Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

'Güvenlik anlaşması insanlık suçu'

Irak Parlamentosu'nun oylayacağı Sofa Anlaşması, ABD'nin çekilme takviminin belirlenmesi değil, Irak'ın yok olması anlamı taşıyor.

Yayın Tarihi: 23.11.2008 , 09:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

soL (DIŞ HABERLER) 24 Kasım Pazartesi günü, Irak Parlamentosu, fiilen Irak'ın sonu anlamına gelen bir "güvenlik anlaşması"nı oylayacak. Status of Forces yani "Güçlerin Durumu", kısa adıyla Sofa Anlaşması onaylanırsa, Irak halkının kendi ülkesi üzerinde hiçbir hakkı kalmayacak. ABD tarafından dayatılan anlaşmayla, Irak'ın savaşa girmesi, kendi ülkesinde suçluların yargılanması gibi konular ABD'ye devredilecek ve tarihte ilk kez bir ülke başka bir ülkede cezaevi açacak.

Sofa'nın hikayesi
ABD, Irak'taki askeri varlığının tamamen sona ermesini onaylayan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2004 tarih ve 1546 sayılı kararının süresi dolmadan, ülkedeki varlığını meşru konuma getirecek biçimde Irak'la anlaşma yapmaya çalışıyor. Söz konusu amaçlar için gündeme gelen ittifakı tartışılır konumuna getiren, ABD askerlerinin kalıcı statüye kavuşması ve anlaşma içeriğinin belirsizliği oldu. Irak Başbakanı Maliki'nin 26 Kasım 2007 tarihinde Vaşington'u ziyaretinde sağlanan ittifakla, Irak'ta ABD askerlerine 2011 yılına kadar kalıcı statü sağlayan Sofa Anlaşması gündeme geldi.

Anlaşmanın belirsizliği ve ağır koşulları nedeniyle, Maliki hükümeti ülkesinde yoğun tepkiyle karşılaştığında, bazı geri adımlar atmaya çalıştı ancak ABD tarafından kendisine net bir sinyal verildi. ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı John Negropont,e Maliki'nin anlaşmanın bazı hükümlerini pazarlık konusu etmesi üzerine, "ya anlaşmayı imzalarsın ya da dışlanırsın" diyebildi.

ABD'ye anlaşmayı imzalattırma konusunda en büyük yardım Kürt yönetiminden geldi. Negraponte'nin ardından açıklama yapan KDP Genel Başkanı ve Federe Kürt yönetimi Başbakanı Barzani "eğer anlaşma imzalanmazsa durum içsavaşa kadar gider" dedi. Barzani'ninkine benzer içerikteki açıklamalar KDP ve KYB yetkilileri ile federe yönetimin dışişlerinden geldi.

Ağır tavizler karşısında "homurdanan" Maliki hükümeti, bu restleşme karşısında anlaşmayı imzalamayı tercih etti. Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari ve ABD'nin Bağdat Büyükelçisi Ryan Crocker arasında yapılan bir görüşmenin ardından anlaşmanın altına imza atıldı. Irak Anayasası'na göre dış ülkelerle yapılan anlaşmalar için Meclis onayı gerektiğinden, konu 24 Kasım'da Meclis'te oylanacak, ancak tablo anlaşmanın onaylanacağını gösteriyor. Nitekim Beyaz Saray Sözcüsü Dana Perino, Amerikan yönetiminin, Irak Parlamentosu'nun güvenlik anlaşmasını onaylayacağından emin olduğunu açıkladı.

Sofa Anlaşması'nın içeriği
Sofa Anlaşması, Türkiye'de "ABD'nin çekilme takvimi" olarak duyuruluyor. Oysa anlaşmanın içeriğine bakıldığında, 2011 yılında işgalci güçlerin tamamen ülkeyi terk etmesi bazı koşullara bağlanmış. Bunların başında Irak'ın güvenliği geliyor. Sofa Anlaşması Irak'ın güvenliğinin tehlikeye girmesi durumunda ABD ordusunun bu ülkede kalmaya devam etmesinin önünü açıyor.

Maliki hükümetinin sözcüsü Debbağ, parlamentoda yaptığı açıklamada, anlaşmanın Amerikan askerlerinin çekilmelerinin 2011 yılına kadar sona ermesini içerdiğini söylemekle birlikte, hükümetin yabancı güçlere ihtiyaç duyduğu takdirde askerlerin tezkerelerinin uzatılması için talep sunabileceğini de sözlerine ekledi. Benzer şekilde aynı günlerde ABD Genelkurmay Başkanı Oramiral Mike Mullen, Irak'taki askerin geri çekilmesi konusunda takvim belirleyen anlaşmanın, kesin bir taahhüdü yansıttığını, fakat güvenlik durumunun değişmesi halinde yeniden görüşülebileceğini söyledi.

