Sayfa yolu
Sinesen de referandum tavrını açıkladı
Yayın Tarihi: 21.08.2010 , 11:03 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Sinesen'in örgütlenme tarihinin ve özellikle 1977'de yapılan ünlü "Sansüre Karşı Ankara Yürüyüşü"n hatırlatıldığı açıklamada, 12 Eylül darbesinin, sermayenin ve gericiliğin önünü açtığı belirtilerek şöyle devam edildi:
“Toplum sindirildi. Sinesen’in yönetici kadroları da hapsedilip işkenceye uğratıldı.1992 de DİSK ile beraber Sinesen de açılıncaya kadar ki sürede, sinema alanındaki daha önceki dönemlerde nispeten adaletli, paylaşımcı, dayanışmacı yapı, kuralsız, güvencesiz, düzensiz insanlık dışı bir şekle dönüştü”
Açıklamada ülkemizde uygulamaya, emekçi halkımıza dayatılmaya çalışılan kuralsız, güvencesiz, kayıt dışı, insanlık dışı yaşamın işten atmalarla, özelleştirmelerle, taşeronlaştırmalarla, zamlarla, su ve arazilerin yağmalanmasıyla ve öncelikle Kürt sorunundaki çözümsüzlükle iyice görünür hale geldiği belirtilirken, “Bu durum sinema alanında da kendini sigortasız, uzun çalışma süreleri ve zamanında (ya da hiç)ödenmeyen ücretler şeklinde gösterdi. Bu olumsuzluklar tüm ülkede yerleşik hale getirilmek isteniyor ve güvencesiz bir yaşam dayatılıyor. Sinema/TV dizi çalışanlarındaki hoşnutsuzluk aynen tüm ülkede ve tüm kesimlerce yaşanıyor, öfke çoğalıyor” denildi.
Anayasa paketi: Toplumun sermaye lehine yeniden düzenlenmesi
“Savaşa, özelleştirmelere, zamlara, su ve arazi talanına, yıkımlara, taşeronlaştırmaya, örgütlenme engellerine, sigortasız çalışmaya, çalışma sürelerine, ödenmeyen paralara karşı birbirinden bağımsız ortak örgütlenmesi zorunlu ama mümkün eylemler direnişler yaygınlaşıyor” denilen açıklamada, sermayenin yönetemez, egemenliğini sürdüremez durumda olduğu ve krizini emekçilerin ve tüm halkın güvencesiz yaşama mahkûm edilmesiyle çözülmeye çalışıldığı belirtildi. Toplumsal yaşamın yeniden sermaye lehine dizayn edilmesinin istendiği vurgulanan açıklamada “anayasa değişiklik paketine dair referandumun nedeninin de bu yeniden düzenleme ihtiyacı olduğu apaçık ortada” ifadesi kullanıldı.
Cevabımız açık: Hayır
Referandum sürecinde karşı mücadelenin yükseltilmesinin gerekliliği vurgulanan açıklamada, “Öncelikle sadece biz sinema emekçilerinin değil doktoru, mühendisi, çiftçisi köylüsü, öğrencisi, öğretmeni, gecekondulusu, evlisi, işçisi, işsizi, yani güvenceli bir gelecekten yoksun bırakılmak istenen halkın tüm kesimlerinin güvenceli iş, güvenceli gelecek talebini Kürt, Türk, Laz, Ermeni ayırt etmeden yükseltmeli, mücadeleyi (Tekel süreci gibi) ortaklaştırmalı, örgütlemeliyiz. Bu referandumda sorularımız ve cevaplarımız açık olmalı: HAYIR” denildi.
Kendimize güvenirsek başarırız
Referandumda sorulan sorunun, “bu anayasa değişiklik paketi insanca yaşam taleplerimizi karşılıyor mu, karşılamıyor mu” olduğu belirtilen açıklamada şöyle denildi:
“Karşılamadığı için doğru cevabı 'hayır' olarak örgütlemeliyiz. Yapmamız gerekenler 12 Eylülde hayır oyu kullanmakla bitmiyor tabiî ki. Bugüne kadar olduğu gibi hak mücadeleleri çerçevesinde güvenceli yaşam ve halkın anayasası taleplerimizi örgütlememiz ve mücadeleyi yükseltmemiz gerekiyor. Biz Sinema Emekçileri ve Sanatçıları da sermayeye vitrin olmayacak insanca yaşam mücadelesinde görünür olacağız.1 Mayıs’ ta ki örgütlülüğümüzün bundan sonrası için zemin olabileceğini kavrar ve kendimize güvenirsek ortak sorunlarımıza ortak çözümler üretir, başarıya doğru yol alabiliriz. Renkli bir gök kuşağı görmek istiyorsak, yağmurda ıslanmamız gerekiyor. Hepimize kolay gelsin, yolumuz açık olsun.”
(soL-Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.