Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Gericilerin yasası, kadına şiddeti önleyemez

Aile Bakanlığı’na yasaya ilişkin fikir veren kadın örgütleri önerilerinin dikkate alınmamasından şikayet ederken gerici basın yapılan kısmi iyileştirmelere saldırmakla meşgul.

Yayın Tarihi: 08.03.2012 , 10:07 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:31

Kadın erkek eşitliğine inanmadığını rahatlıkla açıklayan Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğini yaptığı AKP’lilerden kadına şiddeti önleyecek yasa bekleyenler hayal kırıklığına uğradı.

TBMM Adalet Komisyonu'nda bazı değişikliklerle kabul edilen Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine ilişkin kanun tasarısının meclisten geçerek yasalaşması bekleniyor. Tasarının mevcut halinin kadına yönelik şiddeti ortadan kaldıramayacağı yönünde kadın örgütlerinin ortak görüşü oluştuğu görülmekte.

TKP’li kadınların kadına yönelik şiddete ilişkin açıklamasını okumak için tıklayınız.

Yasa tasarısı hakkında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’yla görüşen ve taleplerini ileten kadın örgütlerinin taleplerinin önemli bölümünün tasarının son halinde yer almadığı görülüyor. Tasarının önceki hallerinde yer alan kadının lehine kimi düzenlemelerin de tasarının son halinde yer almıyor olması kadın örgütlerinin tepkisini çekmekte.

AKP tasarıyı prestij amacıyla kullandı
Son yedi yılda yüzde 1400 arttığı iddia edilen kadın cinayetleri kadına şiddet sorununun kamuoyunun gündemine gelmesine neden olmuştu. Son yıllarda art arda yaşanan cinayetleri ve devletin ihmalleri sonucu oluşan kamuoyu tepkisi iktidar partisi AKP’yi bu konuda bir düzenleme yapmak zorunda bırakmıştı.

Kimi ufak iyileştirmeler getirmekle birlikte daha çok eksiklikleriyle dikkat çeken yasa tasarısının AKP tarafından meseleyi çözmekten çok prestij amacıyla kullanıldığı düşünülmekte.

Kısmi iyileştirmeler kadını şiddetten kurtarmayacak
Şiddet gören kadınlara kreş yardımı yapılması, tedbir kararını hakimlerin dışında kolluk kuvvetleri ve mülki amirler tarafından da verilebilmesi, tedbir kararına uymayanlara 3 ila 10 günlük hapis cezası verilebilmesi, nafaka sisteminde kimi kolaylaştırmalar yapılması gibi olumlu değişikliklere rağmen yasa tasarısında çok ciddi yetersizlikler bulunmakta. Kadın örgütlerinin defalarca gündeme getirdikleri önerilerin komisyon ve Bakanlar Kurulu’nda göz ardı edilmesi, tasarının yasalaşmasının kadınlar için şiddetten kurtuluş anlamına gelmeyeceğini göstermekte.

Tasarıda kadınların tepkisini çeken eksikliklerin bir kısmı şu şekilde:

Ailenin korunması adına kadına şiddet görmezden mi gelinecek?
Yasanın yeni adının “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi” olarak değiştirilmesi dikkatleri çekmekte. Değişiklikle yasanın önceki adı olan “Kadın ve Aile Bireylerinin Şiddetten Korunmasına Dair Kanun” ortadan kalkacak. Kadına şiddet ve ailenin korunması gibi farklı konuların aynı kanunda yer almasının kadına şiddetin ailenin korunması adına görmezden gelinebileceğini düşündürüyor.

Uzlaştırma yolu açık bırakıldı
Şiddet gören kadının ikna, uzlaşma gibi yöntemlerle hukuki yollardan hakkını aramaktan vazgeçirilmesi mümkün olacak. "Başvuru aşamasından sürecin sonuçlanmasına kadar arabuluculuk ve uzlaştırma girişimlerinde bulunulamaz" maddesinin yasaya konmaması bu durumu mümkün kılacak.

Barınak yeterli değil
Yasada sığınak yerine barınak kavramının kullanılması kadınların aleyhinde bir durum yaratıyor. Sığınağın, barınaktan gizli olmak gibi önemli bir farkı bulunmakta. Şiddet gördüğü için kocasından ayrı yaşamaya başlayan kadınların kocaları tarafından bulunarak tekrar şiddete maruz kalmaları hatta öldürülmeleri söz konusunu.

Şiddet önleme merkezleri
Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri’nin kurulması ve yapısı konusunda kanunda bulunan belirsizliklerin bu merkezlerin işleyişinde belirsizlikler yaratması beklenmekte. Daha önce konusu geçen cinsel şiddet kriz merkezleri de yasada yer almamakta.

Toplumsal cinsiyet
Toplum tarafından kadın ve erkeğe yüklenen ve sosyal olarak kurgulanan cinsiyetçi roller, beklentiler, tutum ve davranışları, ifade eden toplumsal cinsiyet tanımı yasada yer almamakta.

