Sayfa yolu
İstanbul Üniversitesi'nde 'putları yıkıyoruz' etkinliği
Yayın Tarihi: 30.03.2012 , 14:01 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:32
İstanbul Üniversitesi’nde TKP’li öğrenciler tarafından 31 Mart Mitingi öncesi bir etkinlik gerçekleştirildi. Etkinliğe sanatçı Pınar Aydınlar (Sağ), Eğitim-Sen Boğaziçi Üniversitesi temsilcisi Araştırma Görevlisi Onur Seçkin ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Gençlik Komisyonu üyesi Yılmaz Alışkan katıldı. Katılımın yoğun olduğu etkinlikte, Kemal Özer’in Temmuz İçin Yaralı Semah kitabından şiirler okundu.
“Yeni bir ülke için bu düzenin putlarını yıkalım”
TKP’li öğrenciler adına söz alan Erçin Fırat yaptığı konuşmada, Yeni Bir Ülke İçin Düzenin Putlarını Yıkalım çalışmasından bahsetti. Fırat konuşmasını şöyle sürdürdü : “Başbakan dindar bir nesil yaratacağız diyor, biliyorsunuz. Bu dindar nesil dışında bir de tinerci bir nesil tarif ediyor, çürümüşlüğü gösteriyor ve onun karşısında ‘dindar olmayan herkes çürümüştür’ diyor. Biz de ‘Başka bir nesil var. Biz başka bir kuşak yaratırız. Bunun için, yeni bir ülke için bu düzenin putlarını yıkarız.’ dedik. Onlar, sosyalizm mümkün değildir bu ülkede kurulamaz der. Biz ‘sosyalizm kazanacak’ deriz. Onlar ‘edebiyat, sanat dediğin toplumsal işlevden yoksun olur’ der. Biz ‘sanat toplum için yapılsın deriz’. Başbakan bizim için ‘Bunlar marjinaldir, çatışmaktan başka bir şey bilmez’ der. Biz okur, yazar ve aydın diye önümüze sunulan putçukları yıkmayı biliriz.
Aynı zamanda gericilerin katlettiği aydınlarımızı andığımızda, üniversitelerde aydınlanma mücadelesini sürdürdüğümüzde saldırmak isteyenlere gereken cevabın verildiğini ve verileceğini söyleyen Fırat, “Üniversiteler sizin dindar nesillerinizin karşısına bizim aydınlık neslimizi, bizim sosyalizmi kuracak olan neslimizi koyacağız. Başbakan ve onun dindar nesilleri bizim aydınlarımızın mezarlarının üzerinde tepinemeyecekler. Onlar hem aydınlarımızı yakıp, hem de yaktık yine yakarız diyemeyecekler. TKP’li öğrenciler hiçbir alanda bunlara izin vermeyecek. Bu etkinlik de bu kararlılığın göstergelerinden bir tanesidir.
“31 Mart’ta Kadıköy’de buluşalım”
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Gençlik Komisyonu üyesi Yılmaz Alışkan, “Bozuk düzenden sağlam çark olmaz diyen Pir Sultan Abdal’ın inancı, bilinci ve direngenliğiyle hepinizi selamlıyorum” diyerek konuşmasına başladı. Osmanlı Devleti’nden bu yana Alevilerin isyanlarda aktif bir rol oynadığına ve katliam süreçlerine değinen Alışkan, “Madımak’ ta yalnızca alevi düşmanlığı değil, sol, sosyalizm ve aydınlanma düşmanlığı vardı. Bu kitle iktidardan bağımsız bir kitle değildi. Aleviler artık, sosyalist siyasetle temas kurabilecek bir sürece geldi. Eşit, özgür bir düzenin kurulmasını biz de en az TKP’ li öğrenciler kadar istiyoruz. Bu insanlık suçunu lanetlemek isteyen canları 31 Mart’ta Kadıköy’e bekliyoruz.”
