Ahmed Carba kimdir?

Suriye Ulusal Koalisyonu liderliğine getirilen Ahmet Carba hakkında El Ahbar'da Nasır Şerare tarafından yazılan bir makaleyi, Medyaşafak'tan Hasan Sivri Türkçe'ye çevirdi. Biz de bu makaleyi soL okurlarıyla paylaşıyoruz.
Pazartesi, 22 Temmuz 2013 20:39

Geçen günlerde, kasıtsız olarak, Baas partisi ve Suriye rejimine muhalif Suriye Koalisyonunun liderlik kadrosu seçimlerle değişti. Bu değişim, temel bir sonuca sebebiyet verdi: İki taraf da -her biri farklı sebeplerle- rüzgarın yönünün değiştiğini ve liderlik-yönetim kadrosunda değişime gidilmesi gerektiği itiraflarında bulundular.

Dikkat çekici nokta ise, iki yapıda da ''yeniden yapılanma'' esasına dayanarak gerçekleştirilen değişimlerde zararlı çıkanların muhalif cephede ''Müslüman Kardeşler'' ve Baas partisindeki tarihi damarların olması idi. Suriye'de çatışan tarihi iki grubun izole edilmesinin birbirine yakın zamanlara denk gelmesi geriye bir soru bırakıyor: Eski damarlarına yol veren Baas ile Müslüman Kardeşlerin ağırlığının azaldığı Koalisyon arasında bir diyalog zemini açılacak mı?

Lakin başkanlık sarayına yakın üst düzey yetkili Suriyeli kaynak bu iki hadiseler konusunda farklı bir resim çiziyor. Suriyeli kaynak Baas partisindeki yönetim değişikliğini, bileşenleri ve yeni bir vizyonu ile Baas'ın yeni rolüne bağlarken, Koalisyon liderliğindeki değişikliği de, son zamanlarda meydana gelen gelişmelerden dolayı zorla yapılması gerekmiş bir hamle olarak görüyor: Mısır'daki ''Müslüman Kardeşler'' yönetiminin devrilmesi ve muhalefetin Doha'dan Riyad'a taşınması.

Rejim bu iki gelişmeyi nasıl okuyor?
Aynı Suriyeli kaynağa göre, aylardan beri Suudi Arabistan İstihbarat Başkanı Bender b. Sultan, Suriye muhalefet Koalisyonu içinde bir darbe ile Müslüman Kardeşler'in gücünü sınırlandırmak için çabalıyordu. Sonunda Koalisyon liderliğine Ahmed Carba getirildi. Riyad bu adımı, bağımsızlardan ve Mişel Kilo'dan onlarca -kıdemli ve yeni- takipçisini Koalisyon örgütünün yapısına sokmasını isteyerek attı. Bu şekilde örgütte fark yaratıp Müslüman Kardeşler'i liderlikten uzaklaştırmayı da başardı.

Suriyeli kaynağa göre, Semire Müselme de Riyad tarafından Mişel Kilo'dan Koalisyon'a dahil edilmesi istenen şahsiyetlerden. Semire Müselme aynı zamanda Arabistan Prensi Veliaht Selman b. Abdülaziz referansı ile Koalisyon'un basın-yayın bölümünde bir pozisyona getirilecek. Yakın zamanda bunun ilan edilmesi bekleniyor.

Ahmed Carba'nın sicili
Ahmed Carba'nın Koalisyon liderliğine getirilme hikayesi A'dan Z'ye kadar Suudi Arabistan'ın istihbarat odalarında yazıldı. Ahmed Carba'nın, Katar, Arabistan ve Suriye güvenlik birimlerinde ortak kayıtları ve 3 ülkenin güvenlik servislerinin birbirileri ile koordineli olacak şekilde çalışmasına neden olmuş bir geçmişi var. Suriyeli kaynak, Ahmed Carba'nın, Suriye'nin güvenlik kayıtlarında açıkça dolandırıcılıktan, cinayetten ve başarısız suikast girişimlerine değin farklı suçlamalardan aranan bir isim olduğunu aktarıyor. Yine aynı kaynağa göre bu kayıtlar Katar ve Arabistan emniyetlerinde de mevcut.

