Sayfa yolu
Ayamama’yı unutturdular!
Yayın Tarihi: 09.09.2010 , 11:26 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Geçtiğimiz yıl Ayamama Deresi’nin taşması sonucu 33 yurttaşımız yaşamını yitirirken hükümet ve yerel yöneticiler bu olaydaki sorumluluklarını reddetmişlerdi. Ardı ardına yapılan skandal açıklamalar ile yine vatandaşı suçlayan yöneticiler, derenin ıslahı için çalışma başlattıklarını açıklamışlardı. Selden etkilenen 7 bin bina olmasına kaşın bunun sadece yüze yakınının kaçak ya da ruhsata aykırı olduğunun İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından açıklanması, sorumlunun kim olduğunu ortaya koymuştu.
Aradan geçen bir yıllık zaman diliminde kaçak olan bazı binaların yıkımına başlanırken, bu olayın sorumlularının halen hesap vermemiş olması dikkat çekiyor. Binlerce ev ve işyeri sular altında kalırken, sigortalı olan şirketlerin tazminatları sigorta şirketleri tarafından tazmin edilmişti. Hiçbir teminatı olmayan ve evsiz kalan binlerce vatandaşımızın yaşam şartlarının düzeltilmesi için herhangi bir adım atılmazken, bu yurttaşlarımız neredeyse tamamen unutuldu.
“Hizmet kusuru işlediniz, sorumluluğu üstlenin”
Felaket nedeniyle yaklaşık 600 milyon lira ödeme yaptıkları belirtilen sigorta şirketleri, masraflarının peşine düştü. Sigorta şirketleri, yaşanan selden sonra aralarında Bayındırlık Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İSKİ, Bahçelievler Belediyesi ve Küçükçekmece Belediyeleri'ne yazılar yazarak “taşkına neden oldunuz, hizmet kusuru işlediniz. Zarara neden oldunuz zararımızı tazmin edin” dedi.
Akşam gazetesinin haberine göre Bayındırlık Bakanlığı “sorumluluğumuz yok” diye cevap verirken, diğer kurumlar ise yaşananın beklenmeyen doğa olayı olduğu, fazla yağmur yağması nedeniyle taşkınların olduğunu belirterek “bizim kusurumuz yok” diye sorumluluk kabul etmedi.
Geçen sürede suçluyu bulamayan sigorta şirketleri şimdi bir dava açmaya hazırlanıyor. Bir şirket Bayındırlık Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İSKİ, Bahçelievler Belediyesi ve Küçükçekmece Belediyeleri'ne dava açtı.
Sorumlu kim?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) selden tam bir ay sonra kaçak yapıların tespitine başlandığını, sonuçta 64 "kaçak yapı" tespit ettiğini açıklamıştı. Sel felaketinden toplam 7 bin konut ve işyerinin etkilendiğini ifade eden Topbaş, buna karşılık sadece 64 binanın kaçak olduğunu tespit ettiklerini söylemişti. İmar suçu işlemeyen ancak dere yatağına yapılan binlerce binanın burada olmasının sorumlusu olarak görülen yerel yönetimler, her fırsaatta suçu doğaya atmaya çalışırken, kent planlamacıları ve mimarlar bu açıklamaların gerçekçi olmadığını ve sorumluluktan kaçmak için yapıldığını belirtiyor.
Yaşanan olayların sorumlusu olarak o bölgede yaşayan vatandaşlarımızın gösteren hükümetin daha sert bir dil kullanmayı tercih ettiği de biliniyor. Evsiz kalan, yakınlarını kaybeden insanların kayıplarını belli ölçülerde de olsa tazmin etmek sorumluluğundan kaçan hükümet adına Başbakan, “Derenin intikamı ağır olur” demiş ve iktidar ile yerel yönetimlerin sorumluluğunu gizlemeye çalışmıştı.
(soL - Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.