Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Amerikalılardan Coca Cola karşıtı eylem

Coca-Cola karşıtı eylemcilerin şikayetleri tanıdık: sendika düşmanlığı, işçilere bahşedilen “yoksulluk ücreti” ve çevresel yıkım pratiklerinde başarıları.

Yayın Tarihi: 01.12.2009 , 09:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Geçtiğimiz hafta Atlanta'daki genel merkezin yanındaki “Coca-Cola Dünyası Müzesi” önünde toplanan eylemciler Coca Cola şirketinin sendika düşmanlığını, işçilere bahşedilen “yoksulluk ücreti” ve çevresel yıkım pratiklerinde başarılarını protesto etti.

Eylemde açıklama yapan “Katil Coke” örgütünden Lew Friedman, Inter Press Ajansı'na şunları söyledi: “Coca-Cola'nın kurak alanlardaki aşırı su kullanımına karşı Hindistan Çare Merkezi ile gayrıresmi bir koalisyonumuz var. Ayrıca Uluslararası Sorumluluk Topluluğu'nu da şişelenmiş su kullanımının musluk suyundan daha fazla kullanılmasını durdurma çalışmalarında destekliyoruz.”

“Sinaltrainal (Yiyecek Endüstrisi İşçilerinin Ulusal Birliği-Kolombiya) işçilerinin tarafındayız. Birliğin liderlerinden sekizi öldürüldü. Birliğin legal konumunu artırmaya çalışmaktayız.” dedi ve “ Ancak tesis müdürlerinin paramiliter güçlere karşı fazlaca iyimser olduklarını gösteren kanıtlar var” diyerek ekledi.

2001 yılında Birleşik Metal İşçileri(Amerika) ve Uluslararası Emek Hakları Fonu'nun Sinaltrainal lehine desteğiyle Coca Cola'ya dava açıldı. Nitekim, 1996 yılında Sendika binasını yakan ve Isidro Gil'i de öldürenlerin şirketle ilgisinin olduğu söylenmekteydi.

Açılan davada, Coca Cola işverenlerine tamamen bağlı veya güdümlü bir biçimde paramiliter güvenlik kuvvetleri tarafından çalışanların kaba kuvvete, cinayetlere, işkencelere, kanunsuz maaş geciktirmelerine ve sendika liderlerinin susturulmasına maruz kaldıkları belirtilmekteydi.

Bununla beraber, Katil Coke örgütünün iddiasına göre Kolombiyalı paramiliter birliklerin Georgia'da daha önceden “Amerikalar Okulu” diye adlandırılan, artık Birleşik Devletler Batı Hemisphere Güvenlik ve Ekonomik İşbirliği Enstitüsü”nde eğitilmekteydi.

2003'te Bölge Mahkemesi Coca Cola'nın davada sanık konumunda olmasını, cinayetlerin ABD değil Kolombiya'da işlenmiş olması nedeniyle iptal etti. Buna rağmen, iki Coca Cola işvereni davada sanık olarak kalmaya devam etti. Ancak 2006'da hakim geri kalan iddiaları da reddetti.

Inter Press Ajansı'nın geçtiğimiz hafta Atlanta'daki Katil Coke eylemi hakkındaki sorusuna, şirket bir e-mail açıklamasıyla cevap verdi. Açıklamada eylemin bilgi verilmeden gerçekleşen ve bunun on yılı aşkın bir süredir Coca Cola Şirketi ve Kolombiya'daki 'bağımsız' fabrikaların sahipleri hakkındaki iddialarla yaratılan hatalı portrenin sonucu bir eylem olduğu söylenmekteydi.

Açıklamada ayrıca “ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) da dahil olmak üzere birden fazla düzlemde Kolombiya ve özellikle Amerika'da bu dayanaksız iddialar yıllardır gözden geçirilmekte ve bunun sonucunda Kolombiya'daki Coca Cola işverenlerinin birden fazla sendikayla geniş ve sağlıklı ilişkiler kurmaktan memnun olduğu ve güvenli çalışma koşullarının sağlandığı görülmüştür” denildi.

Katil Coke'un sendika meselesine odaklandığı gözükürken, aktivistler gözen kaçırılmaması gereken diğer konuların ise Kolombiya ve diğer ülkelerde şirketin çocuk emeği kullanması iddiaları ve bütün Coca Cola ürünlerinin sağlığa zararlı olmasıyla ilgili sorular olduğunu söylediler. Friedman, yüksek derecede fruktoz mısır şurubunun kullanılması dolayısıyla sağlık sorunlarının olduğunu söyledi.

Kampanyalarının bir parçası olarak, Katil Coke 50'nin üstünde ABD liselerinde ve üniversitelerinde kola satılmasını durdurmakta başarılı oldular ve hizmet sektöründe faaliyet gösteren SEIU ve öğretmen sendikasının da desteğini aldılar.

