Sayfa yolu
İsrail İran'a saldırıya mı hazırlanıyor?
Yayın Tarihi: 05.11.2011 , 19:45 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:27
Geçtiğimiz hafta boyunca, İsrail'in İran'a saldırıya hazırlandığı yönünde haberler gündemde önemli bir yer tuttu. Başbakan Binyamin Netanyahu ile Savunma Bakanı Ehud Barak'ın İran'a saldırı konusunda ortaklaştıkları, daha önce bu konuda karşı demeçler veren Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman'ı yanlarına çekmeyi başardıkları ve hükümetin geri kalanını da ikna etmek için çalıştıkları basına "sızdı".
İsrail Ordusu'nun ülkenin iç kesimlerindeki Palmaçim üssünde nükleer başlık taşıma kapasitesine sahip uzun menzilli füze denemeleri ile İsrail Hava Kuvvetleri'nin İtalya'da gerçekleştirdiği saldırı tatbikatı da eş zamanlı olarak gündeme gelen diğer gelişmeler oldu.
İsrail'de bu gelişmeler yaşanırken Batı basını da bu özel olarak tırmandırılan gerilime kendileri açısından katkıda bulundu. İngiliz gazeteler İngiltere'nin İran'a karşı olası bir saldırıda ABD'nin yanında yer almak için hazırlıklarını hızlandırdığını duyururken, ABD basınında da konu geniş bir şekilde gündemdeydi.
Ya savaş, ya da blöf
"Sürpriz" eylemleriyle tanınan İsrail'de şimdi Ortadoğu'da büyük bir savaşa yol açması öngörülen İran'a saldırı planının bu denli açık tartışılması, birkaç farklı şekilde yorumlanıyor. İsrail yönetimi ya kendi kamuoyunu savaşa hazırlamak için kimi gelişmeleri basına bilerek sızdırdı ya da ortada bir saldırı olasılığı yok ve gelişmeler, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun (UAEK) İran'ın nükleer faaliyetleri konusunda önümüzdeki hafta açıklaması beklenen raporun içeriğini belirlemek ve ardından da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde İran konusunda sert yaptırım kararları çıkmasını sağlamak amacıyla yapılan bir blöften ibaret.
İsrail yalnız kovboy mu, kötü polis mi?
Geçen hafta boyunca süren ve önümüzdeki birkaç gün şidetleneceği öngörülen İran'a İsrail saldırısı gündeminde ilk işaret fişeği ABD'den gelmişti. Bir hafta önce İsrail gazetesi Yediot Ahronoth, ismi açıklanmayan bir üst düzey ABD'li yetkilinin, Obama yönetiminde, İsrail'in tek başına hareket etmesinden duyulan endişelerin arttığı yönündeki ifadelerine yer verdi. Obama ise G20 zirvesi için gittiği Fransa'da, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, İran'ın nükleer programının tehdit oluşturmaya devam ettiğini ve "gerek kendisinin gerekse Sarkozy'nin uluslararası toplumdan İran'a nükleer faaliyetlerle ilgili niyetlerini açıklaması yönünde baskı yapmasını beklediği"ni söyledi.
ABD'den gelen açıklamaların "ılımlı"oluşuna bakılarak, İsrail'in İran'a saldırıyı uluslararası gündeme taşımasıyla, BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri Rusya ve Çin üzerinde İran'a yönelik sert yaptırımlara zorlayıcı bir etkide bulunması hesabının yapıldığı ve İsrail'in ABD yerine "kötü polis" rolünü üstlenmiş olacağı yorumunda bulunuluyor.
Bu hazırlıkların açığa çıkması üzerine, NATO dün yaptığı açıklamada herhangi bir askeri operasyonda rol oynamayacağını açıkladı.
ABD 'haber verilmemesinden' korkuyormuş
Öte yandan, CNN'e konuşan ve ismini vermek istemeyen üst düzey bir ABD'li askeri yetkili, İsrail'in İran'a saldırmadan önce kendilerine haber vermemelerinden endişe duyduklarını açıkladı.
ABD'nin bir İsrail saldırısından "hayli endişeli" olduğunu belirten yetkili, daha önceleri İsrail'in bir saldırı durumunda kendilerini uyaracağını düşündüklerini, şimdi ise durumun değiştiğini söyledi. Bir saldırı durumunda, ABD'nin Irak'taki ve Körfez bölgesindeki askerlerinin de ortaya çıkacağını söyleyen yetkili, bununla birlikte ülkesinin askeri bir operasyon niyetinde olmadığını iddia etti.
