Basın Konseyi magazincileri kınadı, ama…
Doğan grubuna yakınlığıyla bilinen Basın Konseyi, Timuçin Esen’in magazincilerce taciz edildiğine kanaat getirdi. Konsey, bu muhabirlerin Star TV mensubu olduğunu ise belirtmedi.
Oyuncu Timuçin Esen ile magazin muhabirleri arasında geçtiğimiz Ekim ayında yaşanan olaylar ile ilgili şikayetleri değerlendiren Basın Konseyi, muhabirleri kusurlu buldu. Basın Konseyi, olayda “Timuçin Esen’in Emre Çevik ve Sercan Kazancı adlı magazin muhabirlerinin röportaj talebini reddederek gazetecilerden uzaklaşmaya çalıştığını, buna rağmen basın mensuplarının kendisini takip ederek röportaj yapmak konusunda ısrar ettikleri ve bu ısrarlarının da taciz seviyesine ulaştığını” tespit etti.
Kararda, Timuçin Esen’in kamusal bir görevi olmaması nedeniyle yapılmak istenen haberin toplumun genel yararı ile ilgili olmayıp, sadece Esen’in özel yaşamı hakkında belli bir izleyici kitlesinin merakını tatmin etmeyi amaçladığına işaret edildi. Basın Konseyi, muhabirlerin kendilerine saldırıldığını öne sürerek ve gazetecilik mesleğinden doğan hassasiyeti kötüye kullanarak polise “abartılı bir üslupla” şikayette bulunmalarının, Basın Meslek İlkeleri’nin “Gazeteci görevini, taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürebilecek yöntem ve tutumlarla yapmaktan sakınır” şeklindeki 12. maddesini ağır biçimde ihlal ettiğini ifade etti.
Basın Konseyi bundan hareketle, olaya karışan Sercan Kazancı ve Emre Çevik adlı muhabirler hakkında, “Basın Meslek İlkeleri’nin on ikinci maddesini ağır biçimde ihlal etmeleri dolayısıyla” oybirliğiyle ‘kınama’ kararı verdi.
Bu ne yaman çelişki böyle!
Öte yandan, açıklamada belirtilmese de, sözkonusu iki isim de Star TV mensubu. Sercan Kazancı, Star TV "Mega Magazin" programının muhabiri; Emre Çevik de aynı programın kameramanı. Üyelerinin büyük çoğunluğu Doğan Medya Grubu mensuplarından oluşan Basın Konseyi’nin açıklamasında bu iki magazinci kınanırken Star TV’ye yönelik kurumsal bir kınama yapılmaması da dikkat çekiyor.
Aslında, Doğan Medya Grubunun bu haber hakkındaki tutumu başından beri çelişkilerle dolu. Aynı gruba ait Star TV, Kanal D, Hürriyet, Milliyet gibi yayın organlarının her biri bu haberi farklı şekillerde sundu. Son olarak Basın Konseyi'nin açıklaması, olayı çıkartanın da Doğan Medya mensubu magazinciler olduğunu doğruladı. Bu durum, Doğan'ın televizyon ve gazetelerin önce olayı çıkarıp sonra günlerce gündemde tutarak "hem yazıp hem oynadıklarını" gösteriyor.
Timuçin Esen, bu olayla gündemde kalmak istemediğini söyleyerek yaşananlar hakkında açıklama yapmamıştı. Fakat Radikal gazetesi yazarı Yıldırım Türker, Esen’in o akşam yaşadıkları ile ilgili kendisine anlattıklarını köşesinde şöyle aktarmıştı: Arkadaşları ile birlikte eğlendiği bardan çıkan Esen, magazinciler tarafından ısrarlı bir takibe alınmış, bunun üzerine kısa süreli bir arbede yaşanmış, olay yatıştıktan sonra Esen ve arkadaşları İstiklal Caddesi’ne doğru yürüyerek olay yerinden ayrılmak istemişlerdi. Ancak olayı çıkaran magazinciler bununla yetinmemiş, saldırıya uğradıkları ve kameralarının kırıldığı şikayetiyle Beyoğlu Karakolu’na şikayette bulunmuşlardı. Bir yandan da diğer kanallarda çalışan magazin muhabirlerini yaşanacakları görüntülemeleri için İstiklal Caddesi'ne çağırmışlardı. Kısa sürede yetişerek Esen ve arkadaşlarını 'enseleyen' polis, “Sadece evime gitmek istiyorum” diyerek direnen Esen’i adeta magazincilerin talimatı ile kelepçeleyerek ve sürükleyerek gözaltına alırken, haberdar edilerek orada toplanan onlarca magazinci, aldıkları görüntüleri “alkollü oyuncu gazetecilere saldırdı, polise direndi” şeklinde sunmuşlardı. Magazinciler polis aracını da takibe almış, araca bindirilen Esen’e “Alkol alıp gazeteciye saldırmak sana yakışır mı”, “Şimdi adam mı oldun, seni biz yarattık” gibi sözlerle sataşmışlardı.
Kim kimi kınıyor belli değil
İşte bu olayda Esen’i önce taciz ve provoke eden, daha sonra polise şikayet eden ve üstüne bir de diğer magazincilere haber veren o şahısların Star TV mensubu Sercan Kazancı ve Emre Çevik olduğu anlaşılıyor. Oysa, olayın gerçekleştiği gün, Star TV ana haber bülteninde Uğur Dündar yaşananları “magazin terörü” olarak nitelemiş ve Timuçin Esen’e destek vermişti. Peki Dündar, Basın Konseyi tarafından da doğrulandığı gibi, olayı asıl çıkartanların Star TV mensubu magazinciler olduğunu bilmiyor muydu?
Aynı akşam Kanal D ana haber bülteninde ise haber, “Timuçin Esen gazetecilere saldırdı” şeklinde verildi. Hatta bir hafta sonra Hürriyet gazetesi hala olayı büyütmeye çalışıyordu. Hürriyet'in haberine göre, Timuçin Esen’in “olay çıkarmasının” sebebi, o gün gittiği barda eski sevgilisini başkasıyla görmesiydi. Haberde ayrıca, "olay gecesine ait yeni bir görüntü ortaya çıktığı, şimdiye dek mağdur gibi görünen Esen’in bu görüntülerde gazetecilere saldırdığı" ifade ediliyordu.
Bütün bunlar, olayın ardından Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) tarafından yapılan değerlendirmenin ne kadar isabetli olduğunu gösteriyor. ÇGD'nin 9 Ekim tarihli o açıklamasında, "Magazin muhabirlerinin haber bulmaktan daha çok haber yaratmaları, haber yapmak istedikleri kişilerin rızalarını almadan, ısrarlı davranışlarını bazen şiddet ve zora dönüştürerek habere kendilerini dâhil etmeleri, artık sıkça rastlanılan bir durum haline gelmiştir" deniliyordu. Doğan Grubu'nun bu haberle iyice ayyuka çıkan 'habercilik' anlayışı ise, magazin muhabirlerine bunu yaptıranın ne olduğunu daha anlaşılır kılıyor.
(soL - Haber Merkezi)
