Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Çinli muhalif senaryosu fiyaskoyla mı sonuçlandı?

Çin'de, geçtiğimiz günlerde tutulduğu ev hapsinden kaçarak ABD Büyükelçiliği'ne sığınan Chen Guangcheng, ABD ile Çin arasında gerçekleşen bir dizi görüşmenin ardından büyükelçilikten ayrıldı. Ancak Guangcheng'in açıklamaları ve tuhaf kaçış öyküsü akıllarda soru işaretleri bırakıyor.

Yayın Tarihi: 04.05.2012 , 10:43 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:33

Çin'de, 27 Nisan günü, 1971 doğumlu muhalif Chen Guangcheng 2010 yılından bu yana tutulduğu ev hapsinden kaçmıştı. Görme engelli olan Guangcheng, "alaylı avukat" (barefoot lawyer) olarak biliniyordu. Muhalifin kaçış öyküsü hala netleşmiş değil. Ancak ilginç olan nokta, görme engelli bir insanın, yüksek güvenlikli bir yerden nasıl kaçmış olabileceğiydi.

Zaten, Guancheng'in kaçtıktan hemen sonra nerede olduğuna dair kimi spekülasyonlar başladı. ABD'nin Teksas eyaletinde bulunan ChinaAid isimli bir kuruluşun kurucusu olan Bob Fu, BBC'ye gönderdiği bir e-postada, muhalif avukatın sağlığının yerinde olduğunu ve kendisinin hala Pekin'de bulunduğunu söylemişti. Hemen aynı gün, Guancheng'in Pekin'deki ABD Büyükelçiliği'ne sığındığına dair iddialar ortaya atıldı.

ABD Dışişleri, bir süre konuyla ilgili açıklama yapmaktan kaçındı. Ancak, "başka muhalifler tarafından" ev hapsinden kaçırıldığı iddia edilen Guancheng'in büyükelçilikte ortaya çıkması, haliyle kaçışında ABD parmağı olup olmadığını gündeme getirdi. Bir başka ilginç tesadüf ise, Guancheng vakasının ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın Çin'e yapacağı ziyaretin hemen öncesine denk gelmesiydi. Yine bu sıralarda aynı Teksaslı kuruluş, Guancheng hakkında Çinli yetkililerin birkaç gün içinde karara varacağını duyurdu. Bu sırada ABD dışişlerinden Kurt Campbell'ın programsız bir şekilde Pekin'e gitmesi, ABD ile Çin arasında Guancheng üzerinden bir pazarlık yürütüldüğünü kanıtladı.

Guangcheng ABD tarafından yüz üstü mü bırakıldı?
Clinton'ın Pekin'e gelmesinin ardından, Chen Guangcheng'in "kendi isteğiyle" ABD Büyükelçiliği'nden ayrılacağı duyuruldu. ABD'li yetkililerin iddiasına göre, Çinli muhalif asla bir sığınma talebinde bulunmamıştı ve ısrarla karısı ve iki çocuğuna kavuşmak istediğini belirtiyordu.

Hillary Clinton ise, yaptığı açıklamada "Chen Guangcheng'in büyükelçilikte kalışını ve gidişini kolaylaştırmayı, kendisinin tercihlerini ve bizim de değerlerimizi gözeterek başardığımızı için memnunum" dedi. Clinton ayrıca, Chen'in Çin hükümeti ile daha güvenli koşullarda eğitim görebilmek için bir dizi anlaşmaya vardığını, kendilerine düşen bir sonraki görevin bu sözlerin tutulup tutulmadığını kontrol etmek olduğunu söyledi.

Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada da, Chen'in elçiliği kendi istediğiyle terk ettiğine değinilirken, ABD "içişlerine karıştıkları" için eleştirildi.

Chen Guangchen'in bir dediği öbürünü tutmuyor
Çinli Muhalif Guangchen, elçilikten ayrıldıktan sonra ABD'li yetkililer tarafından bir hastaneye götürüldü. Hastanedeyken bir dizi uluslararası yayın kuruluşu kendisiyle temas kurmayı başardı. Chen ile ilk temas kuran ajanslardan birisi olan AP'nin geçtiği haberde, muhalifin beyanındaki tutarsızlıklar göze çarpıyordu.

AP'nin haberine göre, Chen Guangcheng ABD'li yetkililerin kendisine, "Eğer elçiliği terk etmezsen Çinli yetkililer karını öldürene kadar dövecekler" dediğini aktardı. Ancak ismini vermek istemeyen bir ABD'li yetkili bu iddiayı yalanladı, Chen'e yalnızca "elçiliği terk etmediği takdirde karısının ve çocuklarının evlerine geri gönderileceğinin söylendiğini" belirtti.

Daha sonra ABD'li yetkilinin anlattığı hikayeyi doğrulayan Chen, karısının ve çocuklarının Shandong'a gönderileceğini söylediklerini, ancak "teşhis edemeyeceği" bir ABD'li yetkilinin de kendisine karısını öldürene kadar döveceklerini söylediğinin altını çizdi.

Chen, aynı demecinde, kendisine söz verdikleri halde ABD'li yetkililerin hastanede bulunmadığını söyledi. CNN'e de konuşan Chen, elçilikteyken dışarıdaki arkadaşlarını aramasına izin verilmediğini, olup bitenlerden hiçbir haberinin olmadığını iddia etti. Muhalif, elçilikten ayrılması için ABD'li görevlilerin kendisine "lobi" yaptıklarını belirtirken, hastanede yanında kalacaklarına söz verdikleri halde hepsinin gitmiş olduğunu belirtti. CNN'in, "ABD sizi hayal kırıklığına uğrattı mı?" sorusuna "Evet" cevabını veren Guancheng, nedeni sorulduğuna ise "Bu olayda ABD'nin insan haklarını koruduğunu düşünmüyorum" dedi.

Ayrıca Chen, arkadaşlarına ve elçilik görevlilerine Çin'de kalmak istediğini söylediği halde, daha sonra Channel 4 televizyonuna yaptığı açıklamalarda Çin'den ayrılmak istediğini, Daily Beast'e verdiği demeçte ise ABD'de tedavi görmek istediğini, "Hillary Clinton'ın uçağı ile ABD'ye gitmeye hazır olduğunu" söyledi.

Görünen o ki, ABD'nin kaçışına yardım ettiği ve Çin üzerinde uluslararası diplomatik baskı aracı olarak kullanmak istediği Guancheng vakası, en azından şimdilik bir fiyaskoyla sonuçlanmış durumda. Guancheng'in payına düşen ise, ABD'nin kendisini uğrattığı "hayal kırıklığı" oldu.

(soL - Dış Haberler)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.