Suriye'de her evin kitaplığında bir Aziz Nesin: Suriyelileri Nesin'le tanıştıran çevirmen soL'a yazdı

Suriye insanını Aziz Nesin'le tanıştıran çevirmen Ahmet El İbrahim, Nesin'in Suriyelilerin kitaplıklarındaki ve gönüllerindeki yerini soL'a yazdı.
Haber Merkezi
Pazar, 20 Aralık 2015 13:56

Aziz Nesin, bugün 100. yaşına bastı. Kendisi sadece Türkiye'de değil, dünyanın pek çok yerinde saygıyla-sevgiyle ve eserleriyle anılıyor. Suriye bunun en önemli örneklerinden. Çünkü Aziz Nesin, sadece Türkiye insanın değil Suriye insanının da Aziz Nesin'i. 

Bu sevgide önemli bir pay da Ahmet El İbrahim'e ait. Ahmet El İbrahim*, Suriye Devlet Televizyonu Türkçe Bölüm Müdürü, çevirmen ve psikolog. Aynı zamanda Türkçe yayımlanmış birçok ismi olduğu gibi Aziz Nesin'i de Suriyelilerle tanıştıran kişi. 

Ahmet El İbrahim, Aziz Nesin'i yazdığı yazıyla andı, O'nun Suriyelilerin gönlündeki yerini anlattı. 

Değerli çevirmenin soL'a gönderdiği yazıyı aynen aktarıyoruz:


İyi ki bu Türkiye’yi görmeden ölümsüzleştin Aziz Hocam!

1983’te İstanbul’a ilk vardığımda ve birkaç Türkçe kelimeyi öğrendikten sonra bazı Türkiyeli arkadaşlarım –ki bana Türkçeyi öğreten onlardı– niçin Türkiye’ye geldiğimi sordular. Ben de, hemen ve hiç düşünmeden Aziz Nesin'i ve Nâzım Hikmet'i kendi dilleriyle okumak için dedim. 

Tüm Suriyeliler için ve özellikle Marksist – Leninist edebiyat ortamında yetişen benim gibi bir insan için bu isimler çok önemliydi ve hala çok önemli... 

Nesin'in eserleriyle ilk tanışıklığım Filistin'in Kurtuluşu için Demokratik Cephe'nin yayın organı El Hurriye (Özgürlük) dergisinin yayınladığı bir öyküsünü okumamla oldu. Henüz 15 yaşındaydım ve ondan sonra Arapçaya çevrilen kitapları toplayıp okumaya başladım...

İstanbul'a gittiğim günlerde 12 Eylül 1980 faşist darbesi hale tazeydi ve istediğim kitapları okuma fırsatı bulamadığım için o ana kadar yakalanmamış olan bazı aydınlar aracılığıyla Nâzım Hikmet'e ve Aziz Nesin'e ulaşma şansım oldu. Gazetelere sarılı kitapları getirdiler, ben de bildiğim kadar Türkçeyle ve sözlükler yardımıyla okudum... Tadı öyle başka...

Suriyeli arkadaşlarım bana yazdıkları mektuplarda, nasılsın dedikten hemen sonra Türkçen gelişti mi, yani Aziz Nesin'i okuyabiliyor musun, onunla tanıştın mı? diye sorarlardı

Nesin bizim için efsanevi bir kişiydi. Kitapları hemen hemen her evin kitaplığındaydı, yani Suriyelilerin gönüllerinde yeri vardı. Özellikle Zübük romanı, başrolünü ünlü Suriyeli oyuncu Dureyd Lahham veya popüler ismiyle Gavvar El Tvşi'nin oynadığı, Suriye televizyonunda yayınlanan bir dizi yapılınca herkes Aziz Nesin hayranı olmuştu. Artık Nesin sadece aydınların değil her Suriyelinin okuduğu bir yazar haline gelmişti.

