Büyük devrimcilerden devrim dersi!

Siz daha "devrim mi değil mi" diye tartışadurun... Mısır'ın devrimcileri, "devrim dersleri" almakla meşgul bu aralar. Hem de en büyük devrimcilerden!
Salı, 24 Mayıs 2011 18:45

Arap coğrafyasında son dönemde yaşanan değişimlerin birer devrim olup olmadıkları çok tartışıldı. Başlarda hemen herkes, Mübarek-Bin Ali gibi iktidarların devrilmesini birer devrim olarak görmüş ve selamlamıştı.

Zamanla birçok kesim sürece kuşkuyla bakmaya başladı. Mısır’da isyan günlerine katılmış olanlar, kısa sürede “iş bir karşıdevrime mi dönüşüyor?” tartışması başlattılar.

Fakat yaşananlara halen “devrim” diyenler var. Dahası, bir “devrim”in nasıl yapılması gerektiğini öğretenler de...

Yakın zamanda Kahire Amerikan Üniversitesi’nde “Mısır ve Arap Dünyası Nereye Gidiyor?” başlıklı bir seminer düzenlendi. Aralarında Mısır’daki sürecin yönetilmesinde bizzat rol alan birçok kişinin de bulunduğu katılımcılar, “devrim” derslerini eski “devrimci”lerden aldılar.

Mesela Gürcistan Başbakanı, “renkli devrimci” Mihail Saakaşvili’nin danışmanı olan Vato Lejaya. Kendi “devrim”lerini anlattı Lejaya, “Her zaman ‘bu kadar değişiklik şimdilik yeter, normalliğe dönelim ve istikrarı sağlayalım’ diyenlerle karşılaşacaksınız” diyerek Mısırlı “devrimciler”e “sonuna kadar gidilsin” mesajı verdi.

Sonunda ne olduğunu da açıkladı Lejaya: “Devrimin ilk yıllarında insanlar ‘Radikal bir reform yapamıyoruz. Yolsuzlukları durduramıyoruz. Bu bizim köklerimizde var’ diyorlardı. Ama ne oldu? Bir mucize! Birkaç sene içinde bu yanlışlandı. Halk tanımı gereği temiz bir devlette yaşamak ister” dedi.

Lejaya’ya göre 2003’te batının desteği ve birkaç bin kişinin gösterileriyle iktidara gelip, ülkeyi 2008’de savaşa sokan ve topraklarının önemli kısmını fiilen kaybetmesine yol açan, bugünlerde ise başkent Tiflis’te binlerce kişinin yolsuzluk ve kanunsuzlukları protesto etmek için meydanları doldurmasını sağlayan Saakaşvili iktidarı, bir “devrim”in ulaşacağı “mucize”...

“Kim çağırır bu adamı ‘devrim’ konulu konferansa” demeyin. Konferansın düzenleyicileri Kahire Üniversitesi, Kahire Amerikan Üniversitesi, ve... Dünya Bankası!

Dünya Bankası uzmanları Sarah Cliffe ve Scott Guggenheim, hükümete güvenin tesis edilmesinde en önemli olanın siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve vatandaşlar arasında değişime ulusal bir destek koalisyonu sağlamak ve eskiden kopulduğunu açıkça ifade hissettirmek olduğunu söylediler.

Eh, doğruya doğru: Tecrübeliler!
Seminere katılanlar Mısırlı siyasi liderler, bürokrasinin tepesinde yer alan isimler, bazı sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve bazı akademisyenlerdi. Bu toplamın önünde oldukça samimi ifadelerle “devrim” dersi veren konuşmacılardan Scott Guggenheim, geçmişten de örnek verdi.

Guggenheim, “Endonezya’da Suharto’nun devrilmesinden sonra Mısır’la benzer bir siyasi boşluk yaşadık ve ‘Hadi siyasi partiler kuralım’ dedik” ifadesini kullandı.

Dünya Bankası görevlilerinin bir görevinin de “devrimci partiler” kurmak olduğunu duyan katılımcıların şaşırıp şaşırmadıklarını bilemiyoruz.

Örnek alınacak İslamcılar
Guggenheim’ın Endonezya örneğini gündeme getirmesinin başka sebepleri de var. Endonezya’da 1998’de kitlesel eylemler sonucunda Suharto istifa etmek zorunda kaldığında, siyaset sahnesini bazıları oldukça radikal islamcı partiler domine etmişti.

Guggenheim, bu islamcı hareketlerin partileşmesi sürecine önayak olduklarını anlattı. İlk senelerde çeşitli şiddet eylemleri yaşandığını belirten Guggenheim, “Ama 13 yıl sonra, aşırıcılık öldü ve daha başarılı islami partiler parlamenter sistem içinde yarışmaya başladılar, ama hiçbiri sistem üzerinde hakimiyet kuramadı” dedi. Sistem, Dünya Bankası ve ortaklarının sistemiydi, islamcılar da yeni aktörler...

Bu bakımdan örnek gerçekten de geçerli. Mısır’da da “devrim”in yeni aktörleri, islamcılar olacak gibi görünüyor. Başta da Müslüman Kardeşler.

Bir bakıma, “o eski hallerinden eser kalmadı”… Oysa islamcı hareketlerin batıyla, emperyalizmle uzlaşmak konusunda ne kadar hevesli olduklarını eskiden beri biliyordu, bugünlerde eski öğrencileriyle birlikte “devrim dersi verenler”…

Yiğit Günay (soL)