Suriye'de bir Türk generalin tutuklandığı iddia edildi!

Lübnan'ın El Meyadin televizyonu Halep'te silahlı muhaliflere düzenlenen operasyonda yakalananlar arasında bir Türk generalinin de olduğunu iddia etti. Generalin Halep'i ele geçirmeye çalışan muhaliflere komuta ettiği öne sürüldü.
Pazartesi, 06 Ağustos 2012 11:15

Son günlerde medyada arka arkaya yayımlanan pek çok haber, başta Suriye konusunda olmak üzere, "kimsenin iç işlerine karışmayız" iddiasını sürekli tekrar eden AKP iktidarının hiçbir gerekçenin arkasına sığınılamayacak denli kirli işlerini açığa sererken, Türkiye toplumunun da aylardır nasıl bir kandırmacanın içine hapsedilmeye çalışıldığını ortaya koyuyor.

Lübnan'dan yayın yapan el-Meyadin televizyonunda dün yayımlanan bir haberde, Suriye güvenlik yetkililerinin, Suriye Ordusu'nun Halep kentinde silahlı muhaliflere yönelik düzenlediği operasyonlarda 8 yabancı uyruklu teröristin ele geçirildiğini ve tutuklananlar arasında bir de Türk generalinin bulunduğunu söyledikleri bildirildi. İran'ın resmi haber ajansı Fars da, el-Meyadin'e dayandırdığı haberinde yakalanan Türk generalin, Halep'in kontrolünü ele geçirmeye çalışan silahlı muhaliflere komuta ettiğini duyurdu.

Suriye Ordusu ile silahlı muhalifler arasında yaşanan çatışma sırasında yakalandığı belirtilen Türk generalin ismi açıklanmazken, Suriye resmi kaynaklarının, "Türk generalin, yakalanmasının ardından sorgulanmak üzere Şam'a götürüldüğü" bilgisini verdiği ifade edildi. Suriyeli gazeteci Maya Naser ise Twitter hesabında, "Türk generalin, silahlı muhaliflerce Suriye'de kaçırılan 48 İranlı Şii hacıyla takas edilmesi için müzakerelerin sürdüğü"nü ileri sürdü. Türkiye Dışişleri Bakanlığı konuya ilişkin resmi bir açıklama yapmadı. Hürriyet'te çıkan bir haberde ise, ismi bildirilmeyen bakanlık yetkililerinin, "daha önce de spekülatif haberler yayımladığı bilinen Fars'ın sözkonusu haberinin de yalan olduğu" yönündeki açıklaması yer aldı.

Haberin asıl kaynağının el-Meyadin televizyonu olduğu gerçeğinin göz ardı edildiği dikkat çekerken, Hürriyet'in Fars haber ajansının haberlerinin yalan olduğu iddiası, konuyla ilgili haberinde, geçtiğimiz günlerde yakalanan sayıları 40'ı aşan silahlı muhaliflerin arasında Türk subaylarının da bulunduğu yönündeki iddiaların hatırlatılmasının yarattığı rahatsızlıkla ilgili olabileceği akla geldi.

Fars'ın haberinde, daha önce de Suriye'nin çeşitli yerelliklerinde 40 Türk subayının Suriye güvenlik güçlerince ele geçirildiği, Türkiye tarafının, yakalananların serbest bırakılması yönündeki çabalarının başarısızlıkla sonuçlandığı ifade edildi. Ayrıca, ABD, Katar ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin yanı sıra Türkiye'nin de Suriye yönetimine karşı silahlı eylemlerde bulunan muhalif gruplara destek verdiği vurgulandı.

Türkiye'nin Özgür Suriye Ordusu olarak anılan silahlı muhaliflerin komuta kademesini Türkiye topraklarında barındırması, muhalifleri silahlandırması ve eğitim vermesi yönündeki uzun süredir bilinen gayrımeşru faaliyetleri ise artık Suriye'ye yönelik saldırganlığın en önemli cephesi olan Batı ana akım medyasının bile neredeyse her gün bir haberine konu olmaya başladı.

