Sayfa yolu
Libya için söylenen yalanın aynısı Suriye için söyleniyor
Yayın Tarihi: 25.07.2012 , 16:26 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:37
Batı medyası dünden beri Suriye ordusunun Halep’i savaş uçaklarıyla bombaladığını ileri sürüyor. Libya müdahalesi öncesinde de Kaddafi yönetiminin kentleri uçaklarla bombaladığı ileri sürülmüş ve bu iddiaların emperyalizmin tetikçiliğini yapan eskinin muhalifleri, şimdinin yeni Libya muktedirleri olan güçler tarafından uydurulduğu ortaya çıkmıştı. Ancak bu yalanın ortaya çıkması Batı’nın savaş makinesini durdurmamış, aynı mekanizmanın bir parçası olan medyanın ise umurunda dahi olmamıştı. Sonuç olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Libya’ya karşı uçuşa yasak bölge kararı aldı ve NATO uçakları ülkeyi yerle bir etti. Yaşanan çatışmalar boyunca tek bir kent bile Kaddafi güçleri tarafından uçaklarla bombalanmadı, ama NATO tarafından ülkenin bütününün üzerine tonlarca bomba bırakıldı.
Aynı senaryo...
Çok yakın bir süre önce gerçekleşen bu olay henüz hafızalarda tazeyken, aynı iddianın bu defa Suriye için gündeme getirilmesi kuşku uyandırıyor. Zira Suriye yönetiminin 2011’in Şubat ayından bu yana devam eden olaylara ilk kez savaş uçakları ile müdahale ettiği ve muhalifleri uçaklarla bombaladığı ileri sürülüyor. Bu iddianın bir uluslararası müdahale için zemin oluşturabileceği hesaplanıyor.
İddianın izini sürdüğümüzde ise bir BBC muhabirine ulaşıyoruz. Ian Pannell adlı muhabir, Twitter’a yolladığı mesajda şunu yazıyordu:

“Savaş uçakları Halep şehrinin doğusunu bombaladı. Bu, [olaylarda] ciddi bir tırmanma ve belki de [savaş uçakları] Suriye’deki çatışmalarda ilk kez kullanıldı."
İşte bu iki cümlelik şakıma, tek bir Twitter mesajı, Batı basınının infiale kapılması ve “Suriye yönetimi uçaklarla şehirleri bombalıyor” diye yazması için yeterli oldu. Bir yandan Suriye yönetiminin kimyasal silah kullanacağı, kimyasal silahların bir kısmını Hizbullah’a verdiği gibi iddialarla Batı kamuoyunu yönlendiren medya, diğer yandan da tıpkı Libya’da olduğu gibi “uçaklarla kentleri bombalıyorlar” iddiasıyla tansiyonu artırdı.
Libya’da söylenen yalan
Libya müdahalesi öncesinde de tam olarak aynı yalan söylendi. Libyalı muhalifler, geçtiğimiz yılın Şubat ayında bir mektup yayınlayarak Kaddafi’nin ülkeye paralı askerler getirdiğini ve sivillerin yaşadığı bölgeler de dahil, kentleri uçaklarla bombaladığını ileri sürmüştü. Bu mektup Birleşmiş Milletlere ve Batılı devlet başkanlarına yollandı. Daha sonra da “Kaddafi kentleri bombalıyor” iddiası Batı’nın savaş makinesinin mütemmim cüzü haline geldi.
Oysa bu mektubun yayınlanmasından 70 gün sonra ABD Genelkurmay Başkanı Michael Mullen ve ABD Savunma Bakanı Robert Gates, Kaddafi yönetiminin uçaklarla kentleri bombaladığına ilişkin ellerinde hiçbir kanıt olmadığını itiraf ediyordu. Amiral Mullen ve Gates, yaptıkları ortak basın toplantısında şunları söylüyordu:
Soru: Onun (Kaddafi’nin) kendi halkına gerçekten havadan ateş açtığına dair hiçbir kanıt gördünüz mü? Bu yönde haberler çıktı, fakat bağımsız olarak teyit ettiniz mi? Eğer bu doğruysa, bu (bombalamanın) boyutu nedir?