Iraklılar'ın, 2001'de kendi güvenliklerini sağlayıp sağlayamayacaklarına ilişkin soru üzerine de Mullen, 36 ayda bu durumun oluşma olasılığının yüksek olduğunu belirtti.

Anlaşma her yöne çekilebilir
Sofa'yı tehlikeli kılan şeylerin başında "muğlâklığı" geliyor. Pek çok durumda ikili anlaşmanın ihlali gündeme gelirken bu durumların kasıtlı olarak "muğlak" bırakıldığı ve böylelikle ABD'ye istediği gibi hareket etme hakkı tanıdığı söyleniyor. Irak'ın ise aynı muğlâklıktan yararlanma fırsatı bulunmuyor, çünkü, anlaşmadan ittifak olarak bahsedilse de, ABD ile Irak'ın eşit güçlerde olmaması, doğal olarak anlaşmanın uygulanmasındaki belirsizliğin ABD tarafından sıklıkla suiistimal edilmesini kolaylaştırıyor.

Irak Parlamentosu'ndan bazı vekiller ise anlaşmanın Maliki hükümetinin kamuouyu ile paylaşmadığı "devlet sırrı" olarak sakladığı bazı ek metinleri olduğunu iddia ediyorlar. Bu iddiaları dile getiren Sadr'a yakın bir milletvekili geçtiğimiz günlerde bombalı saldırıda ölmüştü. Saleh Auqaeili anlaşmaya dair yapılan görüşmeleri parlamentoda durdurmaya çalışan ve sıklıkla anlaşmanın gizli tutulan yanları olduğunu dile getiren bir isimdi. Auqaeili'nin ölümünün ardından parlamentodaki Sadr grubu vekilleri ABD'yi suçlamıştı.

ABD'nin Irak'ta keyfi davranmasını sağlayan bir diğer faktör ise Kürt yönetimi... Anlaşmaya Irak'ın federal yapısının bozulması durumunda ABD'ye doğrudan müdahale etme hakkı sağlayan bir madde de ekleten Kürt grupları, muhaliflerce ülkenin birliğine ihanet etmek ve ülkeyi ABD'ye tamamen teslim etmekle suçlandılar. Sofa Anlaşması'na da kayıtsız şartsız destek veren Barzani ve Talabani ABD'nin Irak hükümetine birçok maddeyi kabul ettirmesini sağlarken, ülkenin içişlerine ABD'nin müdahale edebilmesine resmiyet kazandırdılar.

Iraklılara yönelik suçlara Irak mahkemeleri bakamayacak
ABD'nin Sofa anlaşması ile kazanacağı bir diğer hak ise ülke halkına karşı suç işleyen ABD'li askerler ve özel güvenliklerin bu ülke tarafından yargılanamaması olacak. Başka bir ifadeyle Irak mahkemeleri Iraklılara karşı işlenen suçlara bakamayacaklar.

Anlaşmanın en ilginç maddesi ise şüphesiz ABD'ye Irak'ta "cezaevi açma" hakkının tanınması. Dünya üzerinde böyle bir durumun söz konusu olmaması nedeniyle parlamentodaki muhalif gruplar Maliki'yi ülkenin onuruna kastetmekle suçladılar.

Irak ABD tarafından savaşa sokulabilir
Sofa'nın çevre ülkeleri ilgilendiren en önemli maddesi ise ABD'nin kuracağı üsler oldu. Başbakan Maliki, üslerin ABD tarafından başka ülkelere yönelik saldırılarda kullanılamayacağı garantisi verse de ABD tarafından sürekli tehdit edilen İran aynı görüşte değil. Geçtiğimiz haftalarda ABD'ye ait uçakların Irak'tan kalkıp Suriye'nin bir kentini vurması ise bu İran'ın çekincelerini güçlendiriyor. Yine anlaşmada ABD askerlerinin üslerde tutacağı silahlar ve asker sayıları belirtilmediği gibi ABD Irak'ın başka bir ülkenin tehdidi altında olduğunu iddia ettiği takdirde Irak hükümetine danışmadan operasyon yapma yetkisi veriyor. Aynı anlaşma Irak'ta kalacak ABD askerlerinin faaliyetlerinin, Iraklı yetkililerin denetim ve gözetimine tabi tutulmaması şartını da koşuyor.

http://haber.sol.org.tr/mansetler/mansetsag/6540.html

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.