En son, ABD'de yayımlanan New York Times gazetesi, Türkiye'yi, Suudi Arabistan ve Katar ile birlikte Suriye'deki isyancılara silah sağlayan ülkeler arasında saydı. Steven Lee Myers ve Tom Shanker imzasıyla yayınlanan haberde, "ABD hükümeti isyancılara doğrudan silah vermeyi istemediğinden tıbbi malzeme ve iletişim araçları için onlara 25 milyon dolarlık yardımı kabul etti. Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan gibi diğer ülkeler, CIA'den bazı subayların gözetiminde isyancılara silah tedarik ediyor. Bu CIA yetkilileri Suriye içinde ve dışında politik liderlerle isyancıları birleştirmeye dönük çabalarda dışişleri bakanlığı yetkilileriyle birlikte çalışıyor. Geçen ay Hazine Bakanlığı 'Suriye Destek Grubu' adlı yeni bir Amerikan organizasyonuna isyancılara para toplaması için izin verdi" ifadesi yer aldı.

31 Temmuz tarihli bir NBC haberinde ise, Türkiye'nin silahlı muhaliflere füze verdiği, MANPADs olarak bilinen füzelerin tipinin tam olarak bilinmediği kaydedildi.

Hükümetin "biz hiçkimsenin içişlerine karışmayız" iddiası...
AKP hükümetinin, Türkiye'nin Orta Doğu'da ülkelerin içişlerine karıştığı yönündeki eleştirilere her seferinde, "ne yanıbaşımızdaki ülkelerin, ne de uzak ülkelerin hiçbirisinin içişlerine karışmak gibi bir niyetimiz hiçbir zaman olmadı ve olmayacak" iddiasıyla yanıt veriyor. Başbakan Erdoğan ise, "ülkelerin sorunlarının birbirlerini yakından ilgilendirdiği"ni savunurken, "bir ülkedeki savaş, çatışma, göç, terör, yanıbaşındaki ülkeyi doğrudan etkiliyor. Bizim Türkiye olarak, bölgesel meselelerde inisiyatif almamız, bölgesel meselelerde kimi zaman sesimizi yükseltmemiz, asla ve asla birilerinin içişlerine karışmak değildir" diyor.

Hükümetin ve Başbakan Erdoğan'ın bu iddialarının aksi yönündeki haberler, ulusal medyada her gün pek çok örneği görüldüğü üzere, çarpıtılmaya veya sessizlikle geçiştirilmeye çalışılsa da, gerçekler gizlenemiyor.

49 MİT ajanı ne oldu?
Türkiye'nin Suriye'de iktidarın el değiştirmesi doğrultusunda gizli kapaklı müdahale ve girişimlerde bulunduğu artık ABD medyası da dahil olmak üzere pek çok kaynak tarafından itiraf edilirken, çok değil, bundan 7 ay önce, AKP hükümetinin Suriye saldırganlığının gayrımeşru yönlerinden en önemlilerinden birine tanık olunmuştu. Şimdiye dek tatmin edici bir açıklama yapılmayan gelişme, Türkiye, Suriye'de silahlı saldırılar düzenleyen çeteleri koruyup kollarken, Suriye topraklarında da gayrımeşru eylemlerde bulunduğunu açığa seren, Suriye'de gizli faaliyet yürüten 49 MİT casusunun Suriye tarafından yakalanması idi.

Çok sayıda MİT ajanının Suriye'nin elinde olduğu yönündeki iddia, bugüne değin birçok farklı kaynak tarafından teyit edildi. İlk olarak yine İran basını tarafından dile getirilen bu iddiaya ilişkin, iddia ilk kez dile getirdiğinde, ne Türkiye ne de Suriye tarafından bir resmi açıklama gelmişti. Fakat bir süre sonra Suriye yönetimine yakın olan Şam FM radyosu, 49 Türk casusun Suriye'de tutuklandığı haberini doğruladı. Radyo, Suriye'nin bu casusları salmak için 3 koşul öne sürdüğünü duyurdu: Türkiye topraklarındaki Özgür Suriye Ordusu üyeleriyle takas, Türkiye'nin sınırdan Suriye'ye sızmaları engellemesi ve silahlı muhalifleri eğitmekten vazgeçmesi. Radyoya göre Esad hükümeti, Tahran'ın da bu anlaşmaya arabulucu olmasını öneriyordu. İsrail gazetesi Haaretz de bu iddiayı gündeme getirdi.

