Sayfa yolu
Mustafa Kemal Erdemol: 'Chavez’in kaybı kadın mücadelesinin de kaybıdır'
Yayın Tarihi: 08.03.2013 , 11:00 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:52
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Maltepe Pir Sultan Abdal Kültür Derneği bir haftalık etkinlik ajandası kapsamında, 3 programın ikinci kısmını bugün Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mustafa Kemal Erdemol’a ayırdı. Dün, 8 Mart etkinlikleri kapsamında ilk olarak, Maltepe PSAKD üyesi kadınların gerçekleştirdiği bir şiir ve müzik dinletisi yapılırken, programın ikinci kısmı olan bugün de Mustafa Kemal Erdemol’la ‘Ortadoğu’da kadın olmak ve Suriye meselesi’ adlı bir panel gerçekleştirildi.
PSAKD Maltepe Şubesi Başkanı Deniz Kıyafet, Ortadoğu üzerine önemli araştırmaları ve deneyimleri olan, Ortadoğu’da ‘kadın’ başlığında önemli veriler aktaracağına inandıkları Erdemol’u konuk etmenin onurunu paylaşmak istediklerini belirterek “Sayın Erdemol’un Suriye meselesine dair kitabı (Suriye Denklemi) da henüz çıktı. Bölgede oynanan oyunların, görünenin ardındaki asıl gerçeklerin birebir tanığı olarak deneyimlerini bizimle paylaşacak” ifadeleriyle sözü gazeteci Erdemol’a bıraktı.
"Chavez’in kaybı kadın mücadelesinin de kaybıdır"
Kendisini kadın mücadelesine naçizane olarak destek verenlerden biri olarak tanımlayan Erdemol, bu mücadele de önemli bir yeri olan, kaybı her anlamda olduğu gibi, kadın mücadelesinde önemli bir boşluk yaratacağını düşündüğü, önceki gün hayatını kaybeden Venezula’nın halkçı lideri Hugo Chavez’ i selamlayarak sözlerine başladı. Erdemol, “Chavez, kadın mücadelesinde önlerdeydi ve büyük bir yeri dolduruyordu. Hükümetinde kadın birçok vekil ve siyasetçi vardı. Eksikliği hissedilecek bir devrimciydi, sevgiyle selamlıyoruz” ifadelerini kullandı.
Suriye meselesinin çok karışık bir konu olduğunu belirten Erdemol, siyasi konumlanışların değişikliğe gidebileceği bir dönemden geçildiğini söyledi. “Suriye meselesi karışık, bütün düşüncelerimizi ve pozisyonlarımızı değiştirmiştir” ifadelerini kullanan Erdemol, solcu ve sağcıların bile kendi aralarında, meseleye bakış açılarının değişmesine, tartışmaya açmalarına sebep olduğunu söyledi.
"Savaş konjoktürü kadın kimliğinde bir kat daha ezici bir etkendir"
Suriye de ki barışçı kadınlardan bahsetmeyi arzuladıklarını fakat orada barıştan söz etmeninin zor olduğunu aktaran Erdemol, kadınların bölgedeki sorunlarının ‘kadın’ kimliği üzerine ‘savaş’ konjoktürüyle birleşince ortaya iki kat ezilmiş bir kimlik oluşturduğunu paylaştı. Suriye’de içinde kadınların da olduğu bir milisleşme sürecinin geliştiğine dikkat çeken Erdemol, kadınların zor koşullarda hayat ve toplumsal yaşamda var olma mücadelesi vermekte kararlı olduklarının altını çizdi.
"Savaşırken barışın gereğini öğrenen bir kuşak yetişiyor"
Erdemol, Suriye’de ciddi bir cendere olduğunu söyleyerek devam etti. “Savaşırken barışın ne kadar gerekli olacağını öğrenen bir kuşak yetişiyor Suriye’de” şeklinde konuşan Erdemol, Suriye’de barışa duyulan özleme dikkat çekti. Suriye üzerinden oynanan oyunların, Türkiye’deki siyasal iktidarın tutumunun Suriye’de hafızalarda yer edindiğini dikkat çeken Erdemol, halkın olanı biteni daha açık görmeye başladığını belirtti.
"TKP’nin Suriye barışı için yaptıkları önemli"
Barış mücadelesinin savaş konjoktüründe hayati önem arz ettiğini belirten Erdemol, her ne kadar karşılığı yavaş alınsa yada kimi zaman sonuçsuz kalsa da söz konusu mücadelede ısrarcı olmanın faydalarının olacağını söyledi.
“TKP’ nin Suriye’de gerek Barış Derneği gerek başka dernekler ve kuruluşlarla halklar ve barış için bizzat yaptıkları ve verdikleri mücadele çok önemli” ifadelerini kullanan Erdemol, tüm bu çabalara rağmen, bölgedeki hesaplar sebebiyle, Suriye devletinin muhaliflerle müzakereye hazır olduklarını ilan etmesine rağmen, hasret duyulan barışın bölgedeki siyasal özneler tarafından halktan çok uzağa atıldığını belirtti.Erdemol, bu aktörler arasında Türkiye’nin önde gelenlerden olduğunu söyledi.
