Sayfa yolu
Nobelli'den Nobelli'ye: Bu kaçıncı Vietnam?
Yayın Tarihi: 13.12.2009 , 13:05 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
1931 yılında Arjantin'in başkenti Buenos Aires'te doğan Adolfo Pérez Esquivel, Arjantin'deki askeri diktatörlük ve kıtada ABD tahakkümünün en önemli araçlarından Amerikalar Serbest Ticaret Bölgesi'ne karşı mücadelesiyle tanınıyor. Pérez Esquivel, Arjantin polisinin gençleri küçük yaşlarda yetiştirerek paramiliter gruplara nasıl soktuğunu da ifşa etmişti.
Kuzey Amerika Birleşik Devletleri kaçıncı kez Vietnam'ı tekrar ediyor?
İşe yaramaz kahramanlarla hiçbir yöne doğru süren savaşlarda Kuzey Amerikalı, Britanyalı ve öteki ülkelerden kaç asker öldü ve ölecek? Irak'ta, Afganistan'da savaş bitene kadar ve henüz başlamamış savaşlarda.
İstilacı ülkelerin ölüleri sayılmakta, fakat işgale maruz kalan ülkelerin ne kaybettikleri, nelerin yok olduğu, kaç insanın öldüğü bahsi geçmemektedir. Ölen binlerce kadın çocuk geçiştirilmekte, NATO'nun yağma ve yıkımıyla, kıyıma uğratılan nüfus, yakıp yok edilen insanlık, maddi varlıklar, tarih ve kültür mirasları, geçmiş ve gelecekleri ile birlikte silinen yüzyılları.
Bütün bu yıkım ve ölümler özgürlük ve demokrasi adına gösterilmekte, ülkeleri diktatörlüklerden özgürleştirme olarak tanımlanmaktadır.
Kuzey Amerika Birleşik Devletleri yakın tarihe kadar tek tek ülkeler vasıtası ile öteki ülke politikalarını uygulamakta idi. 8 yıl süren İran-Irak savaşı bunun bir örneğidir. Irak İran'a karşı ABD'nin bir savaş gücü olma rolünü yerine getirmişti. Bugün gelinen noktada ise artık NATO Müttefikleri ABD'nin dünya üzerindeki hegemonya gücü olarak bulunmaktadır.
İngiltere Başbakan'ı Gordon Brown, Afganistan'da öldükten sonra onurlandırılan 221 askerinin şeref madalyalarını verirken, daha fazla asker göndereceğinin sözünü de verdi.
Birleşik Devletler dünyanın değişik yerlerinde ölen askerlerini anıyor. Ailelerine veya dul eşlerine madalyalarını ve nasıl kahraman olduklarının hikayelerini gönderiyor. Fakat ne için öldükleri konusunda bir açıklama yapamıyorlar. Geriye faydasız kahramanların anıtları kalıyor.
Gizli işlerlikleri ise silah tekellerine olan hizmetleri, askeri endüstri tesislerini güçlendirmek, imparatorluğun hegemonya alanlarını genişletmek…
Öteki halkların uğradıkları yıkım, sefaletin yok ettiği hayatlar ise ne Pentagon, CIA, devlet kurumlarında, ne de diğer Nato ülkelerinde herhangi bir kayda değer anlam taşımaz.
İşte bu insanın ikiyüzlü saçmalığıdır.
Yunan mitolojisinde Olimpos Dağı'nın eteklerinde omuzlarında ağır bir kayayı tepeye çıkaran Sísifo her defasında tam sona ulaşmakta iken, tekrar baştan başlaması ile günümüz insanını
temsil eden bir anlama sahiptir.
Albert Camus, Sísifo karakterini, başlığa konu olan "işe yaramaz kahraman" olarak ele alır. Hiç bir amaca yönelik savaşların işe yaramaz kahramanları. Devletlerin, egemen sistemin ve günümüz modern insanının durumu.