Ahmed Carba'nın sabıka kaydında geçen tam ismi ''Ahmed El-Onyan El-Medlül El-Asi''. Bu sabıka kayıtlarında, 2008 yılında Arabistan ve Suriye'nin güvenlik servisleri arasında tutuklu değişim anlaşması (Suriye krizi ile birlikte donduruldu) çerçevesinde Ahmed Carba'nın uyuşturucu kaçakçılığından Şam'a teslim edildiği ve bu suçtan dolayı yargılanıp hapis cezasına çarptırıldığı belirtiliyor. Bu kayıtlara benzer bir diğer olay da Katar güvenlik servislerinde var. Katar Emiri Hamad Bin Es-Sani'nin babasına yaptığı darbeden sonra son Dış İşleri Bakanı Suriye'ye kaçmıştı. Emir Hamad'ın grubu Ahmed Carba'dan, Suriye'de sürgünde olan bu Dış İşleri Bakanını öldürmesini istedi. Ahmed Carba öldürme sözü verdikten sonra da Hamad grubundan para aldı. Lakin Ahmed Carba Hamad'ın babası Emir Halife grubuna gidip olan biteni anlattı ve bu gruptan da para kopardı. Bu olayın siyasi yansımaları oldu ve Suriye güvenlik servisleri soruşturma başlattı. Bunun ardından Ahmed Carba dolandırıcılık ve sahtekarlık suçlarından 5 ay hapis yattı.

Suriye'nin güvenlik kayıtlarında geçtiği gibi Ahmed Carba'nın, Muammer Kaddafi'nin kendisini Afrika ve kabilelerin krallar kralı ilan ettiği dönemde Libya'nın Şam'daki elçisi ile yakın ilişkilerde bulunduğunu da hatırlatalım. Libya elçisini, Suriye'deki aşiretlerden bir heyetin Kaddafi'ye biat için gönderilmesi konusunda ikna etti. Bu sıralarda Ahmed Carba Libya yönetimine kendini Şammar aşiretinin Suriye şeyhi olarak sundu.

2004 yılında ise Ahmed Carba, Ürdün, Suriye, Irak ve özellikle Arabistan'da giderek yayılan ve genişleyen Şammar aşiretinin şeyhi olarak Lübnan eski başbakanı Refik Hariri ile tanışmanın yollarını aradı. Suriye'de ilişkileri kesilmeden, olaylardan önce, Suriye güvenlik servisleri Ahmed Carba'yı Haseke ve Şam civarlarında genelev işletiyor ithamı ile de takip etmekteydiler.

