Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Çamaşır suyunda balık yaşar mı?

Tarım Bakanlığı'nın misina ağları yasaklaması su kirliliğinin önünü açtı. Misina ağ yerine kullanılan ip ağlar çamaşır suyuyla yıkanıyor. Akarsu ve göllere bırakılan çamaşır suları ekolojik dengeyi tehdit ediyor.

Yayın Tarihi: 10.03.2013 , 00:42 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:52

Coğrafya ders kitaplarında tarif edilen Türkiye, "üç tarafı denizlerle çevrili yarımada" olarak tanımlansa da iç sular olarak anılan göller ve akarsularıyla Anadolu, benzersiz bir su ürünleri cennetiydi. Ancak Meriç'ten Aras nehrine, Van Gölü'nden Eğirdir Gölü'ne balıktan kerevite halkın önemli bir geçim ve besin kaynağı olan iç sularımız hatalı politikalar ve kullanım baskısı yüzünden giderek yok ediliyor.

Türkiye'nin, özellikle son yıllarda korumayı değil, kullanmayı önceleyen su politikaları, su havzalarını tahrip eden vahşi madencilik gibi özendirilen uygulamalarla binlerce yıllık yaşam döngüsü zincirinin kırılmasına neden olmaya başladı.

Misina ağlar yasaklanınca...
Bu uygulamaların son örneklerinden biri de iç sulardaki balıkçıların isyanıyla ortaya çıktı. Tarım Bakanlığı, ticari amaçlı su ürünleri avcılığını yeniden düzenleyen tebliğle tek kat misina ağların kullanımına yasak getirdi. 1 Eylül 2010 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren yasağın ardından balıkçıların misina ağlar yerine ip ağ kullanması zorunlu hale getirildi.

Kirlenen ip ağlar çamaşır suyu ile temizleniyor
Ancak düzenlemenin öngördüğü ip ağlar, su seviyesinin oldukça düşük olduğu göllerdeki otlanma ve yosuna bağlı kirliliğin artmasına neden olduğu eleştirilerini de beraberinde getirdi. İp ağlarların kullanımına ilişkin bir başka dehşet verici gerçek ise, özellikle göllerde kirlenen ağları temizlemek için çamaşır suyu kullanılması!

Yard. Doç. Dr. Kesici: "Balıkçıların sesine kulak verilmeli"
Isparta Eğirdir Gölü ile Konya'daki Beyşehir Gölü'nde ip ağ kullanımından kaynaklı çamaşır suyu sorunu çeşitli raporlara da yansımış durumda. Balıkçıların sesine kulak veren Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Öğr. Üyesi. Yard. Doç. Dr. Erol Kesici, göllere karışan çamaşır suyu tehlikesine dikkat çekerek kamuoyunu uyarıyor.

"Çamaşır suyu süte ete ve kiraza da karışacak"
Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan Kesici, balıkçıların, yasaklanan misina ağların temizliğinin daha kolay olduğunu savunduklarını, bunun yerine kullanılması istenilen ip ağların ise çabuk kirlendiği için geçmiş yıllarda olduğu gibi gölün içinde ya da kıyıda çamaşır suyu kullanılarak temizleneceğini söylüyor. Çamaşır suyunun çözeltisi içinde zehir bulunduğunu ve toksik zehirlenmelere neden olduğunu anımsatan Kesici, "çamaşır suyu suya karışınca elmaya, kiraza, ete, süte, ekmeğe, balığa ve peynire karışacak" uyarısında bulunuyor.

"Bir çok ülkede yasaklandı, Türkiye'de sudan ucuz"
Bir çok ülkenin çamaşır suyu kullanımına yasaklama getirdiğini ve doğaya zarar vermeyen başka dezenfektanlar kullandığını anımsatan Kesici, bu yöntemin Türkiye için pahalı geldiğinin altını çizerek, "ülkemizde neredeyse en ucuz satılan su, çamaşır suyu. Balıkçılar ip ağların çamaşır suyu ile temizlendiğini dile getiriyor. Ucuz ve her yerde kullanılması yasaklanmıyor ise insanların bilinçli olarak bu ürünü kullanmamaları gerek. Çamaşır suyu zehirlidir" görüşünü dile getiriyor.

"Her yıkamada 7-10 litre çamaşır suyu kullanılıyor"
Türkiye’de misina ağlarının üretimi ve satışının serbest, kullanımının ise yasak olduğunu kaydeden Kesici, ip ağların temizliğinde yeniden çamaşır suyu kullanımına yönelen balıkçıların sesine kulak verilmesi gerektiğini belirterek, "çamaşır suyu kullanımı büyük bir bilinçsizlik, sularımıza ve canlılara yapılan bir haksızlık. Sular çamaşır suyunu nasıl temizleyecekler? Türkiye’nin bir çok yerinde ağların temizlenmesinde bu yöntemin uygulandığı, bir balıkçının her yıkamada 7-10 litre çamaşır suyu kullandığı belirtiliyor. Alanlar, satanlar, kullananlar bunu çok iyi biliyor" değerlendirmesinde bulunuyor.

"Sularımız ekmeden ürün aldığımız tarlalarımızdır"
Sorunların çözümünün bir başka yanlışla olmaması gerektiğine işaret eden Kesici, ağların temizliğinde çamaşır suyu kullanılmaması gerektiğini söylüyor. İç sulardaki avcılıkta kullanılan monoflament ağların denizlerdeki avcılıkla karşılaştırılarak göle olan etkisinin bilimsel olarak araştırılması gerektiğine değinen Kesici, "sularımız bizim ekmeden ürün aldığımız tarlalarımızdır ve temiz olmalıdır, korunmalıdır. Su kaynaklarının yalnızca yüzde 1.5'i canlı organizmaların kullanabileceği tatlı sudur. Onu da kirletmeyi, kimse hak bilmemeli. Çünkü su, haktır" görüşünü dile getiriyor.

Yusuf Yavuz

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.