Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Cumhuriyet'te 'milli burjuvazi' dönemi mi?

İlhan Selçuk'tan boşalan Cumhuriyet Vakfı'nın başkanlığına bugünlerde yeni bir ismin geçmesi bekleniyor. Bu ismin kim olacağına ilişkin ortaya atılan bir iddia ise, Cumhuriyet'in çizgisinde büyük sermaye ile girilen ilişkilerin yeri olmasından dolayı, yabana atılacak gibi değil...

Yayın Tarihi: 05.07.2010 , 10:37 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Akşam gazetesi yazarı Gürkan Hacır, uzun süredir yürütülmekte olan "Cumhuriyet'in başına kimin geçeceği" tartışmalarına dünkü "Cumhuriyet'te Koç izleri" başlıklı yazısında dile getirdiği yeni bir iddia ile katıldı.

Hacır, Cumhuriyet Vakfı'nın başına, Cumhuriyet Vakfı Başkanı ve Cumhuriyet Gazetesi Başyazarı İlhan Selçuk'un cenazesine Rahmi Koç'la birlikte fotoğraf veren, Koç ailesinin damadı ve holdingin tepe yöneticiliğini yapmış olan İnan Kıraç'ın geçeceğini yazdı.

Hacır bu iddiayı, ileri sürdüğü, "sol düşünceye samimiyetle inanmış aydınlarımızın dile getirdikleri bir fikir vardır: 'Bizim işçi sınıfından önce milli burjuvamızı yaratmamız lazım'...Sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek 'milli burjuvamızın' en önemli örneklerinden biri İnan Kıraç'tır" teziyle açıklamaya çalıştı.

"Kıraç gelsin diye Şükran Soner istifa ettirildi"
"Emekten ve soldan yana mücadele veren bir gazetenin başına Türkiye'nin en büyük patronlarından birinin geçmesi sizi şaşırtabilir" diyen Gürkan Hacır, Şükran Soner'in, Cumhuriyet gazetesinin sahibi olan vakfın yönetimine İnan Kıraç'ı alabilmek için istifa ettirildiğini yazdı.

İnan Kıraç'ın, eğitiminden sonra aile dostu Koçların şirketinde çalışmaya başlarken Vehbi Koç'un kızı ile evlenmesinin ardından Koç Grubu'ndaki yükselişinin hızlandığını, 1970'de Tofaş Genel Müdürü, 1980'de ise Koç Holding Başkan Yardımcısı olduğunu hatırlatan Hacır, Kıraç'ın İlhan Selçuk'a da çok yakın olduğunu belirtti.

"Milli burjuvazimizin kontu bu kez Cumhuriyet'in aydınlık sularında kaptanlık yapacak" diyen Hacır, Cumhuriyet'in başyazarını da yine İnan Kıraç'ın belirleyeceğini ifade etti.

Cumhuriyet gazetesi ile Koç'un "ara"sı
Cumhuriyet gazetesinin, İlhan Selçuk'un uzun yıllar süren yönetiminde, Koç Grubu ile yakınlığı en çok TÜPRAŞ'ın özelleştirilmesi tartışmalarında öne çıkmıştı.

İlhan Selçuk, 2005 tarihli bir yazısında, TÜPRAŞ’ın satılmasına karşı mücadele verenlere, "Petrol-İş davayı kazansa bile işin sonu nereye varacak? Diyelim davayı sendikacılar kazandı ulusal sermaye Koç devreden çıktı. Bizim solda bu akıl oldukça TÜPRAŞ ya Arab'ın, ya çorabın, ya Hariri gibi bir şaibelinin eline geçecek" demişti.

Selçuk, bu makalenin ardından Erinç Yeldan'ın Cumhuriyet'te yayınlanan, TÜPRAŞ’ın özelleştirilmesi ile ulusal çıkarların bağdaşamayacağını savunan yazısına cevaben ise, "özelleştirme sürecinde OYAK devreye girdi diye sevindik ulusal bir kurum olan OYAK, ERDEMİR'e sahip çıktı. TÜPRAŞ ihalesini Koç kazanınca bu ülkenin aklı başında insanları bir soluk almışlardı. Neden? Ülkede sermaye yeşilleniyor, ılımlı İslam modeli gerçekleşiyor, kamu kurumları Arabın çorabın eline geçiyor. Koç bu ülkenin güvenilir kurumu değil mi?" diye yazdı. Selçuk, satışa karşı mücadelenin anlamsız olacağını, çünkü yüksek mahkeme satışı iptal etse bile yeniden satışın kaçınılmaz olduğunu, yabancı sermayenin Telekom'a olduğu gibi TÜPRAŞ’a da el koyacağını yazmıştı.

Selçuk, bu gelişmeleri izleyen günlerde İzzettin Önder'in TÜPRAŞ'ın özelleştirilmesine karşı çıkan yazısının yayımlanmasını, “yargı süreci devam ettiği” gerekçesiyle engelledi. Yazısının yayımlanmasında ısrarlı davranan İzzettin Önder'in Cumhuriyet'teki köşe yazıları sona erdirildi.

(soL-Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.