Sayfa yolu
AB'de Almanya'nın istediği oldu
Yayın Tarihi: 03.03.2012 , 12:56 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:31
Yeni bir borç krizini önleme gerekçesiyle gündeme getirilen ve AB anlaşmalarında kökten bir değişiklik yapılması planlarının İngiltere'nin vetosu nedeniyle engellenmesinin ardından tasarlanan mali anlaşma, İngiltere ve Çek Cumhuriyeti dışındaki 25 AB üyesi ülkenin devlet ve hükümet başkanları tarafından dün imzalandı.
AB Komisyonu'na aşırı bütçe açığı veren üye ülkeleri cezalandırma yetkisi veren anlaşma, Euro Bölgesi ülkelerine ortak kurumlar ve mali işlem vergisi sistemi getirirken, Euro Bölgesi'ndeki 17 ülkenin denk bütçe yapacakları taahhüdünü anayasalarına koyması zorunluluğunu da getiriyor. Bu haliyle ve taraf ülkelerin bütçe yapma yetkilerini Brüksel'e devretmelerini zorunlu kılmasıyla, AB üyesi ülkelerin egemenlik haklarını daha da azaltacak.
Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin öncülüğünde gündeme getirilen mali anlaşma, Almanya'nın AB içindeki hegemonyasını da ciddi şekilde artıracak.
AB'nin merkezi iktidarını oluşturan Almanya'nın gündeme getirdiği ve kabul edilmesi konusunda ciddi bir basınç uyguladığı anlaşmanın, "ekonomisi daha sağlıklı ülkelere kurallar konusunda esneklik sağlanabileceği" yönündeki maddesi, Almanya'nın Avrupa'nın borç krizini, AB üyesi ülkeler üzerindeki hegemonyasını artırma yönünde fırsata dönüştürdüğüne işaret ediyor.
Liderler imzaladı, sıra parlamentoların ve halkın onaylamasında
Anlaşma, Euro Bölgesi'ne üye 17 AB ülkesinin en az 12'sinde onaylanmasının ardından 1 Ocak 2013 tarihinde yürürlüğe girecek. Fakat, AB liderler zirvesinin dünkü oturumunda hükümetlerarası kabul aşamasını geçen anlaşmayı, yürürlüğe girmesinin hedeflendiği 1 Ocak 2013 tarihine kadar belli güçlükler barındıran bir süreç bekliyor.
Üye ülkelerin hazırladıkları yıllık bütçelerin yürürlüğe girmezden önce Brüksel'in denetiminden geçmesini ve kurallara uymayan ülkelerin otomatik olarak cezalandırılmasını öngören mali anlaşma, imza koyan ülkelerden 11'inin ülke parlamentolarında, İrlanda'da ise referandumla onaylamasının ardından yürürlüğe girebilecek.
Anlaşma Euro Bölgesi üyesi 17 ülkeyi bağlıyor. AB anlaşmalarında kökten bir değişiklik yapılması planlarının İngiltere'nin "çıkarları zedelendiği" gerekçesiyle veto etmesiyle engellemesinin ardından tasarlanan anlaşmada imzası bulunan diğer AB ülkelerinin de Euro'ya geçene kadar istedikleri maddeyi uygulayabileceği belirtiliyor.
Almanya'dan havuç ve sopa
AB liderler zirvesinin son gününde üye ülkelerin liderleri tarafından imzalanan yeni mali anlaşma, Yunanistan'da kabul ettirilmeye çalışılan modelin tüm AB ülkelerine uygulanmaya çalışılacağını gösteriyor.
Almanya Başbakanı Angela Merkel'in "elimizde iki araç var. Biri mali anlaşma, diğer Avrupa için kalıcı bir kurtarma mekanizması. İkisi birbirine bağlı" ifadesi, Almanya'nın, yeni bir mali rejim kuracak olan anlaşmanın üye ülkelerin kendi parlamentolarında veya referandumlarında oylanması aşamasına yönelik basıncı olarak okunabiliyor.
Merkel bu ifadesinin devamında, "bu durum, gelecekte, kalıcı kurtarma mekanizmasından sadece mali anlaşmayı kabul etmiş olan ülkelerin yararlanabileceğini gösterdiği"ni belirterek, mali anlaşmayı parlamentolarından geçiremeyen, referandumla onaylatamayan ülkelerin, AB'nin kurtarma fonu olarak devreye girecek olan Avrupa Kurtarma Mekanizması'nın (ESM) da dışında kalacağını ve borç kamçısının üye ülkeler üzerinde kullanılacağı tehdidinde bulunuyor.
Avrupa'da üçüncü yılına giren krizin önümüzdeki süreçte nasıl yönetileceği ile ilgili tartışmalarla gündeme gelen ESM'nin, başlangıçta 2013 yılı ortasında devreye girmesi ara süreçte ise krizdeki ülkeler için oluşturulan Avrupa Finansal İstikrar Fonu'nun (EFSF) işlevsel olması planlanmakla birlikte, krizin hızla derinleşmesi üzerine bu yılın Temmuz ayında devreye alınmasına karar verilmişti. 370 milyar Euro sermayeli EFSF'den, İrlanda, Portekiz ve Yunanistan "kurtarma" programları için yaklaşık olarak 120 milyar Euro kullanıldı.
Yunanistan için planlanan 130 milyar Euro'luk ikinci "kurtarma" paketinin aslında ülkenin iflasını maskelemek, Yunanistan'ın iflasının krizin İspanya, İrlanda, Portekiz, İtalya gibi AB üyesi ülkelerin ötesinde dünya ekonomisine de zarar vermesinin önüne geçmek için gündeme getirildiği, krizin faturasının ise Yunan halkına kesildiği açıkken, Merkel'in AB'nin yeni mali rejim anlaşmasını parlamentolarından geçiremeyen üye ülkelere yönelik şantajı da daha görünür hale geliyor.
(soL-Ekonomi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.