Sayfa yolu
Ankara'da özel yurt dolandırıcılığı
Yayın Tarihi: 04.01.2010 , 09:40 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Ankara’da M.E.B Beşevler Yüksek Öğrenim Kız Öğrenci Yurdu’nda barınan öğrenciler, yurt sahibi Metin Erdoğan ve Münevver Erdoğan tarafından dolandırıldıklarını, sabah 10 sularında yurdun devredilmesi işlemleri için gelen şirket dolayısıyla öğrendiler.
Yurt yönetiminden, sadece Özge Aydemir’in kalması öğrenciler ve yurdu devralacak şirket tarafından kuşkuyla karşılandı. Öğrencilerin mağduriyetlerine cevap veremeyerek, kendisinin ve birçok çalışanın da mağdur olduğunu söyleyip “yurdun devredileceğini ve sorunların çözüleceğini ”söyleyen Aydemir öğrencileri sakinleştirmeye çalıştı.
Yurtta çalışan bazı hizmetliler maaşlarının büyük bir kısmını alamadıklarını ve sigortasız çalıştıkları için hak talep edemeyeceklerinden bahsettiler. Çalışanlar paralarını alıp alamamayı öğrencilerin yurttan ayrılıp ayrılmayacaklarına bağlamış durumda olduklarını ve öğrencilerin ayrılması durumunda kendilerinin de işsiz kalacağını, alamadıkları maaşlarının da yanacağını bildirerek öğrencilerden yurttan ayrılmamalarını rica ettiler.
Ayrıca dolandırıcı yurt sahipleri, kiralamış oldukları binaların sahibine de ödenmemiş elektrik, doğal gaz ve su faturalarını bırakarak kaçtılar.
Özel yurt sahtekarlığı
Öğrencilerden birinin velisi, kendisini İstanbul’dan aradığını söyleyen, tanımadığı bir şahıs tarafından, senetlerinin ciro yoluyla o şahsa geçtiğini ve ödenmemiş senetlerini kendisine ödemesi gerektiğini öğrenmiştir. M.E’nin bir takım şahıslara olan borcunu senetleriyle kapatmaya çalışarak ortadan kaybolması velilerin özel yurtlara olan güvenini sarsmış durumda.
Öğrenciler imzaladıkları senetlerin nerede olduğunu, kime ödeme yapmak zorunda olduklarını ve ödedikleri senetlerin sahte olup olmadığını yurdu devralacak şirketin avukatıyla toplantı yaparak soruşturdular.
Toplantı sonucunda her an kapı dışarı edilecekleri korkusunu yaşayan öğrenciler verilen bilgilerden tatmin olmadıklarını belirterek şirketin avukatıyla tekrar görüşmek istediler.
Avukat yurdun eski sahiplerinin verdiği senetlerin peşine bireysel olarak herkesin düşmesi gerektiğini , kendilerinin de bu konuda öğrencilere yardımcı olmaya çalışacaklarını, ödemeleri bitmiş öğrencilerin ise diğer dönemi atlatmak için cüzi bir miktarla yurtta barınabileceklerini, 1 hafta ya da 10 gün boyunca eskisi gibi yurdun hizmetine devam edeceğini hiçbir sıkıntı çıkmadan barınabileceklerini ve devredilme işlemleri halledilene kadar herhangi bir ücret talep etmeyeceklerini yalnız 10 gün sonrasında tekrar aynı yurtta kalmayı isteyen öğrencilerle yeni bir sözleşme yapılacağını diğer sözleşmelerin ve senetlerin kendilerini ilgilendirmediğini söylediler.
Daha sonra bazı veli ve öğrenciler Cumhuriyet Başsavcılığına gidip ifade verdiler.
30 Aralık tarihinde iki öğrenci grubu daha toplanarak savcılığa suç duyurusunda bulundu. Başsavcı öğrencileri Emniyet Müdürlüğü’ne gitmelerini isteyip ifadelerini oraya vermeleri gerektiğini ve konunun asıl muhatabının kendisi olmadığını söyledi.
Öğrenciler aynı gün saat 17.00 sularında yurdun devredilme işlemlerinin durduğunu, yurt binasının sahibinin yurt kapısına astığı ilanla 3 gün içinde yurdun boşaltılması gerektiğini ve yurt müdürü Özge Aydemir’in de kaçtığını öğrendiler. Eşyalarını toparlamaya başlayan öğrencilerin bir kısmı yurdu terk ederken, bir kısmı da yurtta kalmaya devam etti.
MEB Şube Müdürü: ‘Burada devlet var!’
MEB Şube Müdürü ise olaya el konduğunu ve öğrencileri mağdur etmeyeceklerini söyleyerek yurtta konuşma yaptı.
Öğrencilerin sorularını “Devlet burada, devlet!” diyerek cevaplayan müdür, yurt çalışanlarının kendisine yönelttiği “bizim hakkımız ne olacak peki” sorusuna da “sizin hakkınızla biz ilgilenmiyoruz” cevabını vererek, devletin, parası olanın yanında olduğunu göstermiş oldu. Bu durum üzerine çalışanlardan birinin “ burada asıl mağdur biziz, hakkımızı alamadık, işimizden olduk, sigortamız yok, biz nerede çalışacağız şimdi” itirazına rağmen müdür kayıtsız kaldı. Bunun üzerine çalışanlar yurttan toplu olarak ayrıldılar.
Sonrasında MEB tarafından getirtilen avukat ile görüşme yapan öğrenciler yurt yönetimi ile yapılan senetlerin ödenme durumunu sorduklarında “yapılan suç duyurularının senetlerin ödenmemesi için yeterli olmadığı, ayrıca bireysel olarak dava açılması gerektiği” bilgisini aldılar. Çalışanların hak talebinin nasıl karşılanacağını da soran bir öğrenciye avukatın cevabı “siz onları boş verin onlar için yapacak bir şey yok” oldu.
MEB tarafından öğrencilere yapılan “yardım” ise, MEB’e bağlı özel yurtların listesini çıkarıp öğrencilere sunmak oldu. Öğrenciler kendi imkanlarıyla bu listedeki ya da bireysel olarak araştırıp buldukları yurtlara bakmaya başladılar. Ödemelerini tamamlamış öğrenciler yeni bir yurda tekrar ücret öderken, senetleri sahte olanlar tekrar senetler imzalayıp kayıt oldular.
(soL – Ankara)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.