Sayfa yolu
YKP, Ortadoğu ülkelerinin elçileriyle görüştü
Yayın Tarihi: 27.08.2010 , 18:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Yunanistan Komünist Partisi (YKP) Merkez Komitesi'nden bir delegasyon, Politbüro üyesi Yorgos Marinos başkanlığında Pazar günü düzenlenen ziyaretlerde Yunanistan'daki İran, Lübnan, Suriye ve Filistin Özerk Yönetimi elçilikleriyle görüştü. Delegasyon, İran Büyükelçisi Mehdi Honardoost, Suriye Büyükelçisi Hauda Al-Houmsi, Filistin Özerk Yönetimi Diplomatik Delegasyonu Başkanı Samir Arnou Gazale ve Lübnan Elçiliği'nden Rania El Abdullah'la bir araya geldi.
Görüşmelerin merkezinde, bölgedeki son gelişmeler hakkında YKP'nin bilgilendirilmesi ve YKP'nin, Yunanistan halkı ve bölgedeki diğer halklara yönelen emperyalist planlar ve Yunan Hükümeti PASOK'un bu planlara ortak olmasına karşı politikalarının sunumu vardı.
Yorgos Marinos, Doğu Akdeniz ve Ortadoğu'yu kapsayan bölgedeki gelişmeler karşısında YKP'nin ciddi kaygılar taşıdığını belirtti. Görüşmelerden sonra yaptığı açıklamalarda ise Politbüro üyesi Marinos, iki temel noktanın üzerinde durdu:
* PASOK yönetimi, emperyalist düzenlemelerde eskisinden daha fazla aktif rol oynamak istemektedir.
* Bölgedeki halklar, sınıf hareketi ve tüm anti-emperyalist ve barışsever güçler mücadele için tetikte olmak durumundadır.
Marinos şunları kaydetti: "Emperyalist merkezler tarafından İran, Lübnan, Suriye ve Filistin halklarına karşı oluşturulan yeni savaş senaryoları ve diplomatik entrikalar tehlikeli gelişmelere yol açacaktır, yaptığımız görüşmeler bölge halklarıyla KKE'nin dayanışmasını güçlendirmek adına düzenlenmiştir. Sadece sözle değil uzun yıllardır yürüttüğü sınıfsal, anti-emperyalist mücadeleyle KKE bunu defalarca ortaya koymuştur.
"Bugün, ABD ve İsrail'in AB ve NATO'yla birlikte İran'a karşı yaptığı tehdit edici ultimatomlara karşı mücadele etmek zorundayız. Bu agresifliğe karşı halklarımızın büyük tepkisini ortaya çıkarmak durumundayız.
"Bununla birlikte, İsrail'in Lübnan sınırında artırdığı gerilim, İsrail'İn bölgenin enerji kaynaklarını Lübnan'ın haklarını hiçe sayarak sömürmek istemesinin de bir göstergesidir.
"Bu koşullar altında PASOK yönetiminin ve Avrupa Birliği'nin Ortadoğu konusunda aktif hale gelmesi ve Filistin'deki katliamlarını sürdüren İsraille ilişkilerini derinleştirmesi tehlike uyandırıcıdır. İsrail ve Yunanistan hükümetleri arasında gerçekleşen ziyaretler, halkların çıkarlarını yansıtmamaktadır. Tersine, ekonomik, politik ve askeri işbirliği sözleriyle, içinden geçtiğimiz kapitalist kriz ve emperyalistler arasında artan rekabet döneminde sermayenin karlılığını artırmaya, ham madde ihtiyacına, zengin kaynakların sömürülmesine ve kontrolüne, yatırımların ve pazarların artırılmasına yöneliktir.
"Sözde 'Filistin Yanlısı' söylemiyle bölgedeki etkisini geliştiren Türkiye burjuvazisinin aksine Yunan burjuvazisinin İsrail yanlısı tutumu, sadece emperyalist güçler arasında değil, emperyalist planlar dahilinde bölgesel misyonlar kapmak isteyen güçler arasında da keskin ayrışmalar olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu jeo-politik oyunda tüm güçler kendi ekonomik, askeri ve politik güçlerinin emperyalist piramitte nerede bulunduğuna, uluslararası sistemdeki yerlerine ve jeo-stratejik konumlarına göre rol oynamaktadırlar."
Yorgos Marinos açıklamasına şöyle devam etti: "Bize göre, Doğu Akdeniz'de ve Ortadoğu'da halkların mücadelesi, sadece emperyalistlerle mücadele etmek için değil kendi ülkelerinin koşulları açısından da sınıf eksenli bir politik karaktere sahip olmak durumundadır. Dini, etnik ve ayrılma yanlısı guruplar arasındaki çatışmaların önüne geçecek tek yol budur."
Açıklamanın sonunda YKP'nin talepleri şu şekilde sıralandı:
*Yunanistan Hükümeti İsraille askeri işbirliğini ve tatbikatları durdurmalıdır
*Ülke dışındaki tüm askeri görevler iptal edilmelidir.
*Emperyalist tehditlere karşı bütün ülkelerin egemenliğine ve bölgesel bütünlüğüne saygı duyulmalıdır.
*İşgal altındaki Golan Tepeleri'nden ve Batı Şeria'dan İsrail askerlerinin çekilmesi için çalışılmalıdır.
*Doğu Kudüs başkent olmak üzere Batı Şeria ve Gazze'yi kapsayan bir Filistin Devleti'nin İsrail'in yanında kurulabilmesi için tam bir çözüme gidilmelidir.
*BM'nin 194 nolu çözümü uyarınca Filistinli göçmenlerin ülkelerine dönüşleri gerçekleştirilmelidir.
*Filistinli ve Lübnanlı politik tutsakları İsrail serbest bırakmalıdır.
*Lübnan'ın bölgesel bütünlüğünün sağlanması adına, İsrail'in işgal atında tuttuğu güney Lübnan'dan çekilmesi sağlanmalıdır.
(soL - Dış Haberler)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.