Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Körfez sermayesi Türkiye’ye yöneliyor

Körfez sermayesinin son 10 yılda 30 milyar dolar yatırım yaptığı Türkiye’ye Körfez’den önümüzdeki dönem bir o kadar daha yatırım gelmesi bekleniyor. Bununla birlikte körfez ülkeleriyle ticaretin artış eğiliminde olduğu görülmekte.

Yayın Tarihi: 07.02.2012 , 20:05 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:30

Türkiye’ye son 10 yılda 30 milyar dolara yakın doğrudan sermaye yatırımı yapan Körfez ülkelerinin ilerleyen süreçte yatırımlarını artması beklenmekte.

Körfez ülkeleri, Basra Körfezi'nin etrafındaki İran ve Irak dışında kalan sünni monarşilere verilen isim.

Fonlarının 1,8 trilyon dolarını dış yatırımlarda kullanan Körfez sermayesinin önümüzdeki yıllarda enerji, sağlık, gayrimenkul, altyapı, sanayi, bayındırlık gibi alanlara yönelerek Türkiye’deki sermayesini iki katına çıkartabileceği tartışılmakta. Hali hazırdaki yatırım miktarının 1,8 milyar dolar göz önünde bulundurulduğunda yetersiz olduğu ifade edilmekte.

Dubai Islamic Bank’ın MNG Bank’ı, Dubai merkezli Abu-Alhaj Holdin’in İktisat Yatırım’ı, Kuveytli yatırım grubu The International Investor’un Adabank’ı, Kuwait Investment Authority Fon’u halka arz edilen Halkbank’ın yüzde 10’luk kısmını satın aldı. Suudi Arabistan bankası The National Commercial Bank (NCB), Türkiye Finans’a ortak oldu. Kuveyt Türk toplamda 450 milyon Dolarlık sukuk (faizsiz bono) ihracı gerçekleştirdi.

Arap sermayesi banka kuracak
Ortaklık ya da satın almanın yanı sıra Arap sermayesinin Türkiye’de sıfırdan yeni bankalar kurması da söz konusu. Arap Bankalar Birliği Başkanı Adnan Ahmed Yusuf Abdülmalik, geçtiğimiz yıl yapmış olduğu açıklamada Körfez ülkelerinden, özellikle de Katar'dan büyük sermaye gruplarının Türkiye'deki bankacılık sektörüyle ilgilendiklerini duyurarak, sıfırdan banka kurmak isteyenler olduğunu belirtmişti.

Körfez sermayesinin bankacılık alanı dışında da çok sayıda yatırım yapmış olduğu görülmekte. Abraaj Capital’in Acıbadem Hastanesi’ne ve yat şirketi Numarine’ye ortak olması, Oger’ın Türk Telekom’u, Kuwait Investment Authority’ın Cevahir İş Merkezi’ni, Kuveytli NBK Capital Equity Partners’in Yudum Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’yi, Kuveytli Alamana Industries’in İzocam’ın hisselerinin bir bölümünü satın alması yapılan yatırımların bir bölümünü oluşturmakta.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’deki kayıt dışı paranın önemli bölümünün Kuzey Irak’tan geldiğini belirtmiş ancak bu paranın ne kadarının Kuzey Irak’tan geldiğine açıklık getirmemişti. İlligi haberimiz için tıklayınız.

ABD’deki kriz ve Ortadoğu’daki siyasi atmosfer Türkiye’ye yöneltti
Körfez sermayesi için Türkiye’yi daha cazip hale getirme çalışmalarının dışında ABD’deki mortgage krizi ve Ortadoğu’daki olumsuz siyasi atmosfer nedeniyle Türkiye’nin Körfez sermayesi için çekiciliğinin arttığı görülüyor.

Sermaye yatırımlarıyla birlikte Türkiye’ye kayıt dışı yolardan giren Körfez sermayesi bir dönem yoğun olarak tartışılmıştı. Ekim 2008’de başlayan yüksek miktarda kayıt dışı sermaye girişi Ocak 2009’da normal düzeye dönmüştü. AKP destekçileri bu artışı Erdoğan’ın Davos’ta sergilediği “one minute” şovuna bağlasa da kayıt dışındaki yükselişin şovun yapıldığı Ocak ayında normale döndüğü görülmüştü. Bu artışın nedeninin hayali dış politika başarılarının dışında aranmaması gerektiği düşünülmekte.

Körfez ülkeleri ve Kuzey Irak’la ticaret artıyor
Körfez ülkeleriyle dış ticaretin de gelişmekte olduğu görülüyor. Bu ülkelere yapılan ihracat miktarlarına Dolar cinsinden bakıldığında 2010 yılından 2011’e Suudi Arabistan’ın 2 milyar 217 milyondan 2 milyar 764 milyona, Katar’ın 162 milyondan 188 milyona, Birleşik Arap Emirlikleri’nin 3 milyon 332 milyondan 3 milyon 713 milyona, Umman’ın 129 milyondan 215 milyona çıktığı görülmekte. Bahreyn ve Kuveyt’e lan ihticatta küçük azalmalar görülmese de Körfez ülkelerinin toplamında yaşanan ciddi artış göze çarpıyor. 2010’dan 2011’e Bahreyn’e ihracat Dolar cinsinden 172 milyondan 160 milyona gerilerken, Kuveyt’te ise 395 milyondan 297 milyona gerilemişti.

Körfez ülkelerinin yanı sıra Kuzey Irakla olan ticaretin de artış eğiliminde olduğu görülüyor. 2010 yılından 2011 yılına Irak’a olan ihracat 6 milyar Dolar’dan 8 milyar 315 milyon Dolar’a çıkmıştı. Türkiye’nin Irak ile ticaretinin yüzde 70’ine yakını Kuzey Irak’la yapılmakta.

(soL - Ekonomi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.