Türkiye bu gelişmeyi bugüne dek gayrıresmi şekillerde yalanlamasına rağmen, Suriye'nin toprakları içerisinde silahlı saldırılar yürüten ÖSO adlı çeteyi barındıran ve militanlarına eğitim veren, hatta TSK bünyesine alarak maaş vermeyi tartışan Türkiye'den talep ettiklerinin tamamen meşru olduğu konusunda en ufak bir kuşku yok...

Suriye'de askerlere "Türk istihbaratı" mı saldırıyor?
Geçtiğimiz hafta Suriye'nin Şabanlı Köyü'ndeki karakola düzenlenen bir silahlı saldırıda karakolda bulunan 8 Suriye askeri vahşice katledilmişti. Saldırıya ilişkin video görüntülerinin yayımlanmasıyla oldukça ilginç rastlantılar ortaya çıktı. Öldürdükleri Suriye Ordusu askerlerinin cesetlerini görüntüleyen silahlı muhaliflerin videoda Türkçe konuşmaları dikkat çekti. Saldırının Türkiye'den giden bir grup tarafından gerçekleştirildiği, karakola üzerinde Türkçe "Allah Korusun" yazan bir kamyonetle geldikleri ve Türkçe konuştukları görülen saldırganların Türk istihbaratından olduğu iddia edildi.

Hatay'ın Yayladağı İlçesi'ndeki kamplarda kalan Selefilerin yerli halka da izlettirdikleri belirtilen sözkonusu videoda, saldırganların öldürdükleri Suriyeli askerlerin cesetlerini tekmeledikleri, küfür ettikleri gibi kan dondurucu detaylar bir yana, saldırganların Arapça ve Türkçe konuştukları, fakat konuşulan Arapçanın Suriye Arapçası olmayıp Türkiye'de konuşulan ve sonradan öğrenilen Arapça lehçesi olduğu iddia edilirken, Türkçe konuşmaların ise saldırıda Türkiye'nin rolüne işaret ettiği düşünülüyor. İsyancıların videoları izlettirdikleri Türklere, saldırıda Türk istihbaratçıların ve Özel Harekatçıların da yer aldığını söyledikleri de öne sürülüyor.

Türkiye sınırının hemen yanıbaşındaki Şabanlı Köyü karakoluna yapılan bu saldırı öncesi, silahlı saldırganların Hatay Yayladağı'nın Kızılçat Köyü'ne araçlarla geldikleri ve ardından sınırı geçerek bu korkunç saldırıyı gerçekleştirdikleri ifade ediliyor. Yerli halk saldırı öncesinde bu grubun Yayladağı ve Karbeyaz kamplarından saldırı bölgesine taşındıklarını, saldırganları taşıyan aracın parasının ilçe Kaymakamlığı tarafından karşılandığını iddia ediyor. Aynı kaynaklar, benzer saldırılarda bu kamplardan sürekli insanların taşındığını, askerlerin ve polislerin bu duruma seyirci kaldıklarını, her saldırı sonrasında geri dönen eylemcilerin yaptıkları katliamları kendilerine anlattıklarını ifade ediyor.

Sky TV ve BBC'nin kadın teröristi Türkiye'yi ele verdi
Yine son bir haftanın, Türkiye'nin Suriye'nin içişlerine ne düzeyde karıştığı, yine bizzat savaş çığırtkanı ana akım medya tarafından ortaya serildi.

