Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Avrupa'da 'sol' yükseldiyse piyasalar niye panikte değil?

Haftasonu yapılan seçimlerde Fransa ve Yunanistan'da alınan sonuçlar, ekonomik kriz karşısında Almanya ve Fransa'nın başını çektiği yaptırım politikasının sonunun gelebileceği düşüncesini doğurdu. Oysa piyasalar rahat: İki ülkede de oluşan tablonun, politikalara engel teşkil etmeyeceği düşüncesi yaygın.

Yayın Tarihi: 08.05.2012 , 10:38 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:33

Avrupa Birliği, uzun süredir çeşitli ülkeleri dibe çeken ekonomik krizin daha da yayılmasına izin vermeden bir çözüm bulmaya çalışıyor. İki senedir bu krizler karşısında Alman Başbakanı Angela Merkel ve Fransız Başbakan Nicolas Sarkozy'nin ortak politikası, kısaca adlandırıldığı biçimiyle "Merkozy" politikası uygulanıyordu.

Merkozy politikasının özü, aşırı kemer sıkma önlemleriydi. Şimdi haftasonu Fransa'da Sarkozy'nin gitmesi ve yerine François Hollande'ın gelmesiyle birlikte bu politikanın sona erip ermeyeceği tartışma konusu.

Haftasonu yapılan seçimlerde Avrupa halklarının kemer sıkma politikalarından bıkmış olduğu açıkça görüldü. Yunanistan'da halk bu politikaların uygulayıcısı olan ve yıllardır sırayla iktidara gelen iki büyük partinin oy oranını çok düşürerek tepkisini gösterdi.

Fransa'da Hollande'ın sandıktan galip çıkmasında da bunun etkisi vardı. Hollande, seçim kampanyası döneminde "Bu iş yalnızca kemer sıkma politikalarıyla olmaz" vurgusunu yaptı, bu yaptırımların büyüme politikalarıyla desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Buna rağmen, birçok kesim Hollande'ın bu ifadelerinin lafta kalacağı kanısında. En başta da piyasalar.

"Piyasa Hollande'ı yola getirir"
Pazartesi günü sabah saatlerinde Avrupa borsaları önceki günün seçim sonuçlarından dolayı bir düşüş yaşasa da, ilerleyen saatlerde borsalar "toparladı". Bunda, piyasa aktörlerinin "iç rahatlatıcı" analizlerinin payı büyük.

İçi rahat olanların başında, ilginç fakat Alman hükümeti geliyor. Alman Dış İlişkiler Konseyi'nden Fransa uzmanı Claire Demesmay, Hollande'ın huy olarak Merkel'e Sarkozy'den daha çok benzediği kanısında: "Hollande pragmatik biri, tavizde bulunmaya hazır, bütçe disiplinini kabul ediyor ve piyasaların da büyük baskısı altında olacak. Yaz bittiğinde, parlamento seçimleri de yapıldığında, tasarruf yapmaya ve reformları zorlamaya başlamak zorunda kalacak."

Merkel çağırdı, Hollande ilk iş Berlin yolcusu
Hollande'ın iktidara gelişi, kimse için sürpriz olmadı. Piyasaların rahat olmasının bir sebebi de bu. Almanya da Hollande iktidarına dair hazırlıklarını yapmış durumda. Anlaşıldığı kadarıyla Alman hükümeti, Hollande'ın, Merkozy politikalarında kimi unsurlara itiraz edeceği, işin içine biraz daha büyüme odaklı politikalar sokmak isteyeceği, ama sonuçta yürümekte olan politikalarla büyük oranda uzlaşacağı kanısında.

Aslında Fransa'da seçim döneminde Alman hükümeti, açıkça Sarkozy'den yana tavır almıştı. Alman sosyal demokrat partisi SPD'den bir milletvekili de Merkel hükümetinin Hollande karşıtı tavrına tepki göstererek, "Merkel çok iyi biliyor ki Hollande'ın mali politikayı yırtıp atmak ve bir yığın borç takmak isteyen biri olduğu iddiası bir yalan" demişti.

Oysa Almanya hazırlıklarını zaten yaptı. Hollande'ın bunu isteyip istemeyecek bir insan olması bir yana, Merkel Fransa'nın istese de yürürlükte olan mali politikayı yırtıp atamayacağını düşünüyor. Merkel ise, mali politikanın "yeniden görüşülmesinin" söz konusu olmadığını belirtti.

Ama Merkel hükümeti, Hollande'la uzlaşmak üzere birtakım rötuşlar yapabileceklerinin de sinyalini veriyor. Merkel, Hamburger Abendblatt'a verdiği demeçte "Büyümenin her zaman çok paraya mal olduğu ve pahalı teşvik programlarının sonucu olabileceği fikrinden kurtulmamız önemli" dedi. Krizde çıkışın ise "sağlam maliye ile büyüme ve istihdam araçları" olmak üzere iki ayağa oturduğunu söyledi. Bu formülasyon, Hollande'ın da kolayca kabul edebileceği bir formülasyon.

Hollande'ı seçim zaferi sonrası ilk kutlayan lider de Merkel oldu. Merkel, Hollande'ı Almanya'ya davet etti. Hollande, bu davete hemen haftaya icabet edeceğini açıkladı.

Yunanistan'da "radikaller" ne yapacak?
Fransa'daki seçim sonuçlarından dolayı piyasa aktörleri daha rahat olsa da, Yunanistan'da işler daha karmaşık. Sağcı Yeni Demokrasi'nin (ND) ardından, sosyal demokrat PASOK'un solunda duran Syriza'nın ikinci parti olması hesapları karıştırıyor. Buna, iki senedir AB'nin Merkozy politikaları kapsamındaki yaptırımlarına karşı işçi sınıfının direnişinde ön safta yer alan Yunanistan Komünist Partisi'nin (KKE) oyunu biraz daha artırmış olması ve Avrupa karşıtı söylemi de kullanan faşist Altın Şafak'ın beklenmedik güçlenmesi de eklenince, tablo daha da karmaşıklaşıyor.

Ancak buna rağmen Yunanistan seçimleri de piyasaları paniğe sevk etmedi. ND zaten AB politikalarının uygulayıcısıydı. Asıl rahatlığı ise ikinci parti olan Syriza'nın "avro bölgesinden çıkılmaması gerektiğini" savunması sağlıyor. Syriza kemer sıkma politikalarına karşı bir retorik geliştirmiş olsa da, avro bölgesinden çıkmadan bundan farklı bir politikayı nasıl uygulayabileceği kocaman bir soru işareti. Tam da bu nedenle Yunanistan Komünist Partisi (KKE), Syriza'yla herhangi bir koalisyon düşüncesini daha seçimlerden önce reddetti ve bu kararını seçimlerden hemen sonraki akşam bir kez daha tekrarladı.

Bu bakımdan Fransa'da Hollande'ın başa gelmiş olması, aslında Yunanistan düşünüldüğünde piyasanın daha çok işine gelmiş olabilir. Hollande'ın kemer sıkma politikalarını özünü değiştirmeden "büyüme stratejisi" sosuna bulaması, Yunanistan'da Syriza'nın parçası olacağı bir hükümetin bu paketi kabul etmesini kolaylaştırabilir. Diğer yandan Syriza'sız bir hükümet formülü bulunursa, zaten Almanya için herhangi bir sorun olmayacak.

Almanya ise Sarkozy'yi kaybetti ama kendine daha uyumlu bir müttefik bulacağını düşünenler de var. Öyle olmasa bile, Almanya'nın elinde büyük bir baskı aracı olarak ekonomik güç olduğu gibi duruyor.

(soL-Dış Haberler)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.