AKP'den "Son Kumsal"a hakaret

Başbakan'ı eleştirdiği için Belediye Başkanı'nın gösterimini durdurduğu belgesel, Karadeniz halkının kıyıdan koparılışının öyküsünü anlatıyor.
Cuma, 25 Temmuz 2008 14:07

soL (HABER MERKEZİ) 22 Temmuz akşamı İnebolu'da yaşanan olay, AKP'li belediye başkanlarının tahammülsüzlüğünün ve keyfi uygulamalarının son örneği oldu. İnebolu Belediye Başkanı İdris Güleç, Karadeniz Sahil Otobanı projesini konu alan belgeselin gösterimini, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın eleştirildiği gerekçesiyle yarıda kesti ve belgeselin yönetmenlerinden İnebolu'yu terk etmelerini istedi. Güleç, Erdoğan'ın sahil yolunun yapımı öncesindeki açılış konuşmasının ardından dağı delen greyderlerin gösterilmesini, Başbakan'a hakaret saymıştı.

Sansürlenerek gösterilebilirmiş
Başkan Güleç, olaydan sonra basına yaptığı açıklamada, belgeseli önceden izlemediğini, gösterim sırasında Başbakan'a hakaret içeren görüntüleri fark edince gösterimi durdurduğunu söyledi. Güleç'in tek kişilik sansür gerekçesi, bir televizyon kanalındaki açıklamasıyla daha da ilginç hale geldi. "Başbakan Erdoğan'ın Karadeniz Sahil Otoyolu projesine çok yatırım yaptığı için eleştirilmesine izin veremeyeceğini" söyleyen Başkan, "o görüntüler çıkarılırsa belki gösterilebilir" dedi. AKP'nin yerel seçim yatırımı olarak gördüğü Karadeniz Sahil Yolu, gerek deniz canlılarının, gerek geçimini denizden sağlayan Karadeniz halkının yaşamında yarattığı tahribatla, uzun süredir tartışılan bir proje.

Yol açmak için yok edilen yaşamlar
Samsun-Sarp sınır kapısı arasında 542 kilometrelik mesafede inşa edilen ve en büyük yatırımlardan biri olarak gösterilen otobanın, AKP iktidarı öncesinde, yalnızca yüzde 30'u bitirilebilmişti. AKP'nin yerel seçim yatırımı olarak gördüğü proje, son dönemde büyük bir hızla tamamlanarak kullanıma açıldı. 4,2 milyar dolara mal olan projede, sahil şeridi kaya ve asfaltla "dolduruldu". 27 kilometre uzunluğunda 263 adet köprü, 60 kilometre uzunluğunda 32 adet tünel ile Samsun'dan Sarp'a kadar, 6 il, 63 ilçe, 17 bucak merkezinin denizle bağı kesildi. Birçok koy ve kumsal haritadan silindi. Sahilde yapılan dolguların deniz canlılarına zarar verdiğini söyleyen bilimadamları, yoğun trafik gürültüsünün ve araba farlarının da balıkları tedirgin ettiğini belirtiyorlar.

Mücadeleden geriye kalanlar
"Beyaz Adam" olarak bilinen Ordulu çevreci Enis Ayar'ın öncülüğünde, Ordulular, otobanı sahillerinden geçirtmemeyi başardılar. Avukat Cihan Eren ise projenin Rize'nin Fındıklı ilçesi kısmının iptali için verdiği hukuk mücadelesiyle tanındı. Memleketi Fındıklı'nın sit alanı olan sahilini kurtarmak için yıllarca çabalayan Eren, 18 Nisan 2005'te, aynı sahilde uğradığı silahlı saldırı sonucu, davasını kazandığını göremeden hayatını kaybetti. Eren davayı kazanmıştı ama, sonrasında, yürütmeyi durdurmaya ve mahkeme kararlarına uyulmadı ve Fındıklı sahili de imha edildi.

Denizden koparılan insanların öyküsü
Ödüllü belgesel "Son Kumsal", Karadeniz halkının yol yapımı bahanesiyle denizden koparılışının öyküsünü anlatıyor.