"Asarım-keserim diyenler şimdi müzakere ediyor"
Erdemol, iyi bir yalancı olmak için zeki ve iyi bir hafızaya sahip olmak gerektiğini belirterek, iktidar siyasetçileri ve Erdoğan’ın bir gün önce söylediği yalanı hatırlamayıp, ikinci gün dünden farklı bir şey söyleyerek gerçek yüzünü gösterdiğine işaret etti.
“Ne olursa olsun kimsenin barış sürecine karşı duracak hali yok. Üç ay önce “asarım keserim” diyen bir Başbakan, dış işleri bakanı, şimdi böyle dedikleri öznelerle konuşuyor, müzakere ediyor” cümlelerini kullanan Erdemol , ‘Barzanistan’ haline gelmiş Kürt bölgesinin enerji meselesi nedeniyle içinde barındırdığı dinamikler yüzünden değişkenlere sahip olduğuna dikkat çekti. Solculara, ilercilere bu konjöktür de birtakım şeylerin barış adı altında dayatıldığını belirterek, gerçek barışın bu öznelerle gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığının aşikar olduğunu söyledi.
"Devletin laik, toplumun seküler olduğu Suriye’de kadınların söz hakkı var"
Baas rejiminde tüm feodal damarlara karşın, kadınlar adına sosyalizan, seküler yerleşmiş bir tutumun varlığına işaret eden Erdemol, şöyle devam etti: “Suriye de devlet laik, toplum seküler.Nasıl başarılmış bilmiyorum ama inanılmaz derecede gerçekleştirilmiş bu.Suriye de şuan bile ciddi bir politizasyon yaşayan kadın mücadele hattı var.Savaş koşullarında bile kadınların ciddi bir mücadelesi söz konusu.Kadınlar özellikle eğitim alanında resmen savaş veriyor.Çocukların eğitimiyle olağanüstü şekilde ilgileniliyor. Kreşler oluşturulmuş. Her şey düzenli işletilmeye çalışılıyor. Kadınlar üretimde yer aldıkları için Suriye içerisinde belli bir konum edindiler.”
Baas’ın, programının 1926 CHP programının, tüzüğünün aynısı olduğuna dikkat çeken Erdemol, Kemalist rejimin o dönemki kadınlara yönelik haklardaki vurgunun, Suriye tarafından izlendiğini ve Suriye’nin kadınların özgürleşmesinde Türkiye’den daha iyi bir yol katetttiğini söyleyen Erdemol şöyle devam etti: “Kadınların sosyal, toplumsal hayata katılmaları konusunda önemli adımlar atılmış. Türkiye’de ise özellikle Kürdistan coğrafyasında kadınların töre, namus cinayeti gibi olaylarda hedef oldu ve erkek şiddetine maruz kaldı.”
"Kadının ezilmişliği özellikle Sünni rejimde"
"Bağdat’a da gittim. Sokakta kadın yok, toplumsal hayattan silinip gitmiş. Irak Başbakanı ile tanışmak gibi bir şansım oldu. Partisinde kadın bakana, kadın vekile yer yok. İyi olduğu için söylemiyorum ama Saddam döneminde bile daha fazlaydı ” ifadeleriyle kadının Ortadoğu coğrafyasındaki yerine dikkat çeken Erdemol, kadınların bu konumlanışlarının özellikle Sünni İslam rejiminde vücut bulduğunu söyledi. “Sünni yaklaşımın kadınları ne hale getirdiğini görüyorsunuz. Şii rejimde böyle bir şey yok. İran’da bile belli bir takım İslami değerlere uymaları dışında toplumsal hayatta yer alıyor kadınlar. İslam dünyasında, Ortadoğu da, ABD ve diğer emperyal güçlerle iş içerisinde olan ülkelerin hepsi burada beni dinleyen Sünni yurttaşlarımızın affına sığınarak söylüyorum Sünni eksendedir. Türkiye’nin de olduğu gibi.
"Kadınlar için mutlu son bizim mücadelemizle gelecek"
“Dünyadaki kadınlar için mutlu son mücadeleyle, bizimle gelecek” şeklinde konuşan Erdemol, sözlerini bu mücadelenin sadece kadınların meselesi olmaması gerektiğini altını çizerek sonlandırdı. Soru-cevaplarla süren panelin ardından, Erdemol yakın zamanda çıkan ‘Suriye Denklemi’ adlı kitabıyla ilgili imza standı kitabını imzalayarak, katılımcılarla sohbet etti.
‘Savaşa ve AKP anayasasına hayır diyen kadınlar’ dan meşaleli yürüyüş Maltepe PSAKD, 8 Mart etkinlikleri kapsamında son olarak, yarın saat 18.00’da Maltepe PSAKD ‘Savaşa ve AKP Anayasasına Hayır!” diyen kadın komitesinin organize ettiği bir meşaleli yürüyüş gerçekleştirilecek.
(soL- İstanbul)




soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.