Avrupa Film Ödülleri'ne Haneke damgası

Filmde çocuk oyuncuların başarılı performansı da dikkat çekiyor.

22. Avrupa Film Ödülleri’ne Michael Haneke’nin son filmi Beyaz kurdele, aldığı üç büyük ödülle damga vurdu. Film, Almanya'da kuşaklar boyunca kendini yeniden üreten faşizm kültürünün temellerini sorguluyor.

22. Avrupa Film Ödülleri, Almanya'nın Bochum kentinde gerçekleştirilen törenle sahiplerini buldu. Ödül törenine, Avusturyalı yönetmen Michael Haneke’nin son filmi Beyaz kurdele (Das weiße Band) damgasını vurdu. Haneke’ye En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo ödüllerini getiren film, bu yıl Cannes Film Festivali’nde de Altın Palmiye ödülüne layık görülmüştü.

efa.haneke.jpg Türkiye’de henüz gösterime girmeyen ve sınırlı sayıda izleyicinin Filmekimi kapsamında görme şansı bulduğu Beyaz kurdele, I. Dünya Savaşı öncesi Almanya’sında, ülkenin kuzeyindeki bir köyde geçiyor. Film, Almanya’nın savaş sonrasındaki toparlanışında ve özellikle de Nazi iktidarın oluşmasında önemli rol oynayan, Nazizmin siyasi yenilgisinden sonra da toplumdaki varlığını sürdüren baskı, itaat ve sorgulamama kültürünün oluşumunu, kırsaldaki dar bir topluluk üzerinden, çocuk-yetişkin ilişkileri dolayımıyla ele alıyor.

Benzer motifleri sık sık yeniden kullanan bir yönetmen olan Michael Haneke, toplumsal sorunları birçok filminde aile ilişkileri üzerinden ele alıyor. Yönetmenin en bilinen filmleri, modern insanın yabancılaşma sorununu ve günümüz Avrupa orta sınıfının çelişkilerini ‘kentsel aile’ zemininde işlediği Saklı (Caché), Ölümcül oyunlar (Funny games), Benny'nin videosu (Benny’s video) ve Yedinci kıta (Der siebente Kontinent). Kırsal alanda geçen ve siyah beyaz çektiği Beyaz kurdele ile günümüzde halen kırılamayan bir kültürün temellerine inme arayışında olan Haneke, bu son filmiyle aynı zamanda kariyerinin başına bir dönüş yapıyor. Yönetmen, ilk filmlerinden olan Lemmingler (Lemminge) adlı birkaç bölümlük televizyon filminde de, II. Dünya Savaşı sonrası Avusturya kırsalındaki baskı ve yasaklarla şekillenen aile ortamında bir kayıp kuşağın ortaya çıkışını konu ediniyordu.

Ken Loach’a 'Yaşam Boyu Başarı Ödülü'
efa.loach_.jpg
22. Avrupa Film Ödülleri’ne rengini çalan bir diğer isim ise, yarım yüzyıla yakın süredir film üreten toplumcu bir yönetmen oldu. Avrupa Film Akademisi, Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nü bu yıl usta yönetmen Ken Loach’a verdi. Ödülünü Hayata çalım at (Looking for Eric) adlı son filminde rol alan eski futbolcu Eric Cantona'dan alan Ken Loach, duygusal bir konuşma yaptı. Loach, “Çok duygulandım, çünkü beni başından beri film yapmaya çeken hep Avrupa filmleri olmuştur. Dolayısıyla aldığım bu ödül benim için çok özel, gözü Atlantik ötesinde olan kimilerinden çok daha özel bir yere sahip. Ne yazık ki buradaki filmlerin çoğu Avrupa’da geniş kitlelerce görülemeyecek. Bu, en azından benim ülkem için geçerli; eğer sanat filmleri gösteren bir sinemanın yanıbaşında yaşamıyorsanız” dedi. Loach, Avrupa filmlerinin daha fazla desteklenmesi ve bu alanda ülkeler arası serbest ticaretin önünün açılması için siyasetçilere çağrıda bulundu.

Diğer ödüller:
Dünya Sinemasında Başarı Ödülü’nü alan isim, Michael Haneke’nin de iki filminde rol alan usta oyuncu Isabelle Huppert oldu. En İyi Kadın Oyuncu Ödülü, Oyuncu (The player) filmindeki rolüyle Kate Winslet’a, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü de Bir peygamber (Un prophète) filmindeki rolüyle genç oyuncu Tahar Rahim’e verildi. Anthony Dod Mantle, Antichrist ve Slumdog Millionaire filmlerindeki çalışmaları ile En iyi Görüntü Yönetmeni ödülünü aldı. Peter Strickland'ın Katalin Varga'sı Yılın Keşfi ödülünü alırken, film eleştirmenlerinin verdiği FIPRESCI Ödülü de Polonyalı yönetmen Andrzej Wajda’nın Sazlıkta (Tatarak) filmine gitti. Avrupa genelindeki sinemalarda izleyiciler tarafından yapılan oylamalarla belirlene Halkın Tercihi Ödülü ise, Danny Boyle’un Oscar ödüllü Slumdog millionaire filmine gitti.

En İyi Uzun Metrajlı Animasyon Ödülü, Jacques-Remy Girerd’ın Mia and the Migoo adlı filmine, Arte En İyi Belgesel Film Ödülü Peter Liechti’nin The sound of insects - Record of a mummy adlı filmine, En İyi Kısa Film Ödülü Marcel Lozinski’nin Poste restante filmine, Eurimages En İyi Ortak Yapım Ödülü Jani Thiltges ve Diana Elbaum’a, En iyi Film Müziği Ödülü Pedro Almodovar'ın Kırık kucaklaşmalar (Los abrazos rotos) filmindeki çalışmaları için Alberto Iglesias’a, Mükemmellik Ödülü de Bir peygamber (Un prophète) filmindeki ses çalışmalarından dolayı Brigitte Taillandier, Francis Wargnier, Jean-Paul Hurier ve Marc Doisne’e gitti.

1988 yılında Avrupa yapımı filmleri desteklemek amacıyla İsveçli yönetmen Ingmar Bergman’ın başkanlığında kurulan Avrupa Film Akademisi, 22 yıldır dağıttığı ödüllerle Cannes, Berlin ve Venedik film festivallerinden sonra en önemli kurumlardan biri sayılıyor.
(soL – Haber Merkezi)

Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun

Yorumlar - Bu habere 1 yorum yapıldı

MUTLAK REJİMLER TERÖRÜ DOĞURUR

Beyaz Kurdele'de Haneke Birinci Dünya Savaşı öncesinde Almanya'daki bir kasabanın gündelik yaşamı üzerinden faşizm olgusu üzerinde duruyor.Mutlak rejimlerin terörizmi doğuran meteforunu farklı biçemde anlatan gerçekçi bir dönem filmi yapmış.Her zamanki teması kötülüğün kökenleri üzerinde durmuş."Salt Nazizm'le değil terorizme,köktenciliğe götüren sistemlerle ilgili bir film yapmak istedim.Politik ya da dini bir ideolojiyle nasıl bu denli akılsızca bütünleşilebilinir?sorusunu sordum" diyen Haneke filminin gerçekçi ama doğalcı olmadığını açıklıyor.Filmekiminde gördüğüm bu film kaçırılmamalı,mutlaka görülmelidir.Umarız sinemalarımızda en kısa zamanda gösterime girer.