Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Cemaat zaten vardı Yıldıray Oğur!

Taraf gazetesi yazarı Yıldıray Oğur, “Keşke 12 Eylül’den önce de bir cemaat olsaydı” dedi. Oysa 12 Eylül’den önce de Gülen cemaati vardı. Cemaat, dizginsiz bir darbe şakşakçılığı yapıyordu.

Yayın Tarihi: 27.08.2010 , 16:42 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Taraf gazetesinden Yıldıray Oğur, dünkü köşe yazısına “Keşke 12 Eylül’den önce de bir cemaat olsaydı” başlığı attı. Oğur, Hanefi Avcı’nın kitabını okuduğunda cemaatin yaptıklarının doğru olduğunu yine düşündüğünü söyledi.

Oğur, kitabı okuduktan sonra “Ne yapıyor bu cemaat?” sorusuna şu yanıtı veriyor: “Avcı’nın 389 sayfa boyunca anlattığı devletten farklı olarak sokak ortasında adam infaz etmiyor, işkence yapmıyor. En büyük günahları –o da Avcı’ya göre- bu 389 sayfada teşhir edilen kirli devleti teşhir için sahte belge üretmek.”

Oğur, daha sonra şöyle yazıyor: “Tabii ki tercihim devlet içindeki bu organize hukuk ve demokrasi karşıtlarıyla mücadele eden liberal ve demokrat bir yapılanmanın olmasıydı. Ama maalesef liberaller ve demokratlar tembel ve bu kadar organize değil.

“Bunu cemaat adlı bir dinî grup yapıyorsa onlara ne diyebilirim ki? Kanunları çiğnemedikten sonra paylaştıkları ortak inançlar yüzünden onları suçlayabilir miyim? Ortak bir dinî inancı paylaşan kişilerin devlette örgütlenmesinin suç olduğunu iddia edebilir miyim?”

Oğur’un devlet içinde mücadele eden ve organize olduklarını söylediği cemaati “ortak dini inancı paylaşan kişiler” olarak nitelemesi dikkat çekiyor.

“Keşke 12 Eylül’den önce de olsaydı”

Oğur, yazısının sonunda “Ben şöyle demeyi tercih ediyorum: Keşke halkına düşman olan bu devletle mücadele edecek bir başkaları da 27 Mayıs 1960’tan, 12 Eylül 1980’den önce devlet içinde örgütlenmiş olsaydı da bu acılar yaşanmadan darbe girişimleri teşhir edilseydi” diyor.

Cemaat zaten vardı
Oysa Oğur’un “Keşke olsalardı” dediği cemaatler, zaten varlardı 12 Eylül öncesinde. Cemaatler o günlerde devlet içinde bugünkü kadar örgütlü olmasalar da, söylemleri, neyi nasıl çözeceklerini açıkça ortaya koyuyor.

Fethullah Gülen, 12 Eylül darbesinden hemen önce, Haziran 1980’de şöyle sesleniyordu: “İstihbarat duysun, emniyet duysun, askeriye duysun, başbakan duysun, riyaset-i cumhuriyet duysun. Polise, askere kurşun sıkan bu hainlere mahkemelerde gereken ceza verilmezse ne devlet kalır, ne millet... Bu nasıl iştir! Türkiye’de devlet ve hükümet yok mu? Ne oldu askere? Polisler nerede? Marx’ın bayrağı altında mitingler yapıyorlar ve bunlara müdahale eden çıkmıyor! Aslında bunlar askeri de karşılarına almışlardır.”

12 Eylül ile birlikte din dersleri zorunlu hale geldiğinde “Kenan Evren cennetliktir. Koruyucu ve kurtarıcı melektir” diyen Gülen, Mehmetçiğin nasıl “Hızır gibi imdada yetiştiğini” şu sözlerle anlatıyordu: “Her milletin tarihinde asker bir tepe varlıktır (...) bir de anadan doğma asker-millet vardır. o, asker doğar, askerlik türkülerinden ninniler dinler ve asker olarak ölür. Âşıktır askerliğe, serhad boylarına, akına ve kavgaya (...) onun süngüsü, yüz defa iniltimizi dindirdi ve ateşimize su serpti. Yakın tarihimizde dahi kaç defa onda mazinin tebessüm eden çehresini ve yıldırımlaşan celadetini gördük... Eğer, atik davranıp da yıllardan beri hazırlanan karanlık emellerin önüne geçmeseydi, bütün bir millet olarak inkisar içinde ağlamadan başka çaremiz kalmayacaktı. Tuğa selam, sancağa selam ve ölçülerimiz içinde onu tutan yüce başa binlerce selam... Düşmanı kıskıvrak yakalama bir zaferdir. İçtimai bünyenin, harici bir kısım eraciften temizlenme, arındırılma ve aslına irca zaferi (...) ümidimizin tükendiği yerde, hızır gibi imdadımıza yetişen Mehmetçiğe, istihalerin son kertesine varabilmesi dileğimizi arz ediyoruz.”

(soL - Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.