sürmek için paranoyak olmak gerek.. deprem olsa; asker, ergenekon, statüko, chp yaptı diyecek.. daha önce de yazdım.. bu çocuk sınıf atlamak istiyor, parayı hemen bulmak istiyor, büyük abilerinin gözüne girmek için sol gösterip sağ vuruyor, akp yandaşlığı yapıyor.. acınacak durumda.. bir insanın bu tip saçmalıklar yazabilmesi için ya kalemini (yani ruhunu, yani kişiliğini) satmış ya da gerçekten zeka ve muhakeme yoksunu olması lazım.. her iki ihtimalde de eblehliğn sığ sularında gezinmekten kurtulamıyor..
İşçi Düşmanı Sın Taraf , Grev Kırıcısın TAraf .... Ne mutlu Sol Okuruyum diyene
Taraf gazetesinin TEKEL işçisinin yurtsever direnişine düşmanlığı Altınok ile sınırlı da değil. Gazetenin ekonomi yazarı Süleyman Yaşar bugün buyurmuş: TEKEL işçisi haklıymış, ama özelleştirme karşıtı olduğu için değil, özelleştirme üslubuyla yapılmadığı için. Zira "özelleştirme uygulamaları kısa dönemde işsizlik yaratır. Orta ve uzun dönemde ise özel girişimci kaynakları devletten daha etkin kullandığı için yeni yatırımlara başlar, istihdamı hızla arttırır"mış, ayrıca "Türkiye’deki özelleştirme uygulamaları incelenirse; devlet tekelindeki pek çok sektör serbestleştirilince, istihdamın hızla arttığını kimse inkâr edemez"miş.
Liberalizmin işçi sınıfına zehirden başka bir şey vermeyecek ideolojisi işte bu. Burjuvaziye düşman değil, ama burjuva devletinin içinde, işçiler için özel sektöre göre çok daha güvenli olan kamu işçiliği kavramına düşman. İşçiye dost değil, ama onun tepkisini kendi üçkağıtlarına alet etmeye çalışanlara dost.
TEKEL işçilerinin şikayeti hislerime tercüman oldu. Yalnız verilen cevap tam bir yüzsüzlük örneği. Tarafını bu kadar net belli edemezdi "Taraf". Hala bazı yazarlarının kendine sosyalist, emekten yana vb demeleri utanç verici!