İsrail'den yükselen sesler: "ABD'nin askeri miyiz?"
Saldırının hedefindeki İran'dan ise, ABD'ye "iki ülkeyi çarpışma rotasına sokacak girişimlerde bulunmaması" uyarısı geldi. ABD'nin "aklını ve basiretini kaybettiği" ifadesini kullanan İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, İsrail veya ABD tarafından İran'a yapılacak herhangi bir saldırının karşılık bulacağını söyledi.
Dün CNN'e konuşan ve ismi açıklanmayan ABD'li üst düzey bir askeri yetkilinin açıklamaları ise, ABD'nin İran'a saldırı niyetinde olmadığı fakat İsrail'in İran'a saldırması olasılığı ile ilgili endişelerinin de giderek artmakta olduğu yönündeydi. Yetkili, İsrail'in İran'a saldırı konusunda ABD'ye bilgi vereceğinden emin olmadıklarını ve UAEK raporunun açıklanması öncesi İran ile İsrail arasında bir askeri hareketliliğin yaşanması ihtimaline karşı her iki ülkeyi de dikkatle izlediklerini vurguladı.
İsrail'in ilerici kamuoyu ise gelişmelerden oldukça kaygı duyuyor. Daha önce kimi hükümet üyeleri ve üst düzey yetkililer tarafından da dile getirilen, "İran'ın nükleer programı sadece İsrail'i ilgilendiren bir sorun değil. İran'a saldıracaksa önce ABD saldırsın "minvalindeki açıklamalar yaparken, ilerici kamuoyu ve basındaki etkili kalemler ise ABD'nin çıkarları için ülkeyi bir başına savaşa sokmanın kabul edilemez olduğu dillendiriliyor.
İsrail'de iç hesaplaşmalar
Gelişmeler İsrail'de bir iç hesaplaşmayı da beraberinde getirdi. Kuveyt gazetesi El Ceride'de çıkan bir haberde, Binyamin Netanyahu'nun, Mossad ve Şin Bet'in eski başkanlarının İran'a saldırı planlarını basına sızdırılmış olabileceğine inandığı bildirildi.
Netanyahu iç istihbarat örgütü Şin Bet'e, İran'ın nükleer tesislerine saldırı ile ilgili planların sızdıranların tespit edilmesi için soruşturma yapılması emri verdi. Kuveyt gazetesi El Ceride'ye göre, sızıntının baş zanlılarının, İsrail'in dış istihbarat örgütü Mossad'ın eski başkanı Meir Dagan ve iç istihbarat örgütü Şin Bet'in eski başkanı Yuval Diskin oldukları söyleniyor. El Ceride'ye açıklama yapan üst düzey İsrailli yetkili, Dagan'ın Mossad'daki görev süresi uzatılmadığı, Diskin'in ise Mossad şefliğine atanmadığı için Netanyahu'dan intikam almak istediklerini iddia etti.
Oysa, Mossad'ın eski başkanı Meir Dagan'ın, emekli olmasından sonra yaptığı açıklamada İran'ın nükleer tesislerine saldırı fikriyle ilgili olarak "duyduğum en aptalca şey" demişti. Dagan'ın yanı sıra, İran'a saldırılmasına karşı çıkan İsrail eski Genelkurmay Başkanı Gabi Aşkenazi da emekli edilmişti.
UAEK'nın İran raporu "başrolde"
En erken 8 Kasım'da açıklanması beklenen UAEK raporundan kimi ayrıntılar da bugün basına yansıdı. BM'ye bağlı gözlemci statüsündeki Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK), İran'ın nükleer programıyla ilgili bazı gizli bilgileri açıklayacağını duyurdu.
İran'a yönelik saldırıyı meşrulaştıracak "kanıt"lar dün ilk kez açıklandı. Associated Press ajansına konuşan bir UAEK görevlisi, bazı uydu fotoğraflarının basına göstereceğini, Tahran yakınlarındaki Parchin'de nükleer silah üretimiyle ilgili patlayıcı testleri için kullanıldığı düşünülen büyük bir çelik konteynırın bulunduğu bazı uydu fotoğraflarının basına gösterileceğini bildirdi. Açıklanacak istihbarat verilerinin, İran'ın bir nükleer savaş başlığına ait bilgisayar modelleri ürettiğini de ortaya koyduğu ileri sürülüyor.
(soL - Dış Haberler)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.