Sayfa yolu
Almanya’nın yeni cumhurbaşkanı Joachim Gauck: Savaş yanlısı bir demokrat, her daim anti-komünist!
Yayın Tarihi: 19.03.2012 , 19:49 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:31
Pazar günü Federal Konsey’de yapılan seçimlerde Rostock’lu papaz Joachim Gauck, beklendiği üzere Federal Almanya’nın 11. Cumhurbaşkanı olarak seçildi.
Almanya'da hükümeti oluşturan partiler, CDU/CSU ve FDP’nin yanısıra ana muhalefet partisi SPD ve Yeşiller tarafından ortak aday olarak açıklanan Gauck, 2010 yılında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerine de SPD ve Yeşiller’in adayı olarak katılmıştı.
Parlamentoda temsil edilen Sol Parti, azılı bir anti-komünist olan Gauck’un karşısına "Nazi Avcısı" olarak bilinen Beate Klarsfeld’i aday olarak gösterdi. Partilerin aldıkları oy oranına göre temsil edildikleri ve sadece cumhurbaşkanını seçmekle görevli Federal Konsey’de 1228 oyun 991’ini Gauck alırken, Klarsfeld’e 126 oy verildi. Faşist parti NPD’nin adayı Olaf Rose 3 oy aldı. NPD, sempatiyle baktıkları Gauck’u desteklememe gerekçesi olarak, ABD ile dostluk ilişkilerini geliştirmeyi hedefleyen bir derneğe üye olmasını gösterdi.
Kamuoyu araştırmalarına göre, cumhurbaşkanı doğrudan halk tarafından seçilse, hem batıda hem de doğuda çoğunluğun Gauck’a oy vermeyeceği saptandı.
'İnsan hakları' ve sermaye savunucusu, savaş yanlısı, her daim anti-komünist
Alman Demokratik Cumhuriyeti (ADC) döneminde Rostock kentinde papazlık yapan Gauck, sosyalizmin çözülmesinden sonra, 1990 yılında ADC’nin istihbarat örgütlerinin bağlı olduğu bakanlığın lağvedilmesi için oluşturulan özel komisyonun başkanlığını yaptı.
Gauck asıl ününü ise, ADC’nin Federal Almanya tarafından ilhak edilmesinden sonra başkanlığına atandığı ve kendi adıyla anılan "Gauck Behörde" Gauck (Resmi) Dairesi’nde kazandı. Demokratik Almanya’nın istihbarat örgütü Stasi’nin derlediği belgelerin arşivlenmesi amacıyla kurulan resmi daire, bütün Almanya’da özellikle de doğuda on binlerce eski Demokratik Almanya vatandaşının, ajanlık suçlamasıyla işlerinden atılmalarına neden oldu.
Son dönemde yapılan araştırmalara göre, Gauck’un 80’li yıllarda papaz olarak görev yaptığı Rostock’ta Stasi’yle ilişki kurduğu ortaya çıktı. Junge Welt gazetesinin verdiği habere göre, Gauck, çevresinde anti-komünist olarak bilinmekle birlikte, sosyalist sisteme karşı bir tavır almamış ve örgütlü muhalif çevrelerden de uzak durmuştu. Bu sayede Stasi’yle ilişki kuran Gauck, işbirliği olanakları üzerine görüşmeler yapmış.
ADC kökenli tanınmış anti-komünist muhalif, papaz Hans-Jochen Tschiche de, Gauck’un 1989 Kasım ayında Genel Sekreter Honecker’in devrildiği ve sınırların açıldığı tarihe kadar, kendi çıkarları dışında insan haklarını savunduğunun duyulmadığını belirterek, Gauck’u utanmazlıkla suçluyor.
Savaş destekçisi bir demokrat!
İnsan hakları savunucusu ve demokrat olarak lanse edilen Gauck, Alman ordusunun Afganistan’da yürüttüğü savaşı da açıkça ve demokrasi adına destekliyor. Federal seçimlerde yüzde 12’ye yakın oyla 76 milletvekili kazanmış olan (sol liberal) Sol Partinin, meclisteki milletvekilleri ve grup başkanının Alman gizli servisi tarafından (resmi olarak) izlenmelerini de "Hâlâ Avrupa demokrasi projesine bağlılıklarını görmediği" gerekçesiyle, tabii yine demokrasi adına onaylıyor. Avrupa Birliği’ni desteklemek zorunlu mu sorusu bir yana, daha da komiği tamamen (ama biraz daha sosyal) AB yandaşı olan bir partiye bu suçlamayı getirmesi.
Kapitalizmi eleştirenleri "çok akılsızca" bulan Gauck, özgürlüğü de herkesin kendisinden sorumlu olması, yani devletin sosyal sorumluluklarının azaltılması bağlamında tanımlıyor.
(soL - Almanya)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.