Gates: Basında çıkan haberleri gördük, fakat elimizde bunları teyit eden bilgiler yok.
Mullen: Doğru. Şimdiye kadar hiçbir delil görmedik.
Rusya ise Libya’nın uydu görüntülerini yayınlayarak Kaddafi yönetiminin kentleri bombalamadığını ortaya koyuyordu. Ancak bir kez cin şişeden çıkartılmış, “Kaddafi kentleri bombalıyor” haberi kamuoyunun zihnine yerleştirilmişti. Kısa bir süre sonra Libya hava sahası uçuşa kapatıldı ve NATO uçakları ülkenin üzerine tonlarca bomba yağdırdı.
Muhalifler Halep'e saldırıyor
Suriye ordusunun kentlere savaş uçaklarıyla saldırdığı iddiasının tek dayanağı bir muhabirin iki cümlelik Twitter şakıması. Diğer yandan muhaliflerin, BM Güvenlik Konseyi’nden yine istedikleri yönde bir sonuç çıkmayınca saldırılarını iyice yoğunlaştırdıkları biliniyor. Muhaliflerin özellikle Halep’in kontrolünü ele geçirmek üzere yoğun bir çaba harcadığı kaydediliyor. Dün Reuters, gelişmelerle ilgili şunu bildiriyordu:
“Kent sakinleri ve muhalif eylemcilerin aktardığına göre Suriyeli isyancılar Salı günü, Suriye’nin ticari merkezi olan Halep’in denetimini ele geçirmek üzere, tarihi Eski Şehir'in kapılarında hükümet güçleri ve istihbarat ajanlarıyla çatıştı.”
Muhaliflerden yana yayın yapan medya kuruluşlarının yayınladığı fotoğraflarda ise muhalif grupların ağır silahlara sahip oldukları görülebiliyor. Bunlardan bir tanesi El Cezire’de, fotoğrafın Halep yakınlarında çekildiği belirtilerek, yayınlandı.
Kısacası muhalif gruplar ağır silahlarla donanmış bir biçimde kent merkezlerine sızıyor ve kentlerde bir savaş sürüyor. Üstelik Halep’te Esad yönetimine desteğin yoğun olduğu Batı basını tarafından dahi yazılıyor, muhaliflerin Şam ve Halep gibi şehirlerde etkili olamadan başarı şansının olmayacağı dile getiriliyordu. Başka bir ifadeyle muhalifler, bir toplumsal tabana sahip olmadıkları kentlere saldırarak, denetimi ele geçirmeye çalışıyor. Batı medyası ise bu esnada Suriye’ye yönelik bir uluslararası müdahale gerekçesi yaratmak için çırpınıyor, “Esad uçakları kullanıyor” diye yazıyor.
Davutoğlu boş durur mu?
Batı medyası “Suriye uçakları kullanıyor” hezeyanını yükseltirken, Türkiye’nin savaş yanlısı basını da boş durmuyor. Bugün Samanyolu Haber, Akşam’dan İsmail Küçükkaya’nın Ahmet Davutoğlu ile geçen ay yaptığı bir mülakatı hatırlatarak, “Esed’den kendini bitirecek hamle” başlığını attı.
Davutoğlu söz konusu demecinde şunu söylüyor:
“Esad yönetimi şu anda kurnazca davranıyor. Muhalif köyleri tanklarla bombalıyor. Ondan sonra da özel kuvvetlerle köylerde katliam yapıyor. Ama bir yerde hava kuvvetlerini kullanmaya mecbur kalırsa uluslararası askeri operasyon ve müdahaleye zemin doğar. Muhalefet güçlenirse Esad uçaklarla bombalamaya mecbur kalır. İşte o Esad'ın bitişidir."
(soL-Dış Haberler)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.