Sayfa yolu
"Türk-Yunan eşgüdüm rejimi" tehlikeli
Yayın Tarihi: 25.05.2010 , 19:42 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:09
22 – 23 Mayıs tarihlerinde, Uluslararası Detant ve Barış için Yunan Komitesi’nin ev sahipliğinde Yunanistan’ın Lesvos (Midilli) adasında Tüm Kıbrıs Barış Konseyi ve Barış Derneği temsilcilerinin katılımıyla “NATO’nın Ege’ye Yönelik Emperyalist Planlarına Karşı Halkların Mücadelesi” konulu toplantı gerçekleştirildi.
2010’un Aralık ayında son derece saldırgan bir doktrini onaylamaya hazırlanan NATO’nun, bölgemize dönük ciddi bir tehlike oluşturan planlarının “Ege’nin birleştirilmesi” kılıfı altında devreye sokulacağı ifade edildi. Komiteler arası görüşmelerde, Yunanistan ve Türkiye hükümetleri arasında geçtiğimiz günlerde gerçekleşen görüşmelerin, halklar için tehlikesine işaret edildi. Görüşmelerde, bölgede barış ve güvenliğin aleyhine bir “Türk – Yunan eşgüdüm rejimi”nin yaratılması aracılığıyla, Ege’de yapılacak düzenlemelerin NATO’nun düzenli faaliyetini kolaylaştıracağı belirtildi. Bu bağlamda emperyalist güçlerin önümüzdeki dönemde Ege’deki bütün anlaşmazlıkların “istikrar kavuşturulmasına” çabalayacakları vurgulandı.
Sappho Meydanı’nda gerçekleştirilen açık hava toplantısında konuşma yapan Yunanistan Komünist Partisi milletvekili ve Yunan Barış Komitesi Başkanı Vera Nikolaidou, Papandreu’nun İstanbul’a yaptığı ziyaretin ardından Erdoğan’ın Atina’ya yaptığı ziyaret esnasında imzalanan ekonomik anlaşmaların tamamen sermayenin çıkarlarına hizmet ettiğini ve Yunan halkının bunun farkında olduğunu ifade etti. Nâzım Hikmet’in 1951 yılındaki barış mesajına atıfta bulunan Nikolaidou, Türkiye ve Yunanistan halklarının ortak düşmana sahip olduğunu belirterek, iki halkın birlikte geliştireceği ortak mücadele kültürünün önemine işaret etti.
Açık hava toplantısında konuşma yapan Barış Derneği temsilcisi Ülkü Sözbir, sözlerine Yunanistan’da hükümetin emekçi düşmanı saldırılarına karşı grevlerle direnen Yunan halkı ve işçi sınıfına, AKP hükümetinin benzer politikalarına karşı onurlu bir duruşa imza atarak direnen TEKEL işçilerinin selamlarını ileterek başladı. PASOK hükümetinin, krizin faturasını emekçilere kesmeye kalkan politikalarını yakından tanıdıklarını belirten Sözbir, her tür NATO’cu plana, bu zemindeki her tür eşgüdüm projesine karşı NATO'dan çıkılması gerektiğini belirtti. Sözbir, halklar arasında barış, kardeşlik ve işbirliği köprüsünün güçlenmesi adına karşılıklı daha aktif politikalar ve somut çalışmalara ihtiyaç olduğunu ve bu ihtiyacın önümüzdeki dönemde daha fazla kendisini hissettireceğini de kaydetti.
Tüm Kıbrıs Barış Konseyi adına birer konuşma yapan Yannakis Skordis ve Abdullah Korkmazhan da Kıbrıs sorununun tarihsel arka planına ayrıntılı olarak değindikten sonra, adada çözüme imzayı emperyalizmin ve dış güçlerin değil, sadece ada halkının atabileceğini vurguladılar.
İki gün süren karşılıklı görüşmeler ve etkinlikler, 23 Mayıs akşamı ada halkının katılımıyla gerçekleşen “Barış Yürüyüşü” ile son buldu.
(soL - Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.