Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

"Sesime Gel", Bakanlık desteklerini tartışmaya açtı

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın film projelerine verdiği destekler, yönetmen Hüseyin Karabey'in Bakanlıkça desteklenmeyen "Sesime Gel" adlı projesinin Cannes'ın "Atölye" bölümüne seçilmesi ile bir kez daha tartışma konusu oldu.

Yayın Tarihi: 27.03.2010 , 11:32 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Önümüzdeki Mayıs ayında gerçekleştirilecek olan 63. Cannes Film Festivali’nde “l’Atelier” (Atölye) bölümüne seçilen projeler geçtiğimiz hafta duyurulmuştu. Yaptıkları işlerle dikkat çeken genç yönetmenlerin yeni projelerine teknik ve finansal destek sağlamak için 2005’ten beri her yıl gerçekleştirilen Atölye bölümüne bu yıl 15 ülkeden 15 proje seçildi. Bu projelerden biri de, Hüseyin Karabey’in “Sesime Gel” filmi oldu. Böylelikle, Cannes'da bu yıl Türkiye’yi temsil edeceği belli olan ilk yönetmen de Karabey oldu.

“Sesime Gel”, geçen yıl İstanbul Film Festivali’nin “Köprüde Buluşmalar” bölümünde En İyi Proje seçilmiş, 15. Uluslararası Saraybosna Film Festivali dahilinde gerçekleştirilen proje yarışması Cinelink'te de Fransız Ulusal Sinema Merkezi tarafından verilen CNC ödülüne layık görülmüştü. Ancak proje, geçtiğimiz günlerde açıklanan kararla T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenmeye değer bulunmadı.

"Bakanlığın destekleme kriterleri belli değil"
Konu ile ilgili yorum yapan Karabey, önemli otoritelerce övgüye değer bulunan, ödüllendirilen ya da desteklenen filmlere imza atan yönetmenlerin yeni projelerine Bakanlık desteği alamamasının yeni olmadığına işaret etti. Sabah gazetesinin haberine göre Karabey "Bu ilk örnek değil. İki Dili Bir Bavul, 11'e 10 Kala gibi filmleri de bakanlık desteklememişti. Bakanlığın destekleme kriterleri belli değil. Aslı Özge ve Selim Evci gibi ödüllü yönetmenlerin yeni proleri desteklenmedi. Acaba ilk filmleriyle başarılı olan yönetmenler cezalandırılmak mı isteniyor?" değerlendirmesinde bulundu.

Karabey’in daha önce çektiği bir uzun metrajlı filmi, iki de belgeseli var. İstanbul'da yaşayan tiyatro oyuncusu Ayça'nın bir film setinde tanıştığı Iraklı ünlü bir Kürt oyuncu olan Hama Ali'nin ardından yollara düşmesini anlatan “Gitmek: Benim Marlon ve Brandom” (2008), Sofya, Saraybosna, Erivan, Kudüs, Tokyo ve Tribeca gibi festivallerden ödülle dönmüştü. “Sessiz Ölüm” (2001) adlı belgeseli ile yönetmen, F tipi tartışmalarına ABD, Almanya, İspanya ve İtalya'daki tecrit örneklerini göstererek müdahil olmuştu. “Boran Boran” (1999) ise, artık öldüğü düşünülen ama cesetleri bulunamayan üç gencin öyküsünü ve annelerin oğullarından haber almak için giriştikleri mücadeleyi anlatıyordu.
(soL - Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.