Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İlk Türk bakandan yükselen değerler

Almanya Başbakanı Angela Merkel'in partisi CDU sıralarından bakanlık görevine yükseltilen ve Türkiye'de de "Almanya'nın ilk Türk kökenli bakanı" olarak övülen Aygül Özkan, "CDU, değerlerime uygun" dedi. Peki, CDU hangi değerlerle hareket ediyor?

Yayın Tarihi: 26.04.2010 , 13:50 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Almanya'nın Aşağı Saksonya Eyaleti'nde Sosyal İşler, Kadın, Aile ve Sağlık Bakanlığı görevine getirildiği için Türkiye'nin gündeminde epey yer tutan Aygül Özkan, yarın Hannover kentinde yemin ederek resmen görevine başlayacak. Tepkiler ve ölüm tehdidiyle karşı karşıya olduğu belirtilen Özkan'ın bu nedenle iki emniyet görevlisi tarafından korunduğu bildirildi.

Almanya'da yayımlanan "Bild am Sonntag" gazetesi, Aygül Özkan'ın bakanlık görevine getirildiği günden bu yana radikal Almanlardan ölüm tehditleri aldığını yazarken, Özkan'ın "maalesef hala, 'siz misafir işçisiniz. Burada size yer yok, topluma katılmayın' diyen kişiler var. Ben bu tehditlere boyun eğmem. Aksi takdirde bu yola hiç çıkmamam gerekirdi" ifadelerine yer verdi.

Hangi "değerler"?
Aygül Özkan'ın Focus dergisine verdiği demecinde okulların tarafsız olması gerektiğini belirterek, "devlet okullarında Hıristiyanlık sembolleri bulunmamalı" demesi, eyalet hükümeti içinde tartışma başlattığı gibi, mensubu olduğu Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) tarafından da eleştirilmesine neden oldu. Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Christian Wulff, Alman Haber Ajansı'na (DPA) yaptığı açıklamada, Özkan'ın görüşlerine katılmadığını belirterek, "Aşağı Saksonya'da Hıristiyanlık sembolleri, özellikle de okullardaki haçlar, eyalet hükümetimiz tarafından Hristiyan değerler temelinde hoşgörülü bir eğitim anlayışı olarak kabul görmektedir" şeklinde konuştu.

Üyesi olduğu parti CDU'nun Bavyera Eyaleti'nde kardeş parti durumundaki Hristiyan Sosyal Birlik Partisi'nin (CSU) Federal Meclis Grubu Genel Sekreteri Stefan Müller ise haçın, Hristiyan Birlik partilerinin (CDU/CSU) kimliği ve değerlerinin temelini oluşturduğunun altını çizerek Özkan'ın açıklamasını, "haçları okullardan çıkartmaya çalışan politikacılar, Hristiyan bir partide doğru bir yerde olup olmadığına bakmalı" ifadesiyle eleştirdi.

Almanları şaşırtan atama
Alman basınında, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in, Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Christian Wulff'a Aygül Özkan'ı bakan yapmasını önerdiği şeklinde iddiaların yer alması da, tüm bunların yanı sıra kaydadeğer bir başka noktayı oluşturuyor. Almanya'daki Türklerin en fazla oy verdiği ve milletvekili çıkarttığı Sosyal Demokrat Parti (SPD) veya Yeşiller yerine, Türklere yönelik politikaları nedeniyle pek sevilmeyen ve Almanya'daki Türklerden fazla oy alamayan CDU'nun Özkan'ı Bakan olarak ataması politik gözlemcileri de şaşırtmıştı.

Şimdi ise, halen Almanya Federal Sağlık Bakanı olan Vietnam kökenli Philipp Rösler'in ardından, Almanya'nın ikinci "göçmen kökenli Bakan"ı olan Aygül Özkan'ın önünde Federal Bakanlık yolunun da açık olduğu yorumu yapılıyor.

Almanya'nın ilk Türk Bakanı'nın "değerler"i, yükselen değerler...
Aygül Özkan geçtiğimiz günlerde, Almanya'da yayımlanan Bild gazetesine verdiği röportajda, "Müslüman bir kadın olarak neden CDU'ya üye olduğu"nun sorulması üzerine, "çünkü CDU'nun değerleri ile kendimi bağdaştırabiliyorum. Aile, dayanışma ve insan sevgisi, bunlar benim için büyük rol oynuyor. CDU dünyaya açık bir parti. Hiç kimsenin parti üyesi olabilmek için Hristiyan olması gerekmiyor" demişti. Özkan, Alman basınında, "genç, muhafazakar ve Müslüman" olarak tanımlanıyor.

Bir "yabancı" olarak bakanlık görevine getirilmesi nedeniyle Almanya'da, "Almanya'nın ilk Türk kökenli Bakanı" olması dolayısıyla da Türkiye'de gündem yaratan Aygül Özkan'ın, bir yandan "değerlerine uygun" olduğu için CDU'da olduğunu açıklarken bir yandan da eleştirilere uğrayan "haç karşıtı" açıklamalar yapması, Özkan'ın hangi "değerler"in izinden gittiği tartışmasını da beraberinde getiriyor.

Aygül Özkan'ın Türkiye'nin sağ siyasetinde de heyecan yaratan bakanlık görevine adım atması, Alman siyasetinde merkez sağ konumdaki CDU/CSU'nun geçtiğimiz Eylül ayındaki genel seçimlerde en fazla oyu almasından sonra gerçekleşti. Uzun yıllardır ilk defa "Türk düşmanlığı" üzerinden siyaset yapılmayan seçimlerde iktidara gelen CDU'nun "değerler"i ise tartışma konusu. Partinin, bu "değerler"inin daha açık anlaşılmasını sağlayacak politikaları arasında şunlar yer alıyor:

- CDU devletin ekonomideki yerini sınırlamayı, devletin "müteşebbis" olmamasını ve Commerzbank örneğindeki gibi sadece "acil durum"larda devreye girmesini savunuyor.

- CDU sağlık sisteminin özelleştirilmesini savunuyor.

- CDU, AB'yi güçlendirmek istiyor. Lizbon Antlaşması'nın hayata geçmesinde ısrarlı olan CDU'nun, Türkiye'nin AB'ye girmesine ise kesinlikle karşı olduğu biliniyor.

- CDU Almanya'nın Afganistan'daki askeri varlığının sürmesini istiyor.

- CDU, ABD ile ilişkilerin de geliştirilmesinden yana bir tutuma sahip. CDU'nun hedefinde, dünya siyasetinde bir ABD-Almanya ekseni geliştirmek olduğu biliniyor.

- CDU, "gençler arasında yaygınlaşan şiddeti durdurmak" gerekçesini öne sürerek sert yasalar ve uygulamalar talep ediyor ve orduyu iç güvenlik için de kullanmak istiyor.

- Devletin güvenlik mekanizmalarının kuvvetlendirilmesi ve daha etkin kullanılması da CDU’nun gündeminde yer alıyor. Bireylerin temel özgürlüklerinin kısıtlanması, Anayasayı Koruma Kurumu'nun polis teşkilatı gibi kullanılması ve polis ile istihbaratın aynılaştırılması anlamına gelen bu adımlar, Alman halkından tepki görüyor.

(soL-Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.