"Güzel bir yaz günü, Vakfıkebir kasabasının Dutluk plajında neşeyle koşmaya başlayan çocuklar, top oynayan, horon tepen gençler, güneşlenenler, yüzenler. Birkaç yüz metre uzakta, onlarca kamyonun sahile boca ettiği kayaları denize dolduran iş makineleri. Koyun diğer ucunda ise otoyolu yine aynı dalgalardan korumak için yapılan dalgakıran inşaatları. Doğal limanların ve balıkçı barınaklarının otoyol yapımı yüzünden yok olmasıyla kendilerine yeni yerler arayan balıkçıların, takalarını karayoluyla taşımaları ve trajikomik öyküleri... Karadeniz halkının, yol yapma bahanesiyle denizinden koparılmasının hikayesi."

Turkishmoon film yapım şirketinin internet sitesinde, belgesel, bu cümlelerle anlatılıyor. Yönetmenler Aydın Kudu ile eşi Rüya Arzu Köksal, Kültür Bakanlığı desteğiyle çektikleri belgeselleri "Son Kumsal" ile Documentar-ist İstanbul Belgesel Günleri'ne de konuk olmuşlardı. 19. Ankara Film Festivali jürisi tarafından "izleyicisini düşünmeye yönelten güçlü sembolik anlatımı ve birey-toplum ilişkisine yaklaşımı çok başarılı" olarak değerlendirilen film, festivalden üçüncülük ödülüyle döndü.

SİYAD'ın Belgesel Ödülleri'ne de aday gösterilen "Son Kumsal", 15 Temmuz'dan beri Karadeniz'in sahilinde kasaba kasaba dolaşıyor, Karadeniz halkıyla buluşuyor. Kerpe, Ereğli, Bartın, İnkumu, Amasra ve Cide'de programa uyarak gösterimi yapılan belgesel İnebolu'ya gelene kadar hiçbir sorun yaşanmamıştı.

Belgesel Sinemacıları Birliği'nden çağrı
Belgesel Sinemacıları Birliği (BSB), olayın ardından bir açıklama yaparak, İnebolu'daki olumsuz tutumun bir gün sonra Abana'da da yaşandığını, hiçbir gerekçe gösterilmeden filmin gösteriminin engellendiğini bildirdi. Antidemokratik olarak niteledikleri bu uygulamanın, yasal hiçbir gerekçe gösterilmeden, keyfi karşı çıkışlarla alışıldık hale getirilmesini sanat ve sanatçıya saygı göstermek ve desteklemek yerine, karşılarına çağ dışı engellerin konmasını protesto eden BSB, tüm duyarlı kesimleri, Aydın Kudu ve Rüya Arzu Köksal'a destek vermeye çağırdı.

Belgesel, Ağustos'ta NHKM'de
Nâzım Hikmet Kültür Merkezi Sinema Topluluğu, AKP'li belediyenin yasak koyduğu "Son Kumsal" belgeselinin Ağustos ayında NHKM'de özel bir programla gösterileceğini duyurdu. Açıklamada, "bu gösterimi, AKP'nin ve neo-liberalizmin sanat alanındaki uygulamalarına 'hayır!' diyeceğimiz bir etkinliğe dönüştürmeyi hedefliyoruz. Nâzım Oratoryosu'nun Frankfurt Kitap Fuarı'nda sergilenmesini engelleyen, misafir olarak davet ettiği yazarlara küstahlık sınırlarını zorlayan bir muameleyi reva gören, filmleri yasaklayan bu zihniyetle hesaplaşma bayrağını açma zamanımız geldi de geçiyor. Hatırlayacaksınız aslında İ. Melih Gökçek 'tükürürüm ben böyle sanatın içine' diyerek çok önceden vermişti işareti. Şiirlerimize, sahnelerimize, filmlerimize, dağlarımıza, nehirlerimize, ormanlarımıza kasteden bu anlayışa verilecek yanıtta buluşmak dileğiyle" denildi.