Kürtlerin kader savaşı

Suriye’nin kuzeyinde El Kaide bağlantılı gruplar ile Kürt milisleri arasında yaşanan çatışmalar, politik olarak bütünlüğünü sağlayamamış olan ÖSO’yu parçalara ayırdı. Çatışma, Suriye’nin kuzeyinde kurulması planlanan geçici yönetimin de sınırlarını çizecek.
Cuma, 26 Temmuz 2013 14:07

(soL -Dış Haberler) Suriye'nin kuzeyinde PKK'ye yakınlığı ile bilinen Demokratik Birlik Partisi'ne (PYD) bağlı Halk Savunma Güçleri (YPG) ve El Kaide bağlantılı grupların başını çektiği saldırı koalisyonu arasındaki çatışmalar, Haseki'den Halep'in kuzeyine doğru yayılmış durumda. Kürt kaynakları kendilerine saldıranları yalnızca “El Kaide” olarak nitelendirse de Türkiye'ye yakınlığı ile bilinen ÖSO grupları da savaşa katıldı. Ancak saldırı koalisyonunun genişliği YPG'nin bölgedeki ilerlemesini durduramadı.

YPG KARŞITI SALDIRI KOALİSYONU
El Kaide bağlantılı El Nusra Cephesi, El Kaide'nin Suriye kolu Irak ve Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) yanı sıra, radikal İslamcı gruplardan Ahrar-üş Şam ve Gureba eş Şam grupları da Kürt köylerine saldırıyor. Bu grupların yanı sıra ÖSO çatısı altında hareket eden bazı gruplar da saldırıya katılmış durumda. Özellikle Müslüman Kardeşler'e yakınlığı ile bilinen ve Halep'teki en büyük silahlı güç olan Tevhid Tugayı, saldırılara katılıyor. Bu grup, geçtiğimiz yılın sonbaharında Halep'in Kürt mahallelerine de saldırmış, geçtiğimiz ay da Halep'in kueyindeki, YPG'nin denetiminde olan Afrin'in kuşatılmasına katılmıştı. Saldırıya katılan bir diğer ÖSO grubu ise yine Müslüman Kardeşler'in silahlı kanadı olarak bilinen El Faruk Tugayı... YPG bu grupla Halep'in stratejik öneme sahip Şeyh Maksut semtinde Suriye ordusuna karşı işbirliğine gitmişti. El Faruk Tugayı, video paylaşım sitelerinde YPG'ye karşı gönderdiği onlarca araçtan oluşan bir konvoyun görüntülerini yayımladı.

Haseki'nin batısındaki El Mabada'nın (Girke Lege) güneyindeki çatışmalarda ise Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKYB) lideri Mesud Barzani'ye yakınlığı ile bilinen Kürt grupları da saldırı koalisyonunda yer alıyor. Bu gruplar arasında Tehvid Sancağı ile birlikte Halep'in Kürt mahallelerine saldıran Selahaddin Eyyübi Tugayı ve Azadi Partisi'ne bağlı Meşal Tugayı da iştirak ediyor. Her iki grup da ÖSO çatısı altında yer alıyor.
ÖSO'ya bağlı hareket eden Kürt Cephesi Tugayı ise Tel Abyad'da bu koalisyonun saldırısına uğramasının ardından YPG güçleriyle birlikte hareket ediyor.

ROJAVA'YI İKİYE BÖLME PLANI
16 Temmuz'da Haseki'ye bağlı Ras El Ayn'da (Serekaniye) başlayan çatışmalarda, saldırı koalisyonun farklı amaçları ve kesişen çıkarları bulunuyor. Çatışmaların patlak vermesinden kısa bir süre önce PYD, Suriye'nin kuzeyinde, batı Kürdistan ya da Rojava olarak adlandırılan bölgede özerk bir yönetime gidilebileceğini açıklamıştı. Türkiye'nin bu oluşuma sıcak bakmaması, müttefiki Barzani'nin de benzer bir tutum takınmasına neden oluyor. Barzani yanlısı gruplar da IKYB yönetiminin tutumunu benimsiyor. Haseki'de bulunan ve YPG kontrolündeki Simalka Sınır Kapısı'nı kapatan Barzani, Simalka'nın güneyindeki, El Nusra denetimindeki Yarubiye Sınır Kapısı ise açık tutuyor.