Doha toplantısının gizli kararları
Yakın zamanlarda Arabistan istihbaratı, Bender b. Sultan'ın direkt gözetimi ile, Ahmed Carba'yı Suriye'deki Şammar aşireti şeyhi olarak desteklemeye başladı. Koalisyona silah alımlarından sorumlu olarak atandı. Bender b. Sultan'ın, Koalisyon'dan geniş bir kitle ile Ahmed Carba'nın liderliğe getirilmesi konusunda müzakere ettiği çok açık. Bender b. Sultan bu liderlik karşılığında silah yardımı yapma garantisi verdi. Suriyelilerin verdiği bilgilere göre, Ahmed Carba'nın Koalisyon liderliği, Suriye'nin Dostları grubunun son Doha toplantısında alınmış bir karar. Daha sonra gizli toplantıların sonucunda, Paris ve Riyad arasında bir uzlaşı ile Fransız istihbaratının Suriye içine teslimat yapması ve muhalefete teslim etmesi kararı ile nitelikli silah satın alınımında anlaşıldı. Arabistan'ın satın almak üzere söz verdiği silahlar arasında Milan tanksavar roketleri ve Fransız uçaksavar füzeleri yer alıyor. Arabistan fiili olarak Milan füzelerinden bir kısmını satın alıp Fransız aracılarla Suriye içine göndermiş. Velakin ''Rafal'' füzeleri Arabistan'ın silah depolarında Özgür Suriye Ordusu Genelkurmay Başkanı Selim İdris'e gönderilmek üzere Amerikan kararını bekliyor. Gelen bilgilere göre Fransız üretimi olan bu füzeler Fransa'dan satın alınmamış. Bu füzeler Avusturyalı silah simsarlarının aracılığı ile mafyadan temin ediliyor. Arabistan Doha'da Suriye'nin dostları toplantısında dost ülkeler önünde Ahmed Carba'yı, Şammar aşiretinin şeyhi ve Yarubiye sınır kapısını (Irak ile Haseke arasında) kontrol eden aşiret olarak sunup ''parlatmaya'' çalıştı. Şammar aşiretinin yıllardır iki şeyh tarafından yönetildiği de biliniyor. Bunlardan biri Irak Kürdistanı bölgesel lideri Mesud Barzani ile ilişkileri olan Şammar Hamidi Dhem El-Hadi, diğeri de Vadi Elmiz El-Medlül. Haseke ve Qamışlo'da grupları olan Carba'nın, Suriye ceziresi bölgesinde bilindiği üzere sadece aşiretinden değil küçük ailesinden de atılmış olduğu aktarılıyor. Babası El-Onyan, genelev işletmeciliği konusu yayılır yayılmaz, Carba'nın gençleri tanıştırıp evlendirmeye yardım eden bir şirketi yönettiğini iddia etmesine rağmen oğlunu reddetti. Carba'nın bir kardeşi Zeyd'in rejim yanlısı olduğu bilinirken büyük abisi siyasetle ilgilenmiyor.

Koalisyon'un kuluçka aşamaları
Suriyeli üst düzey yetkiliye göre Koalisyon kuruluşundan bu yana bölgesel bir gücün kucağından bir diğerine sığınıyor. Bu güçlerden birinde istikrarı sağladığı zaman da bir lider arayışına girip seçimlerle yeni lider belirliyor. Tabi bu sığındıkları güç liderin ismini veriyor. Abdülbasit Sayda'nın seçimi, geçen yıl düzenlenen NATO toplantısında Türkiye'nin Kürt kartını Tahran'ın ve Şam'ın (ki bu iki başkent Ankara'yı bu kart ile cezalandırmayı başarabildi) elinden alma talebi ile gerçekleşmişti. Bu toplantının etkisi ile Amerika'nın Suriye eski elçisi Robert Ford Suriye Kürtlerinden oluşan bir heyetten çağrı aldı ve demokratik özerklik ve kültürel haklarını elde edebilecekleri siyasi bir program karşılığında Kürtler adına Suriye devrimine katılma talebinde bulunuldu. Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kürt lider Abdullah Öcalan arasındaki müzakereler başarısız olunca Sayda'nın başkanlığı elinden alındı ve yerine geçişe liderlik yapacak Hıristiyan George Sabra getirildi. Sabra'nın getirilmesinin nedeni de muhalefetin ''tekfirci'' olmadığını ve azınlıklara baskı yapan bir yapıdan uzak olduğunu göstermek içindi. Velakin rejim ve muhalefet arasında bir diyalog masası kurma niyeti ortaya çıkan Amerika, diyalog yanlısı olduğunu ilan eden Ahmed Muaz El-Hatip'i Koalisyon'un başına getirdi. Daha sonra Katarlılar, Fransızlar ve elbette CIA (Bu cepheler, diyalog ile eşzamanlı olarak sahada askeri bir başarı elde etmenin gerekliliği konusunda ortak bir görüşe varınca) El-Hatip'i devirdi.

Şu anda da bu süreç, Bender'in adamı olarak Koalisyon'un başına getirilen Ahmed Carba ile yoluna devam ediyor.