Aynı yolu tekrar geçtiğini üç saniye sonra unutup tekrar aynı sona doğru ilerleyen insan figürü. Vadiyi aşıp tepeye ulaştıktan sonra kendini dağın eteklerinde yeni başlıyor olarak bulması.
Sísifo'ya bu cezayı tanrıların kralı olan Zeus'un verdiği bilinmektedir. Fakat ABD ve NATO müttefiklerine bu cezayı kimin verdiği ise bilinmemektedir.
İnsan akılsızlığının en büyük kazanımı olan tekrar etmek: saçmalığın tekrarı. Bu şekilde Kuzey Amerika Birleşik Devletleri kaçıncı kez Vietnam'ı tekrar ediyor?
Özgürlük özgürlüğe dair her şeyi ortadan kaldırmakla bir anlamdır. Başka halklara boyun eğdirmek, teslim almak, birçok yükümlülük altında bırakmak.
Bütün dünyanın gözleri önünde ve Birleşmiş Milletler tanıklığında Gazze şeridinde Filistin Halkı'na karşı İsrail Ordusu'nun işlediği savaş ve insanlık suçları.
Ve aynı şekilde Kolombiya'da, İsrail ve Kuzey Amerika Birleşik Devletleri paramiliter gruplarının halka karşı işledikleri suç ve cinayetler, belirsizlik üreten narko-terör ve uyuşturucu trafiği, bu uğurdaki ölümler, sosyal ve yapısal şiddet ve tecavüzün faydasız kahramanları olarak karşımıza çıkmakta.
Kuzey Amerika Birleşik Devletleri, Demokrasi adı altında istila etmekte, işkence yapmakta, gasp etmektedir. Tehlikeli, zararlı veya düşman olarak adlandırdıklarını yok etmek, sivil nüfusun katledilmesi sıradan olaylar haline gelmiştir. Katledilen binlerce kadın, çocuk ve sivil nüfus bu tehlikeli ve zararlı sınıflaması içinde bulunmaktadır.
Bunların hiçbirisi haber ve iletişim araçlarında yansımaz. Ne BBC, CNN de, ne de istatistiklerde bulunmaz. Kendileri haricinde yok olanlar kimse değillerdir. Hiç kimse olarak göz önünde bulundurulurlar. Bu nedenle konusu da olmaz.
Kuzey Amerika Birleşik Devletleri, Büyük Britanya ve NATO müttefiklerinin ölen askerleri aslında hiç bir kahramanlık vasfı taşımazlar. Sahip olabilecekleri en iyi unvan yağmacılıktır. Yak, yık, yağmala, tahrip et, öldür. Askerler savaşa neden gittiklerini bilmezler. Basitçe öldürmek veya ölmek içindir. Kazandıkları tek şey yabancı topraklarda öldükten sonra ölü vatandaş unvanı almalarıdır.
Hayatta kalanlar veya sakatlananlar sadece korku ve dehşet bakışlarına sahip, ölen öbür gençleri hatırlayarak yararsız kahramanlıklarına anlam vermeye çalışırlar.
Başkan Obama aldığı Nobel Barış ödülünün hakkını vermesi için önce silah tekelleri karşısında kendi boyunduruğunu çıkarıp atması gerekir. Savaşları sona erdirmek acil bir zorunluluktur. Dünyanın ve kendi halkının talebi de budur. Daha büyük yıkım ve sefaletleri önlemek için bu onun mecburiyetidir. Başka halkları yok etmek için asker göndermeye devam edilemez. Bu adil değildir. Ahlak dışıdır. Bütün insanlığa karşı bir tutumdur.
Diğer durumda, birliklerin kendilerini savunabilmek için ne bir tılsımı ne de adil ve haklı bir nedenleri vardır. Her defasında daha ağır bir yükü omuzlama döngüsünü bir düşünce ile ve hedefle açıklamak mümkün değildir. Bunun için tarihin rotasında Kuzey Amerika Birleşik Devletleri bir yıkılış ve kaybedilen savaşlar toplamı olmaktan kaçamaz.
Çeviren ve düzenleyen: Turgay Turgut
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.