Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Fukuşima'da kriz bitmiyor, AKP nükleer peşinde

Japonya'da, deprem ve tsunaminin üzerinden bir seneden fazla geçmesine rağmen, hâlâ nükleer kriz öngörülmeyen, yeni çevresel kirlilikler yaratıyor. Türkiye'de ise hükümet ülkeyi nükleere koşar adım götürüyor.

Yayın Tarihi: 06.04.2012 , 11:27 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:32

Fukuşima Daiçi Santrali'ni işleticisi enerji şirketi TEPCO, 5 Nisan'da yağtığı açıklamada, santralden okyanusa radyoaktif atık sızdığını bildirdi. Atığın bir drenaj hendeğine aktığı, oradan da Pasifik Okyanusu'na aktığı belirtildi. Açıklamada akıntının daha sonra durdurulduğu söylendi.

26 Mart'ta da benzer biz sızıntı olmuştu ve akıntı, içerdiği sezyum seviyesi 10 bin bekerel/litre'ya ulaşan yüksek radyasyon seviyesindeydi. Sezyum yanında radyoaktif stronyum ve 140 milyon bekerel beta ışınları yayan diğer radyoaktif maddeler içeriyordu.

Son sızıntıda da benzer seviyede radyasyon olduğu düşünülüyor. Akıntı 5 Nisan sabahı saat 01.05'de bir işçi tarafından fark edildi ve saat 02.20'de durduruldu. Akıntının okyanusa erişimini engellemek için kum torbaları konuldu ancak önemli bir miktar radyasyon okyanusa karışmış oldu.

AKP'nin nükleer hırsı
Yarattığı çevresel felaketler bu derece göz önünde olmasına rağmen AKP Türkiye'ye nükleer santral kurmak konusundaki inadı devam ediyor. Halbuki Fukuşima krizinin ardından Almanya, İtalya, İsviçre gibi ülkeler nükleer enerjiyi tamamen rafa kaldıracak planlamalara gittiler.

Geçen ayın sonunda Güney Kore'nin başkenti Seul'de yapılan Nükleer Güvenlik Zirvesi'nde Başbakan Tayyip Erdoğan Türkiye'nin 2030 yılı itibariyle elektrik ihtiyacının yüzde 10'unu nükleer santrallerden karşılama kararlılığında olduğunu söyledi.

“Türkiye hırslı nükleer programını başlatmış durumda. Ülkenin enerji ihtiyaçlarının sirekliliğini sğlayabilmek için bu programı kararlı bir şekilde uygulayacak” diyen Tayyip Erdoğan, programın Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) prensiplerine temel alacağını, yüksek güvenlik standartlarına sahip olacağını belirtti.

Fukuşima, Çernobil ve Three Mil Island nükleer kazaları bize nükleer güvenliğin ve nükleer enerji testlerinin önemini bir kez daha hatırlattı” diyen Erdoğan'ın hangi UAEK standartlarından bahsettiği anlaşılamadı. BM'ye bağlı olan UAEK nükleer enerji şirketlerin güvenlik standartlarını sağlaması konusunda şirketler üzerinde hiçbir yaptırımı olmadığı, Fukuşima nükleer krizi adım adım gelişirken bariz bir şekilde ortaya çıkmıştı.

Enerji Bakanı Taner Yıldız ise birkaç gün önce yapılan doğalgaz ve elektrik zamlarını bahane ederek Akkuyu’ya yapılacak nükleer santralde geri dönüş olmayacağını söyledi. Yıldız “Artık ok yaydan fırlamıştır ve geriye dönüş yoktur. Bize düşen, siyasi istikrarın korunması ve itina gösterilmesi ile beraber bu projeleri artırmaktır” diye konuşmuştu. Yıldız daha önce de Türkiye'de sanayiinin gelişmemesini nükleer santrallerin yokluğuna bağlayan açıklamalarda bulunmuştu.

İlk santral Mersin'e
Türkiye'de ilk nükleer santral Mersin'de Akkuyu'ya kurulacak. Bu santral Rusya tarafından yapılacak.


Akkuyu'da nükleer santralin inşa edileceği koy

Akkuyu santralinin kurulması işlemini üstlenen Akkuyu NGS Elektrik AŞ Genel Müdür Yardımcısı Rauf Kasumov, santralin kurulacağı bölgede saha çalışmalarının sürdüğünü ifade etti. Kasumov, "Sahaya ilk beton 2013 yılında dökülecek. İlk reaktör ise 2019 yılında faaliyete başlayacak. Bu süreçten sonra ise her yıl birer reaktör yapılacak. Çalışmalar ise 2022 yılında tamamlanacak" dedi.

İkinci nükleer santral ise Sinop'a yapılacak. Sinop'daki santral için halihazırda Japon firmaları ile pazarlıklar devam ediyor. Sinop'daki santral 2020 yılı itibariyle çalışmaya başlaması planlanıyor. Fukuşima'daki krizin sorumlusu TEPCO Sinop teklifini, AKP'nin itirazı olmamasına rağmen 4 Ağustos'ta geri çekmişti.

(soL - Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.