Saldırı cephesinin diğer bileşimine bakıldığında Türkiye ile yakın ilişkilere sahip grupların olması dikkat çekiyor. Saldırıya yeni katılan Tevhid Sancağı ve El Faruk Tugayı'nın da Türkiye'ye en yakın gruplar... Tevhid komutanlarından Abdülkadir Salih, geçtiğimiz yılın Kasım ayında Ras El Ayn'daki buğday silolarını yağmalamış ve kaçak buğdayı Türkiye'ye sokarak satmıştı. El Faruk Tugayı'nın karargahı ise Hatay'da bulunuyor.

Saldırıların özellikle Tel Abyad hattında yoğunlaşmış olması dikkat çekici. Rakka'ya uzanan yaklaşık 100 kilometre uzunluğundaki, 20 kilometre derinliğindeki bu hat, Rojava'yı ortadan ikiye bölüyor. Bu saldırı bir diğer kritik hat olan Serekaniye güzergahında saldırı koalisyonunun büyük bir yenilgi alması ve sınır kapısını YPG'ye kaptırmasının ardından başladı. Gruplar Tel Abyad'ı kontrol ederek ayrıca Deyr Ez Zor'da ele geçirdikleri kuyulardan çaldıkları petrolü de Türkiye'ye sokarak satmayı hedefliyor. 20 Temmuz'da Tel Abyad'da başlayan çatışmalar, IŞİD militanlarının Kürt Cephesi militanlarına kapıyı birlikte kontrol etme önerisinin reddedilmesiyle başlamıştı.

TÜRKİYE'DEN TEPKİLER
Kuzey Suriye'de yürütülen savaşa yönelik Türkiye'nin tepkisi de savaşa taraf olduğunu gösterir nitelikte. Dışışleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye'nin kuzeyindeki bir Kürt oluşumuna izin vermeyeceklerini söyledi. Dün de Radikal gazetesine konuşan Davutğlu, “Suriye'de emrivaki şekilde atılabilecek bazı adımlar, çok daha fazla kan dökülmesine ve çok taraflı bir çatışmaya dönmesine neden olur” diye konuştu. Fırat Haber Ajansı ise dün Başbakanlık Resmi Konutu'nda Başbakan Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Davutoğlu ve başka bazı bakanların da katıldığı bir toplantı yapıldığını iddia etti. Ajansa göre toplantının gündeminde tampon bölge vardı. Ayrıca 20 Eylül'de süresi dolan bir yıllık tezkerenin yeniden uzatılması gündeme geldi. YPG kaynaklarına göre, Türkiye'ye ait insansız hava araçları sınırda uçarak saldırı koalisyonuna anlık istihbarat aktarıyor. Ayrıca bazı YPG noktalarına da Türkiye tarafından ateş açıldı. Türk Silahlı Kuvvetleri, 20 Temmuz'da ateş açıldığını doğrulamıştı.

SIRA KAMIŞLI'YA GELEBİLİR
Türkiye’nin desteği ve saldırı koalisyonun büyüklüğüne rağmen YPG güçleri, Halep’e bağlı Ayn El Arab’dan (Kobane) Yarubi’ye uzanan çizgide ilerleme kaydetmiş durumda. YPG güçleri, Yarubiye kapısının hemen önündeki köyleri ele geçirerek bölgedeki El Nusra militanlarını kovdu. Serekaniye’nin ardından YPG burada da sınır kapısını ele geçirebilecek konuma geldi.

Kobane’de de YPG güçleri sınır hattını kontrol eden üç köyün denetimini aldı. PYD lideri Salih Müslim, Kürtlerin Suriye’de ayrı bir devlet kurmak istemediğini yönetimlerinin geçici olduğunu söylese de saldırı koalisyonunun püskürtülmesinin ardından Rojava’nın kalbi olarak görünen Kamışlı’daki Suriye ordu birliği bu hamleye karşı çıkabilir. Bu durumda 28’inci ayını dolduran savaşta sakin kalan Kamışlı bir anda karışabilir. Ancak Suriye yönetimi
konu hakkında resmi bir açıklama yapmasa da Şam’a yakın siyasetçilerin Kürt güçülerine kuzeyde asayişi sağladıkları için teşekkür etmesi dikkat çekiyor.

Kürtlerin “özerkliğinin” çizgileri ise gelecek ay IKBY’nin başkenti Erbil’de düzenlenecek olan Ulusal Kürt Konferansı’nda çizilebilir. PKK ve Barzani
yanlısı grupları buluşturacak olan toplantı öncesi, Celal Talabani'ye bağlı Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin PYD'ye destek vermesi dikkat çekici bir diğer gelişme...