Katil Coke örgütü Coca Cola'nın genel merkezinin olduğu yeri, Atlanta'yı hedef alarak, şehri “Katil Coca Cola Zero'yu içme: Sıfır Etik, Sıfır Adalet, Sıfır Sağlık” yazılı bilboardların olduğu arabalarla dolaştılar. Bu kelime oyununun nedeni, şirketin ürünlerinden “sıfır”a yakın kalorili olduğu söylenen Coca Cola Zero'ydu.

Minnesota'dan genç bir eylemci Ian Hoffmann şunları söyledi: “İnsanlara ulaşıyoruz ve bu şirketin sendika karşıtı olduğunu anlatıyoruz. Coca Cola yetkilileri genellikle Atlanta merkezli bir şirket olduklarını ve Kolombiya'da olabilecek herşeyin kendi kontrolleri altında olamayacağını ve daha önemlisi kendi “sorumluluk”ları olmayacağını söylüyor. Buna rağmen, şirketin muazzam kârının o fabrikaların yardımıyla olduğundan şüphe yok. Biz şirketi sorumluluğa davet ediyoruz. Ben onlara şunu soruyorum, sendika liderinin öldürülmesinin ardından kimsenin sendikalı olmamasını nasıl karşılıyorlar? Bunu nasıl savunuyorlar?” dedi ve yöneticilerin nasıl bu kadar göz yumabildiklerini anlamadığını belirtti.

Hoffman Coca Cola gibi çokuluslu bir şirkete karşı mücadele etmenin zorluklarının farkında olduğunu söyledi. “Zorluğu markanın adından geliyor. Her Amerikan buzdolabında onlar var. Reklam ve özellikle çocuklara pazarlamak için inanılmaz paralar harcıyorlar. Kola kültürü, biliyorsunuz, Noel Baba'lı reklamlarla yaratıldı” diye ekledi.

Kolombiya'dan eylem için gelen Martha Giraldo, Coca Cola'nın şişeleme tesislerinde üç ay ya da daha az süreli çalışan geçici işçilerin olduğunu ve şirketin onlara anayasal bir hak olan sendika üyeliğini yasakladığını söyleyerek, bir insan hakları krizinin içinde olduklarını belirtti.

Giraldo, “Ülkemizin büyükşehirlerinde yaşayan insanlar marjinalize oldular. Hillary Clinton'un Kolombiya'nın güvenli ve huzur içinde yaşadığına ilişkin açıklaması doğru değil. Bu sadece, büyük mülkiyet sahipleri ve paramiliterler için geçerli geri kalanlar bunu ifşa etmek yerine marjinalize kalıyorlar. Biz gerilla (FARC) destekçisi olarak suçlanıyoruz.” diyerek devam etti. Giraldo, “Kolombiya'da paramiliterlerin terör kampanyaları yüzünden yerlerinden olan dört milyon iç mülteci var. Bununla beraber, koka bitkisi ve içme suyu buharlaştırma işlerinde yaklaşık 30.000 insan kayboldu. Nerede olduklarını bilmiyoruz. Onlar kaybolalı yıllar oldu.” diyerek bitirdi.

Platformdaki konuşmasında Gerardo Caja Marca, kapitalizmin sembollerinden bir tanesinin karşısında olduklarını, Coca Cola'nın bir yoldan çıkmış sermaya birikim yolu sunduğunu ve buna karşı mücadelede ölenleri unutmayacaklarını söyledi. Marca sözünü, karşılarındakilerin savaş isteyenler olduğunu, yedi ABD askeri üssü yerleştirenlerin, paramiliter güçler yaratanların finansmanından dolayı Coca Cola'nın da suçlanmasını gerektiğini söyleyerek tamamladı.

Olaylar zinciri:
1990 – Kolombiya'da ilk kez bir şişeleme tesisi çalışanı öldürüldü.
1994-95- Üç işçi daha öldürüldü.
5 Aralık 1996- Isidoro Gil paramiliterler tarafından öldürüldü ve sendika binası yakıldı.
7 Aralık 1996- Paramiliterler işçileri topluca sendikadan istifa ettirdi.
20 Temmuz 2001- Dava Miami'de açıldı.
13 Mart 2003- Dava sonuçlandı: Coca Cola artık sanık değil.
16 Nisan 2003- Katil Coke örgütü kuruldu.
13 Nisan 2005- Coca Cola Komisyonu Kolombiya'da sendika karşıtı zorlamalara rastlamadığını açıkladı.
Aralık 2005- Michigan ve New York Üniversiteleri kampüslerinde Coca Cola'yı yasakladı.

(soL - Dış Haberler)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.