Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Halkları bunlar mı barıştıracak!

Zaman, bugünlerde Kürt ve Türk halkları arasında kardeşliğe "katkı sunma" işini de kimselere bırakmıyor, ama bulup çıkardığı örnekler, bu meseleye ne denli uzak olduğunu ve ikiyüzlülüğünü ortaya koyuyor...

Yayın Tarihi: 31.07.2010 , 19:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Zaman gazetesi bugün, Başbakan Erdoğan'ın Balıkesir'deki referandum mitinginden ilginç bir anekdotu aktardığı bir haber yayımladı. "Türkeş'i idamdan bir Kürt çocuğu kurtardı" başlıklı haberde, Başbakan Erdoğan dünkü mitingdeki konuşmasını tamamladıktan sonra aralarında geçen diyaloğu Zaman'a anlatan Ahmet Ulu adlı bir ülkücünün şu ifadeleri yer aldı:

"Türkeş'i idamdan, bir Kürt çocuğunun kurtardığını anlattım. Çok etkilendi. Eski DİSK Başkanı Kemal Türkler'i öldürdükleri gerekçesiyle yakalananlardan birine işkence altında 'Türkeş elini ot biçer gibi yaparak onun imha edilmesini söyledi' ifadesi verdirilmiş. Samet Karakuş adlı Muşlu bir arkadaşımız mahkemede böyle bir şey olmadığını anlatmış. Yoksa Türkeş idam alacaktı. Etnik çatışma ortamında bu hadisenin bilinmesi önemliydi."

"Damdan düşmüşler"
12 Eylül'de yargılanarak 11 yıl Mamak Cezaevi'nde hapis yattığı belirtilen ve işkencelere maruz kaldığı iddia edilen Ulu'nun, hücrede tuttuğu günlüklerinden oluşan "Mamak'ta 30 Gün" adlı kitabını Başbakan'a sunduğu, başka haber kaynaklarında da, Erdoğan'ın bu kısa sohbetten sonra kürsüde mikrofonu eline tekrar alıp alandaki topluluğa, "bakın işte, damdan düşenin halinden, ancak damdan düşen anlar" dediği yer aldı.

"Referandumda evet" cenahının, Başbakan'ın "12 Eylül mağduru" olarak ilan ettiği faşistlerden kurulmuş olan diğer ekipleri gibi, Balıkesir eski Ülkü Ocakları Başkanı olan ve şimdi de Balıkesir'de "referandumda evet" çalışması yürüten birtakım kesimlerin sözcülüğünü yapan Ahmet Ulu da, herkesin gözleri önünde tarihi çarpıttı, Zaman da üstüne atladı.

Kemal Türkler'in katilinden "barış" türetmek...
Ahmet Ulu'nun, "Kürt" kökeninin üzerine basıp "Türkeş'i bile kurtardı" diyerek buradan bir Türk-Kürt kardeşliği çıkarmaya çalıştığı Samet Karakuş (Zaman haberinde, bu kişinin isminin gerçekte Abdulsamet Karakuş olduğu gizlenmeye çalışılmış), DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler cinayetinden hüküm giymiş olan azılı bir MHP tetikçisi idi.

Abdulsamet Karakuş, DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler'in 22 Temmuz 1982 tarihinde öldürülmesinin planlayıcılarından ve Türkler'e yanındaki küçük kızının gözleri önünde ateş eden üç kişiden biri idi. Cinayet emrini ise Alpaslan Türkeş'in verdiği, davanın iddianamesinde yer aldı.

Davada dinlenen 587 kişiden çoğu verdikleri ifadelerinde, Türkeş’in emri olmadan kimsenin öldürülemeyeceğini söyledi. Kemal Türkler Davası'nda suçlarını önce itiraf eden sanıklar, davanın ilerleyen aşamalarında, Türkler'i öldürme emrinin Türkeş tarafından verildiği yönündeki ifadelerini geri çekti. Sebebi, Türkeş tarafından baskı görmeleri idi. Alpaslan Türkeş mahkum edilmesine rağmen, temyize gidildi ve dava zaman aşımına uğratıldı.

(soL-Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.