Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

IMF gitti OECD geldi!

OECD yayınladığı yeni raporda, Türkiye'ye esnekleşme, eğitim müfredatının piyasanın ihtiyaçlarına uygun hale getirilmesi, kamu mülkiyetinin azaltılması gibi tavsiyelerde bulunuyor. OECD'nin tavsiyeleri, IMF'nin dayatmalarını aratmıyor.

Yayın Tarihi: 12.03.2010 , 09:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) üye ülke ekonomileri konusunda tavsiyeleri ile reformlar konusunda kaydedilen gelişmelere yer verilen ve 2005’ten bu yana yayımlanan, "Going for Growth (Büyümeye Geçiş) 2010" raporu yayınlandı.

Raporda OECD, Türkiye’de emek maliyetinin azaltılması ve emek piyasa esnekliğinin artırılmasına yönelik reformların son derece sınırlı olduğunu öne sürerek, Türkiye’nin atması gereken acil adımları açıklıyor. Bu tavsiyeler arasında kıdem tazminatlarının kaldırılması, erken emekliliğin özendirilmemesi, orta öğretim müfredatının istihdam piyasası ihtiyaçlarına göre revize edilmesi, asgari ücretin ortalama ücrete göre daha düşük tutulması, kamu mülkiyeti kapsamının daraltılması gibi emek düşmanı istekler bulunuyor.

"Geçici işçiliği kolaylaştırın"
OECD’nin “acil öncelikli” tavsiyelerinin ilki, istihdamı koruma mevzuatında reform yapılması olarak belirtilmiş. OECD’ye göre istihdamın korunması için hem kıdem tazminatlarında reforma gidilmeli hem de geçici işçiliğin kolaylaştırılması gerekmekte. Kısaca güvencesiz ve esnek çalışma koşullarını uygularsanız istihdamda azalma yaşamazsınız denmekte. Bu durum işçilere düşen maaşlar ve artan çalışma saatleri olarak geri dönecek.

Bir diğer emek düşmanı tavsiye ise emekli işçilerin kıdem tazminatı haklarının kaldırılması ve erken emeklilik teşviklerinin azaltılması. OECD’nin Türkiye ile ilgili yayınladığı raporlarda sürekli olarak kıdem tazminatı uygulamasının kaldırılması gerekliliğini vurguladığı da biliniyor.

"Müfredatı piyasa ihtiyaçlarına göre düzenleyin"
OECD orta öğretim reformu ile ilgili tavsiyelerinde, müfredatın piyasa ihtiyaçlarına göre revize edilmesini ve okullara öğrenci sayısına göre fon ayrılması gerektiğini belirtti. Buna göre orta öğretim sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda şekillenecek ve bilimsel eğitim bir kenara bırakılacak. Ayrıca okullara verilen yönetimsel sorumluluk ve yeni fonlama modeli öğrenci velilerinin okullara daha fazla para vermesi anlamına gelecek, ücretsiz eğitim ise OECD tavsiyeleri doğrultusunda bir hak olmaktan çıkacak.

OECD’nin ekonomik verimlilik için öne sürdüğü en ağır şart ise asgari ücretin, ortalama ücrete göre daha düşük tutulması oldu. Asgari ücretin açlık sınırından bile düşük olduğu ülkemizde bu ücretin genel ortalamaya göre daha da düşük olmasını istemek, emeğe yönelik en ağır saldırılardan biridir. Buna ek olarak emek üzerindeki vergi takozunun da kaldırılması isteniyor. Vergi takozu bir çalışan başına devlete ödenen vergi ile sosyal güvenlik kesintisinin toplamını ifade ediyor. Ancak kaldırılması ya da eksiltilmesi istenen işveren payıdır. 2004 yılından beri burjuva basınını takip ettiğimizde, vergi takozunun işveren büyük maliyet oluşturduğu tekrarlanıp duruyor. OECD raporunda geçen emeğin asgari maliyetinin azaltılması ibaresi de kaldırılması istenen vergi takozunun işçi açısından bir rahatlama sağlamayacağı aksine patronlar için yaratılmak istenen “emek cennetine” katkı koyacağı açıktır.

Kamu mülkiyetini azaltın
Ayrıca ulusal enerji, telekomünikasyon, ulaşım ve bankacılık girişimlerinin özelleştirilmesini, yabancı mülkiyet önündeki engelleri kaldırarak kolaylaştırın deniliyor ve AKP hükümetini yabancı mülkiyet üst sınırı kaldırıldı ve/veya muafiyet getirildi ve özelleştirme ihaleleri 2006 yılında telekomünikasyon, petrol rafinericiliği ve petrokimya firmalarında yabancı yatırımcıların denetim hisselerini ele geçirmeleri sonucuna yol açacak şekilde yabancılara açıldı denilerek övülüyor.

OECD’nin son raporu, şçilerin kiralanabildiği, “esnek” çalışma saatlerine sahip, kıdem tazminatsız bir şekilde her an kovulma korkusuyla çalışan işçilerin olduğu, emek maliyetlerinin düşürüldüğü, okullarında piyasa ihtiyacına göre dersler verilen ve stratejik tüm sektörlerin yabancı ağırlıklı olduğu bir Türkiye. OECD'nin son yayınladığı raporu ile aslında AKP hükümetinin programını rapor etmiş olduğu şeklinde değerlendirildi.

Rapora ulaşmak için: http://www.oecd.org/dataoecd/19/35/44652674.pdf

(soL-Ekonomi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.