“AKP’nin özgürlük söylemi yalandan ibarettir”
Boğaziçi Üniversitesi Eğitim-Sen temsilcisi ve Araştırma Görevlisi Onur Seçkin, AKP’nin yeni bir rejim inşa ettiğini söyledi. Seçkin, “AKP bunu yaparken, hem ideolojik hegemonya olarak hem de ihtiyacı olan yeni işgücünü yetiştirmek anlamında yeni bir eğitim sistemi kuruyor. Ancak bu 4+4+4 olarak tarif edilen eğitim sistemi, gericilik ve piyasacılığı yeniden yapılandırıyor.” dedi. Özgürlük söyleminin yalandan ibaret olduğunu vurgulayan Seçkin, “9-10 yaşındaki çocukların önüne seçmeli ders adına din dersleri konulacak. Ülkemizde seçmeli derslerin nasıl seçildiğini biliyorsunuz. Diğer yandan, bizim çocuklarımız, organize sanayi bölgelerinde meslek liseleri açılarak burada bedava olarak sermayenin yoğun emek sömürüsüne tabi tutulacak. Buna özgürlük dememizi bekliyorlar” diye konuştu. Seçkin konuşmasına şöyle devam etti:
“Parasız, bilimsel, anadilde, laik eğitim isteğimizi yıllardır sürdürüyoruz. Onlar parasız eğitimi de tarihe karıştırıyorlar. Bir bütün olarak baktığınızda buradan ne özgürlük ne aydınlanma çıkar. Buradan çıkacak olan karanlıktır, geleceksizliktir. Bu yasanın geçirilmeye çalışılma tarzı da bunun ne biçim bir özgürlük olduğunu bize göstermektedir. ”
“Çözüm bu hukuk sisteminin parçalanmasıdır”
Toplumcu Hukukçular Kulübü adına söz alan Onur Güneş, hukuksal sorunların temel olarak burjuva hukukunun kendisinden kaynaklandığını belirterek “Sorunları açık yüreklilikle ortaya koymak değerlidir fakat daha değerli ve önemli olan bu sorunlara karşı çözüm üretmektir. Çözüm yolu ise Sivas’ın hesabını sorabilmektir” dedi. Yasama, yürütme, yargı üçgeninde kimi zaman birtakım krizler çıkıyor olsa da genel olarak bu kurumların senkronize hareket ettiğini söyleyen Güneş, “İşin ucu siyasi iktidara dokunduğunda yasaların birkaç saat içinde değiştiğini biliyoruz. Çözüm çok nettir. Çözüm, bu hukuk sisteminin parçalanması ve ezilen sınıfların, halkların adalet duygusuna hitap edebilecek bir hukuk sisteminin ortaya konulmasıdır. İşte o zaman Sivas’ın, Maraş’ın, Çorum’un, 16 Mart’ın, 1 Mayıs 1977’nin, Uludere’nin hesabı sorulacaktır.” diye konuştu.
“Tarihte en son sözü direnenler söyler”
TKP’li öğrencilerin düzenlediği etkinliğe ezgileriyle destek olan Pınar Aydınlar (Sağ), “Acının dili, ırkı yoktur. İçimizde Hrant Dink’in ölümüne üzülmeyen, ağlamayan var mı? Bizler çok iyi biliyoruz ki tarihte en son sözü her zaman direnenler söyler. Bugün verdiğimiz mücadele inadına eşitlik, özgürlük ve sosyalizm adına verdiğimiz mücadeledir. Üniversiteli arkadaşlarımızın mücadelesini Sivas Davası’nın arkasında durmasını Denizlerin, Mahirlerin, İboların vermiş olduğu mücadeleyle bağdaştırıyorum. Burada bulunan gençlerde onları görüyorum ” dedi.
Etkinlik, Pınar Aydınlar’ın seslendirdiği türküler ve marşlarla sona erdi.
(soL - İstanbul)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.