Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Arap Birliği kendi heyetinin raporunu sümen altı etti

Arap Birliği’nin Suriye’ye yolladığı heyetin yazdığı raporun basına sızmasıyla, Birliğin kendi gözlemcilerinin yazdıklarını sümen altı ettiği ortaya çıktı. Raporda Suriye’deki "muhalefet", Arap Birliği’nin rolü ve medyanın tavrı konusunda önemli ayrıntılar var.

Yayın Tarihi: 06.02.2012 , 09:30 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:30

Suriye’nin Arap Birliği üyeliğinin askıya alınmasından sonra, Esad yönetimiyle Birlik arasında varılan anlaşma sonucunda 50 gözlemci ve 10 Arap Birliği yöneticisinden oluşan bir heyet ülkeye gitmiş ve ocak sonuna kadar incelemelerini sürdürmüştü. Sudanlı General Mustafa El Dabi başkanlığındaki gözlemci heyetinin yayımladığı rapor geçtiğimiz hafta basına sızdı. Raporda yer verilen bulgu ve saptamalar, Suriye’ye karşı yürütülen uluslararası kampanyanın boyutları konusunda da önemli ipuçları barındırıyor.

Arap Birliği sümen altı etti
Arap Birliği, El Dabi başkanlığındaki heyetin görevine ocak sonunda geçici olarak durdurmuştu. Bu karardan çok kısa bir süre önce bir “barış planı” hazırlayan Birlik, bu planı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne sunmuş, ancak plan geçen hafta yapılan oylamada Çin ve Rusya’nın veto etmesi nedeniyle kabul edilmemişti. “Barış planı” adı altında yapılan öneriden bir hafta önce ise Katar Emiri Şeyh Hamad bin Halife el Tani, bir Amerikan televizyonuna “Suriye'de sivillerin öldürülmesini durdurmak için asker gönderilmeli" diyordu. Gerek el Tani gibi ABD yanlısı petrol şeyhlerinin, gerekse Arap Birliği’nin hazırladığı sözde “barış” planının bizzat Birlik tarafından görevlendirilen gözlemci heyetinin açıklamalarını hiçe saymaları dikkat çekiyordu. Ancak gözlemci heyetinin hazırladığı raporun tamamının basında yer almasıyla birlikte, Arap Birliği’nin ne tür bir propaganda mekanizması içinde yer aldığı ve Suriye’ye karşı sürdürülen operasyonun boyutları da daha iyi anlaşılmış oldu.

Arap Birliği gözlemci heyetinin raporu, heyetin görevde bulunduğu 24 Aralık 2011 ile 18 Ocak 2012 tarihleri arasını kapsıyor. 27 Ocak’ta yayımlanan rapor, gözlemci heyeti başkanı Sudanlı General Muhammed Ahmed Mustafa El Dabi imzasını taşıyor. Rapora göre heyet Tartus, Banyas, Kamışlı, Haseke, Süveyde, Tadmur, Sukha, Halep, İdlib, Deraa, Deir el Zur, Bu Kemal, Şam, Humus, Lazkiye, Rekke, Medine el-Tevra ve Hama’da gözlemlerde bulundu.

Rapora göre muhalefet silahlı
Mustafa El Dabi başkanlığındaki heyetin hazırladığı raporda “silahlı muhalefet gruplarına” ve “Özgür Suriye Ordusu”na atıfta bulunularak, bu güçlerin silahsız sivillerin kasten öldürülmesini de içeren eylemler gerçekleştirdikleri belirtiliyor. Rapor, “Bazı bölgelerde bu silahlı varlık, Suriye güvenlik güçlerine ve yurttaşlarına saldırarak yanıt vermiş ve hükümetin daha fazla şiddet uygulamasına neden olmuştur. Sonuç olarak bu eylemlerin faturasını masum yurttaşlar hayatlarıyla ödemişlerdir” diyor.

Raporda silahlı muhalefet gruplarının sivillere yönelik eylemleri konusunda somut örnekler de veriliyor:

“Gözlemci heyeti Humus, İdlib ve Hama’da hükümet güçleri ve sivillere karşı ölüm ve yaralanmalarla sonuçlanan şiddet eylemlerine tanık olmuştur. Bu eylemlerin örnekleri arasında sivilleri taşıyan bir otobüsün bombalanarak aralarında kadınların ve çocukların da bulunduğu sekiz kişinin öldürülmesi ve daha fazlasının yaralanmasını, mazot taşıyan bir trenin bombalanmasını da içeriyor. Humus’taki başka bir olayda bir polis otobüsü bombalanarak iki polis memurunun ölümüne neden olundu. Bir petrol boru hattı ve bazı küçük köprüler de bombalandı.”

“Bunun gibi vakalar arasında binaların, yakıt taşıyan trenlerin, mazot taşıyan araçların bombalanması, polisleri, medya mensuplarını ve petrol boru hatlarını hedefleyen patlamalar da bulunuyor. Bu saldırılardan bazıları Özgür Suriye Ordusu ve başka silahlı muhalif gruplar tarafından gerçekleştirildi.”

Medya yalan haber yapıyor
Raporda Suriye’ye karşı provokasyonun aracına dönüşmüş olan medyanın yalan haber yaptığına da atıfta bulunularak, “Heyet, bazı yerelliklerde gerçekleşen patlama veya şiddet olayları hakkında birçok tarafın yanlış haber yaptığını belirtir” denildi. Raporda medyanın yalan haber üretmenin yanı sıra bazı olayları abartarak verdiğine, ölü sayılarının ve rejim karşıtı protesto eylemlerine katılımın şişirildiğine de değinildi.

Rapora göre Arap Birliği’yle imzalanan protokolden sonra ülkede bulunan medya kuruluşları arasında Türkiye’den de Milli Gazete, TV5, Milliyet, İhlas Haber Ajansı, Vatan, Akşam, Yeni Şafak, Today’s Zaman, KON TV, STV, Yeni Asya, Bugün, Sözcü ve Cumhuriyet bulunuyor.

“Bazı medya kuruluşlarının Arap ve yabancı gözlemcileri, medyayı gerçekleri tahrif etmek için kullandıkları için heyetin güvenilirliğini sorgulamıştır” diyen rapor, heyete siyasi destek ve medya desteği verilmediği takdirde bu sorunun üstesinden gelinemeyeceğini de vurguluyor.

Arap Birliği heyet üzerinde baskı kurdu
Arap Birliği’ne bağlı bazı hükümetlerin gözlemci heyeti üzerinde baskı kurmaya çalıştığını da belirten rapor, bazı gözlemcilerin “olayları abartmaya zorlandıklarını” ifade ediyor. Raporda ayrıca “Bazı gözlemciler yetkilerini kötüye kullanarak ve ettikleri yemini bozarak kendi ülkelerinin yetkilileriyle anlaşmış ve onlara olayları abartarak aktarmışlardır” denildi. Bu yetkililerin ise aldıkları abartılı beyanlara dayanarak Suriye’deki durumun iç karartıcı ve temelsiz bir resmini çıkarttıkları vurgulandı.

Hükümetin hedefi barışçıl gösteriler değil
Arap Birliği gözlemci heyeti raporunda, heyetin hükümet yanlısı ve rejim muhalifi barışçıl gösterilere de tanıklık ettiği ifade edilerek, “Bu gösterilerden hiçbirine, heyete yönelik ve yönetime sadık olanlar ile muhalif olanlar arasında çıkan bazı küçük çatışmalar haricinde, müdahale edilmemiştir” denildi.

(soL-Dış Haberler)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.