Suriye'de "devrim" olarak yutturulmaya çalşılan gelişmelere kadınların katılımı konusunu gündemine alan İngiliz ana akım medyasından Sky TV kanalı, "Kanada'da yaşadığı halde gerisinde eşi ve iki çocuğunu bırakarak ÖSO saflarına katılmaya karar veren" bir kadının hikayesini anlatmaktaydı. BBC de Sky TV'yi izleyerek aynı kişiyle röportaj yaptı. BBC'den Richard Galpin'e konuşan Thwaiba Kanafani isimli ÖSO mensubu kadın, Türkiye'de eğitim aldığını açıkladı. Türkiye sınırları içerisinde pek çok eğitim kampı olduğunu belirten kadın asker, bunların yerlerini tam olarak bilmediğini ama bu kamplarda pek çok Suriyelinin eğitim gördüğünü de ekledi. BBC röportajının devamı şu şekilde:

Ne çeşit eğitimler aldınız?
Fiziksel ve askeri silah eğitimi... Hafif silah eğitimleri ağırlıkta. Tabanca, tüfek gibi eğitimlerde var.

Bu eğitimi nerede aldınız?
Kendi eğitimimin bir kısmını Türkiye’de Özgür Suriye Ordusu mensubu askerlerden aldım. Ama ana eğitimimi Suriye’de aldım.

Anladığım kadarıyla Türkiye’de Adana’da eğitim aldınız.
Ben değil ama, evet orada bir eğitim okulu var.

Oradaki okulla ilgili bilginiz var mı?
Çok bir bilgim yok. Çünkü bu bir sır. Türklerin bize ne şekilde, nasıl yardım ettiği hakkında bilgi veremem.

Ama Adana’da bir eğitim okulu olduğunu doğrulayabilirsiniz?
Evet. Pek çok insan orada eğitim alıyor.

Bunu binlerle ifade edebilir miyiz?
Tam olarak bilmiyorum ama pek çok insan var. Çok sayıda Suriyelinin orada eğitildiğini biliyorum.

Özel olarak Adana’dan mı söz ediyorsunuz?
Hayır, ben genel olarak Türkiye’nin genelinden söz ediyorum. Diğer eğitim kampları nerede, açıkçası bilmiyorum. Böyle bir bilgiye ulaşamam. Size kimse söylemez.

Peki, bu Türkiye’deki eğitim kamplarının arkasında kim var? Bunu kim organize ediyor?
Türk askeri güçleri organize ediyor olabilir. Bilmiyorum.

Vali ve AKP'li belediye başkanı, sınırı aştılar
AKP hükümeti cephesinde tüm bu gelişmeler yaşanırken, bir ülkenin içişlerine karışmak olarak bile ifade edilemeyecek tarzda bir eylem gerçekleştiren kimi yerel idarecilerin de hükümetin izinden gittiği gözleniyor.

Geçtiğimiz gün basına yansıyan haberlere göre, hükümete arka çıkan yayıncılıklarıyla bilinen kalemlerin meşrulaştırma girişimine karşın, skandal olduğu gizlenemeyen bir olay yaşandı.

Türkiye Cumhuriyeti'nin bir valisi ve bir büyükşehir belediye başkanı geçtiğimiz günlerde, Türk vatandaşlarına kapalı olan Suriye sınır kapısı Esseleme'den Suriye topraklarına geçti. Beşar Esad yönetiminden Özgür Suriye Ordusu'nun kontrolüne geçen sınır kapısından Suriye'ye giren Kilis Valisi Yusuf Odabaş ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin AKP'li Başkanı Asım Güzelbey, burada ÖSO'nun yerel komutanı tarafından karşılandı. Odabaş ve Güzelbey'in sınır bölgesine gelmelerinin resmi "sebebi", Kilis'teki Suriye sığınmacı kamplarında inceleme yapmaktı.

Bir ülkenin komşu ülkelerle sınırlarının ve sınır kapılarının ne anlama gediğinin bilinmemesi mümkün olamayacağına, daha da önemlisi, sınır kapısının bir ülkenin topraklarından diğerine insan ve silah girmesi anlamına geleceği açık olduğuna göre, ÖSO'nun kontrolünde bulunan Esseleme Sınır Kapısı'ndan yürüyerek Suriye içine giren vali ve belediye başkanının, AKP'nin "bir ülkenin içişlerine karışma" şeklinde tezahür eden merkezi politikasının yerel kanadını oluşturduğunu söylemek mümkün.

(soL-Haber Merkezi)