Sayfa yolu
Ayaklanmayı destekleyenler, yağmacılıktan yana mı?
Yayın Tarihi: 11.08.2011 , 00:44 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Tottenham'da başlayan ve tüm İngiltere'ye yayılan gösterilerde iki kişinin söyledikleri, ayaklanmanın özünü veriyordu.
Bunlardan ilkinde ITV kanalından bir muhabirle, bir gösterici arasında şu diyalog geçti:
- Kendinizi ifade etmek için en iyi yol isyan etmek mi?
- Evet. Eğer isyan etmeseydik, şu an benimle konuşuyor olmazdınız, değil mi? [Muhabir verecek yanıt bulamayınca sözüne devam ederek] İki ay önce Scotland Yard'a yürüdük, 2 bin kişi, hepimiz siyahtık, barışçıl ve sakin bir yürüyüştü, ve ne oldu? Basında tek kelime bile yer almadı. Dün gece biraz isyan ve yağma oldu, ve etrafınıza bir bakın."
İkincisi ise, siyahi bir kadının göstericilere yaptığı konuşmanın videosuydu. Öfkeli olduğu gözlenen kadın, göstericilere "birkaç ayakkabı ve televizyon için ev ve iş yerlerini yıkmak yerine bir dava uğruna birlikte mücadele etmedikleri için" kınıyordu sokaktaki göstericileri.
Türkiye'de solcuların İngiltere'deki ayaklanmacıları sahiplenerek destek vermesi, kimilerinin kafasında "İyi ama, bunlar yağmacı, talancı, bunun savunulabilir tarafı yok ki" şeklinde tarif edilebilecek soru işaretleri uyandırdı.
Bu, karşı çıkılan bir önerme değil. İngiltere'deki ayaklanmacılara sahip çıkanlar, yağmadan yana tavır almıyor. Aksine, aslında isyan edenlerin yağmacılığa başvurması, her zaman örgütlülüğün önemine vurgu yapan, yine her zaman kapitalizmin gençliğe dayattığı bireyci, çıkarcı anlayışı eleştiren solu başka bir yönden de haklı çıkarıyor.
Ancak yağmacılığa tepki duyanların da, her şeyden önce şu bilgileri aklında tutması, ve bunca insanı bu kadar öfkeyle sokağa dökenin ne olduğuna kafa yorması gerekiyor. İşte o gerçekler:
- Londra'da işsizlik oranı yüzde 8.8. Olayların çıktığı mahallelerde bu oran daha yüksek. Gençler arasında daha da yüksek.
- İsyanın çıktığı Hackney bölgesi, her sene ülkenin en yoksul bölgesi sıralamasında Manchester, Liverpool ve Tower Hamlets ile yarışıyor.
- Londra'da nüfusun en zengin yüzde 10'luk kesiminin yıllık ortalama geliri 933 bin 563 sterlin. En fakir yüzde 10'unki ise 3 bin 420 sterlin. 273 katlık bu fark, Mayıs 2010 itibariyle Londra'yı "Batı'nın en eşitsiz kenti" yaptı.
- 70'li yılların ortalarından beri, yani yaklaşık 30 yıldır, ulusal gelirin artışına oranla bir avuç zengin dışında tüm İngilizler'in maaşları düştü.
- Eşitsizlik o kadar arttı ki, ilk defa 19. yüzyılda Viktorya Çağı'ndaki eşitsizlik oranları yakalandı.
- 1998 yılından bu yana 333 kişi gözaltındayken öldü, fakat tek bir polis dahi bu ölümler nedeniyle ceza almadı.
(soL - Dış Haberler)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.