Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Depremde İstanbul'u bekleyen kimyasal tehlike

Kimya Mühendisleri Odası (KMO) İstanbul Şubesi hazırladığı raporla, İstanbul'daki olası bir depremde üretilen, taşınan, depolanan ve kullanılan kimyasalların da can alacağına dikkat çekti.

Yayın Tarihi: 14.08.2010 , 17:22 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

KMO İstanbul Şubesi Deprem Çalışma Grubu tarafından hazırlanan raporda, 17 Ağustos Depremi’nin yıldönümünün yaklaştığı günlerde kamuoyunun yeniden deprem tehlikesini hatırladığını ve Meslek Odalarının deprem tehlikesine ilişkin bilgi üretmeye ve kamuoyu yaratma çabasına devam ettiği belirtildi.

Hazırlanan raporda İstanbul’da bir yılda üretilen, taşınan, depolanan ve kullanılan kimyasal miktarları listelenerek, olası bir depremde bu kimyasalların ne tür tehlikelere yol açabileceği modellenerek incelendi.

KMO tarafından üretilen depreme dayalı kaza senaryosunun sonuçları ile ilgili şu tespitlere yer verildi:

"KMO İstanbul Şubesi olarak gerçekleştirdiğimiz depreme dayalı kaza senaryolarında ortaya çıkan sonuçlar halkımızı ve yetkilileri bir kez daha uyarmamıza neden oldu. Gerçekleştirdiğimiz hesaplamalara göre, Ambarlı bölgesinde deprem sonrası bir LPG küresinin gaz borusunun kırılması sonucu çıkabilecek yangın, 400 metre ötede bulunan insanlara zarar verme ve ilk 89 metrede bulunan canlıları öldürme potansiyeline sahip.

"Küreye 20 metre mesafede bulunan binaların tamamen çökmesi söz konusu. Hazırladığımız bir başka kaza senaryosuna göre, 100 tonluk bir amonyak tankından sızan 68 ton amonyak, ilk 700 metredeki tüm canlıları öldürecek denli tehlike potansiyeline sahip.

"Tanktan 2,3 kilometre ötede yaşayanlar önemli derecede zarar görecek, bu etki 8 km boyunca devam edecektir."

Raporda çözüm önerileri de sunuldu
KMO İstanbul Şubesi tarafından kamuoyuna sunulan raporda ayrıca, olası bir İstanbul depreminde kimyasalların yol açacağı faciaların önlenebilmesi için çözüm önerileri de sunuldu:

1. 6269 sayılı “Kimyagerlik ve Kimya Mühendisliği Hakkında Kanun”da belirtildiği üzere kimya hizmetleri ile kimya teknolojisi ve uygulanmasına ilişkin işleri bulunan işyerleri, bu işlerle ilgili olarak bir “Sorumlu Müdür” bulundurmak zorundadır. Belediye ve Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilileri gerek ruhsat, gerek denetim aşamalarında bu zorunluluğu uygulamalı ve Kimya Mühendisi Sorumlu Müdür bulundurmayan işyerlerine yaptırım uygulamalıdırlar.

2. İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik’te tanımlanan ‘İlgili Meslek Odalarının Temsilcisi’ sorumluluğu gereğince, yerel yönetimlerce kurulan ruhsatlandırma komisyonuna Kimya Mühendisleri Odası dahil edilmelidir.

3. Yerel Yönetim, Kimya Sanayicileri, Valilik, Kimya Mühendisleri Odası ve ilgili diğer kurumlardan oluşan kentsel risk yönetimi kurulları - komiteleri-birimleri- oluşturulmalıdır. Kimyasal Maddelerden kaynaklı risklerin yönetimindeki tüm kademelerde, hem toplumun yararını gözettiği için hem de bilgi birikimi dolayısıyla, KMO’nun taraf olarak yer alması sağlanmalıdır.

4. Tehlikeli bir kimyasalın üretiminden son ürününe kadar oluşumu aşamalarında meydana gelecek her türlü emisyon, imisyon ve ortaya çıkacak atık miktarlarının tespitinin yanı sıra doğal afet ve olası kazalarda can ve mal güvenliğini önlemeye önemli katkı sağlayacağı nedeniyle il ve bölge bazında "Tehlikeli Kimyasal Maddeler Envanteri" çıkartılması gerekmektedir. Kent içindeki kimyasalların envanteri tek bir elde toplanmalı ve kamu ile paylaşılmalıdır.

5. Büyük Endüstriyel Kazalara yönelik acil durum planları hazırlanarak, kamuoyu ile paylaşılmalı ve vatandaşlar hangi durumda tahliye olacakları vb. bilgilere sahip olmalıdırlar.

6. Yerleşim alanlarının içinde kalmış kimyasal üretim, depolama vb. tesislerinin kent dışına taşınmasının gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

7. Kimyasal üreten, depolayan tesislerin sel yataklarından kaldırılması gerekmektedir.

8. Genel bir kural olarak, kimyasal maddeler havuz ve ayrı bir drenaj içine alınmadan depolanmamalıdır. Bu konuda var olan mevzuatın uygulamadaki denetimi eksiksiz sağlanmalıdır.

9. Kimyasalların güvenlik bilgi formlarının işyerlerinde ve ilgili birimlerde bir veri tabanı çerçevesinde bulunmasını sağlayacak bir organizasyon kurulmalıdır.

10. Kimyasal madde kazalarında müdahale yöntemini belirleyen, karar üretme süreçlerinin bilgi temelli hale dönüştürülmesi gerekmektedir.

11. İstanbul itfaiyesinin deniz biriminin bir an önce kurulması gerekmektedir.

12. İstanbul itfaiyesinin kimyasal madde kazalarına müdahale kapasitesi arttırılmalıdır.

13. Kara, deniz ve raylı sistemlerde taşınan kimyasalların yarattığı riskler tek bir elden yönetilmelidir.

14. Kimyasal madde tanklarının esnek boru bağlantısına sahip olmaları bölgesel bir standart olarak hazırlanmalıdır.

15. Yangın Önlem Yönetmeliği çıkarılmalıdır.

16. Kentsel Risk Yönetimi raporu hazırlanmalı ve ilgili tüm bileşenlere bu çalışmada yer verilmelidir.

(soL-Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.