Sayfa yolu
Maltepe NKE’de Behçet Aysan ve Metin Altıok şiiri
Yayın Tarihi: 21.07.2009 , 11:58 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Maltepe Nazım Hikmet Kültürevi’nin 19 Temmuz Pazar gecesi düzenlediği etkinlik 30 Haziran 2009 tarihinde yitirdiğimiz şair Kemal Özer’in,
Bilen oydu ölse bile sözü yere indirmez
hangi ozan kucağına sazı alınca
dizeleriyle başladı “kavganın yüreği durmaz” denildi.
Efe Duyan, 2 Temmuz 1993’de Sivas Katliamında yitirdiğimiz Behçet Aysan ve Metin Altıok’u önemli kılanın, ölümleri değil, yaşamları olduğunu belirterek başladığı konuşmasının devamında, “elem doktoru” Behçet Aysan’ın şiirinin bireysel ve aynı zamanda toplumsal acıları yansıtan, hem istisnai hem de kuşağını temsil eden bir şiir olduğunu vurguladı. Duyan, Behçet Aysan şiirinde ’80 şairleri arasında yaygın yenilgi psikolojisinin mevcut olduğunu, ancak kalbi kırılan şairin öfkelenmekten de geri kalmadığını, dolayısıyla etrafına bir koza örüp, insan duyarlılığını korumaya çalışan ve “ilerici ruhun sesi” olan bir şairle karşı karşıya olduğumuzu ifade etti.
Aysan’ın kendi öznelliğinden yine aynı öznellik zemininde başka insani ve toplumsal içeriklere uzandığı Bahar Karşılaması şiiri ile örneklendi. Bu şiirin ve daha pek çok şiirinin aynı zamanda birer “yolculuk şiir” olduğu vurgusu yapıldı. Ayrıca, şairin Aç Kuşlar, Beyaz Başörtülü kadınlar, Çiçekçi Kız, Dışarıda Kar Yağıyor, Bir Yalnız Nar Ağacı şiirlerinden bölümlere yer verildi Efe Duyan kendi bölümünü Metin Altıok’un Behçet Aysan için yazdığı ‘Rüzgarın Yırtık Yeri” şiirinden bir bölüm okuyarak bitirdi.
Onur Behramoğlu, konuşmasının açılışını Metin Altıok’un kızı Zeynep Altıok’un gecede paylaşılmak üzere gönderdiği notla yaptı. Notta, “Bu yıl Sivas’ta 35 kişinin yakılarak öldürüldüğü ortaçağ karanlığının 16. yılında içinde Sivas acısı olmayan bir Metin Altıok yazısı yazmak isterdim. Ne yazık ki bu mümkün olmayacak çünkü bu acıdan arınmak benim için mümkün değil. Yine de bu kez sadece babamı anlatayım istiyorum. Sadece tatlı anılardan bir demet olsun. İmgesi de bol olsun” deniliyordu. İzmir’de ve Ankara’da ‘baba’ Metin Altıok’la geçirdiği çocukluğunun anılarını paylaşan Zeynep Altıok notunu,
Bir mektup yazsam
Sayın 2 Temmuz 1993
Ne olur hiç gelme
Desem acaba gider mi?
…Ve ben sadece civcivlerime ağlasam.
diye noktalıyordu.
Metin Altıok’un aldığı felsefe eğitiminin şiirlerine yansıması ve şiirlerinde halk şairlerinin yaptığı gibi kendi adını, okuru hiç rahatsız etmeden ve olumsuz bir izlenim bırakmadan kullanabilme özelliği dile getirildi. Onur Behramoğlu, Metin Altıok için yazdığı bir şiirle sunumunu tamamladı.
HASYAŞAMÖYKÜSÜ
“gün, bir ipin ucundan tutma günüdür. bu çağrı benim...”
karşıyaka...ürkek çocukluğum...delikanlı gençliğim...
“okuma seferberliği başlatmanın tam sırasıdır diyorum.”
ankara...başımı göğsüne yaslayıp ağlıyorum
“acının namus olduğu günlere gelinmiştir.”
acılar şiir olmuş bazen de resmedilmiştir
“kendinden çıkıcı ve taşıcı olur insan aşkta”
bingöl’de öğretmenlik nasıl yapılır başka?
“yani tenvir etmeyen münevver olamaz”
aydın kimdir? ne bilsin sivaslı kara yobaz
“eğer öyleyse biz yanmışız da haberimiz yok”
aydınlık – ondört haziran doksanüç – imza: metin altıok
“tırnak içindeki ifadeler, metin altıok’un ‘şiirin ilk atlası’ kitabındaki yazılarından alınmıştır.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.