Kadın örgütlerinin davalalara müdahilliği
Kadın örgütlerinin şiddet gören kadınların davalarına müdahil olma hakkı eskisi gibi hakimin takdirinde olmaya devam edecek. Bunun yanı sıra mağdur yakınları ve şiddete tanıklık edenler koruma kapsamına alınmamış durumda.

Polis ve savcılığın kadına şiddet konusunda özel birimler oluşturması talep edildiyse de bu durum yasada yer almayarak kurulmaları zorunlu bırakılmadı.

Yasada kadına yönelik şiddetin insan haklarına aykırılığına değinilmemekte.

Azmettiriciye ceza yok
Kadına şiddet uygulayanlar cezalandırılsa da şiddetin azmettiricisi ve yardımcılarına her hangi bir ceza öngörülmemekte.
Şiddet gören kadın dışındaki kişilerin de şikayetçi olabilmesini sağlayacak ihbar hakkı tasarının önceki halinde bulunmasına rağmen tasarının son halinden çıkartılmış durumda.

Tedbir kararı kolaylaşmadı
Şiddet gördüğünü belirten kadınların lehine olacak tedbir kararının dosya açıldığı gün verilmesine yönelik düzenleme tasarıdan çıkartıldı. Böylelikle şiddet gören kadınlardan, tedbir kararı verilebilmesi için gördükleri şiddeti ispatlamaları istenecek.

Gericiler değişikliğin bu kadarından bile rahatsız
Yasa tasarısı birçok eksiğine karşın kadını erkeğin şiddetinden koruma iddiasına sahip olması nedeniyle gericilerin hücumuna uğramakta.

Yeni Akit Gazetesi kendisinden bekleneni yaparak yasa tasarısına karşı sert biçimde muhalefet yürütmekte. Konuya ilişkin gazetede yer verilen haberler ve köşe yazıları gerici zihniyeti tüm çıplaklığıyla ortaya koymakta.

Yeni Akit’in görüşlerine başvurduğu Sema Maraşlı daha önce de konuşmacı olarak katıldığı bir etkinlikte kadınlara erkeklerin üstünlüğünü kabul etmeleri yönünde tavsiyede bulunmuştu. İlgili haberimiz için tıklayınız.

Sema Maraşlı: “Gayrimeşru ilişkiler artacak”
İki gün önce gazetede yer alan bir haberde yasa tasarısına ilişkin gerici psikologların görüşlerine yer verildi. Görüşlerine yer verilen psikolog Sema Maraşlı, tasarının Avrupa’yı örnek aldığını belirterek şunları söyledi: “Avrupa, kadınları canavarlaştırdı ve aileler bitti. Aynı şeyi bizim ailemize de yapmaya çalışıyorlar. İnsanlar evlenmekten vazgeçecekler. Bu yüzden gayrimeşru ilişkiler artacak.” Maraşlı, kadına şiddetin abartıldığını iddia ederek, mevcut kanunun erkeğin elini kolunu bağlamış durumda olduğunu söyledi.

Yeni Akit: “Bir kere saç çekmekten ne olacak”
Haberde kadına fiziki ve duygusal şiddetin olağan görüldüğü anlaşılıyor. Şu cümlelerde görüleceği üzere kadının birkaç kez şiddete maruz kalması olağan karşılanıyor:

“Tasarıda itme ve saç çekme de şiddet sayılıyor. Ayrıca hakaret ve para vermeme de duygusal şiddet olarak değerlendiriliyor. Bir kadın ömründe bir kez bile bunlardan birine maruz kalmışsa şiddete uğramış olarak kabul edilecek!”

Dayak yiyen kadın yobazların umrunda mı!
Yeni Akit yazarı Necmettin Turinay, 7 Mart tarihli yazısında yasa tasarısını “AKP iktidarı için büyük bir talihsizlik” olarak tanımladı. Kadının gördüğü şiddet konusunda herhangi bir duyarlılığı olmadığı belli olan Turinay, şiddetle mücadeleyi “kapalı aile sırlarını sokağa saçmaya, dağıtmaya kalkışmak” olarak tanımlıyor:

“Burda ilgili bakanlığın unuttuğu husus şudur: Aileye ve aile içi problemlere nasihatle, şefkatle, himmetle yaklaşmak esastır. Bakanlığın esas görevi budur ve bu olmalıdır. Bundan vazgeçip de kapalı aile sırlarını sokağa saçmaya, dağıtmaya kalkışmak!.. Yeni kurulan bir bakanlığın görevi bu mu olmalıydı? Bu camianın hangi kadın, aile, çocuk vakıfları, hangi muhafazakar ve dindar sivil toplum kuruluşları bakanlığa böyle tavsiyelerde bulunmuştur? Ayrıca böyle kuruluşlarımız var mıdır?”

Kadını değil aileyi korumak gerektiğini öne süren Türinay, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na peygamber sünnetiyle aile danışmanlığı yapmayı önermekte.

(soL - Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.