Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İmalat sanayinde son parlama

İmalat sanayi, Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 20,5 daha fazla üretim yaptı. Artışta motorlu kara taşıtları ve sermaye malları üretimi lokomotiflik yaptı. Her iki sektörün geçen yıl de kriz sonrasında en ciddi üretim kısan sektörler olması dikkat çekiyor.

Yayın Tarihi: 08.04.2010 , 17:58 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Şubat ayı sanayi üretim verileri, hükümet propagandası için cımbızlanacak cazip rakamlar barındırırken ayrıntılarında sanayisizleşmenin gizlenemeyen karanlığını yansıtıyor.

Nitekim 2005 yılı için 100 seviyesi baz alındığında imalat sanayi, 2008 Şubatındaki 109,8 seviyesinden 2009 Şubatında 81,2 seviyesine kadar düşmüştü. 2010 Şubatındaki 97,8 seviyesi, 2009 yılına göre doğal olarak ciddi bir sıçrama ifade ediyor ama kriz öncesine göre üretimin hâlâ yüzde 10,9 daha aşağıda seyrettiğini de gösteriyor. Baz etkisi denen bu durum, Şubat ayı için maksimum seviyeye ulaşmış durumda ve bundan sonra hızla etkisini yitirecek. Zaten üretimin 2005 seviyesinin (100) bile altında olması, fazla söze gerek bırakmıyor.

Kişi başı sanayi üretiminin on yıllardır yerinde saydığı ülkemizde AKP’nin “büyüyoruz” söylemi, döviz cinsinden hesaplanan ve başta finans kesimi olmak üzere hizmet sektörünü de kapsayan verilere dayanıyor. Ama 1999 ya da 2005 yılında 100 kabul edilen üretim seviyesinin niye bu halde olduğunu kimse sorgulamıyor.

‘Teğet’ söylemi, tekrarlanacak
Bu durumdan AKP’nin birinci çeyrek büyüme rakamlarına dikkat çekerek fayda sağlamaya çalışacağına kesin gözüyle bakılıyor. Kuvvetli baz etkisi, yüzde 10’u geçen çeyreklik büyüme hızıyla sonuçlanabilir. Halbuki diğer üç çeyrek de eklendikten sonra 2010 yılının toplam büyümesi yüzde 5’i aşamayacak durumda. AKP, bir erken seçim gündeme gelirse sadece ilk çeyrek sanayi ve gelir rakamlarını göstererek ve “iki basamaklı büyüdük, kriz teğet geçti” diye propaganda yapabilecek.

Otomotiv ve makine sektörü hızlı düştü, hızlı çıkıyor
Bazı sektörlerin kriz öncesi zirve üretim seviyesine göre (Mart 2008) hem de kriz sonrası dibe göre (Şubat 2009) Şubat 2010 tarihinde gelmiş oldukları seviyeler ciddi farklılıklar sergiliyor. Buna göre madencilik (%117) ve motorlu kara taşıtları (%71) ekonominin lokomotifliğini yapıyorlar. Makina ve genel olarak sermaye malı üretimindeki canlanma ise 2009 yılı boyunca görülen çok düşük seviyelerin toparlanması anlamına geliyor.

Yıllık bazda üretimini en az artırabilen sektörler ise enerji, ana metal ve basın-yayın olarak sıralanıyor. Kriz öncesine göreyse yine madencilik yüzde 17’ye yakın artışla dikkat çekiyor. Petroldeki fiyat düşüşü yüzünden petrol-enerji sektörünü saymazsak, kalan tüm sektörler hala kriz öncesi seviyenin altında üretim yapıyorlar.

En iyi durumdakiler yüzde 2,7 kayıpla gıda, yüzde 5 kayıpla kimya ve kağıt, yüzde 11-12 kayıpla da tekstil ve konfeksiyon sektörleri. En kötü durumdakiler ise yüzde 49 ile büro makineleri, yüzde 37 ile motorlu kara taşıtları, yüzde 33,5 ile sermaye malı üretimi, yüzde 30 ile de ana metal sanayi.

Arındırılmış veriler

TUİK tarafından açıklanan mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış verilere göre ise yataylaşmaya başlayan aylık bazdaki büyüme, biraz ivme kazandı. Buna göre 2008 Mart ayında 120 endeksle zirve noktasına ulaşan imalat sanayi üretimi tam bir yıl sonrasında 2009 Martında 93,3 noktasına çöktükten sonra Şubat 2010’da 111,2 seviyesine ulaştı. Bu seviye, 2006 sonundaki arındırılmış üretim endeksine denk geliyor ve sonuçta AKP’nin üç yılı aşkın bir süredir sanayide boşa kürek çekilmesiyle böbürlenmekte olduğunu açığa çıkarıyor.
(soL-Ekonomi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.