Sonunda, 1986’daki kitap fuarında... Aziz Nesin'in imza günüydü, Nesin'e gidip Nasılsınız hocam? dedim. Başını kaldırmadan iyiyim diye yanıtladı. Ben Ahmed İbrahim .... dememe kalmadı, başını kaldırıp Sen Suriyeli misin? dedi. Ben de evet hocam dedim.

-Suriyelilere yazdığım mektubu (Ah biz Ödlek Aydınlar kitabından bir bölüm) okudun mu? 

-Evet okudum...

Suriye'ye döndüm ve bir iki yıl geçmeden yayınevleri beni aradı. Aziz Nesin'in kitaplarını çevirmemi istediler, fırsatı yakalamıştım! Henüz hiçbir kitap yayınlamayan yeni bir yayınevi bana, Yayına Aziz Nesin'in kitaplarıyla başlamak istiyoruz. Hem bizim kimliğimiz ilan edilmiş olur hem de Nesin'in kitapları hemen satılır Suriye'de. Bu bizim ilk kitabımız olacağı için çok önemli dedi. Tabii ben bu olayı Nesin'in Suriyelilerin gönlündeki yerini açıklamak için anlatıyorum. Ve gerçekten öyle oldu. Artık Suriyeliler beni gördüklerinde hemen Aziz Nesin'i hatırlıyorlar. Hep onun düşüncelerini ve yaşam tarzını, felsefesini, edebiyatını soruyorlar. 

Ondan sonra Nesin'in 8 kitabını çevirdim. 

Nesin, (Ah biz Ödlek Aydınlar) kitabında şöyle diyor:

"Türkiye ile Suriye komşudurlar. Ama biz Türkler Suriyelileri ne kerte tanıyoruz, Suriyeliler Türkleri ne kerte tanıyorlar? Buna olumlu bir yanıt verebilir miyiz? Hayır.

Komşu değil miyiz? Bir zamanlar aynı tarihi paylaşmadık mı? Ortaklaşa kültürümüz yok muydu? Halklarımızın birbirlerini tanımları, tanıyıp sevmeleri için ne yaptık?"

Her halde AKP ve Erdoğan bu halkların birbirlerini tanımaları için ilk önce emperyalistlerle anlaşıp Suriye'yi ateşe verdi ve Suriye'de hiçbir kurşun sıkmadan önce kamplar kurarak teröristleri eğitip silahlandırdı. Tabii, adamı yanlış anlamayalım hemen. Tek isteği, Suriyelilerin topraklarından kaçmaları ve böylece Türkiye'ye gelip orada Türk kardeşleriyle tanışmalarını, kaynaşmalarını sağlamaktı.

İyi ki Erdoğan'ın gericileştirdiği ve yıktığı Türkiye'yi görmeden önce ölümsüzleştin Aziz Hocam. İyi ki muhalif diye lanse edilen, Türkiye ve başka ülkelerin lüks otellerinde yaşayan, kendi topraklarını, tarihini ve coğrafyasını emperyalistlere satan vatan haini bazı Suriyelileri görmeden ölümsüzleştin.  

Bizler meydanı, direnişçi diye geçinen şeriatçı çetelere bırakmayacağız. Yoksa durumumuz "ölesiye" güldüren, tam Aziz Nesinlik hikayelere dönüşür!


*Ahmet El İbrahim: Suriye Devlet Televizyonu Türkçe Bölümü Müdürü olan Ahmet El İbrahim 1984-1988 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nde öğrenim gördü. Şam Üniversitesi’nde Psikoloji yüksek lisansı yapan El İbrahim aralarında Nutuk’un yanı sıra Aziz Nesin, Erdal Öz ve Doğan Cüceloğlu’nun kitaplarının da olduğu 35 kitabı Türkçeden Arapçaya tercüme etti.

Ahmet El İbrahim aralarında Ah Biz Ödlek Aydınlar, Yeşil Namus Gazı, İhtilalı Nasıl Yaptık ve Nutuk Makinesi'nin de aralarında olduğu 8 Nesin kitabının çevirmeni.

El İbrahim'in çevirdiği ve Suriye'de çeşitli baskıları yapılan Aziz Nesin kitapları: