Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Vakıf Gureba da zenginin hastanesi oluyor

Yüz elli yılı aşkın bir süredir yoksullara ve hiçbir sağlık güvencesi olmayanlara hizmet veren Vakıf Gureba Hastanesi, AKP Hükümeti’nin çıkardığı yasayla özel üniversite ve hastanesine dönüştürülüyor.

Yayın Tarihi: 26.04.2010 , 11:15 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

15 Nisan günü AKP Hükümeti tarafından hazırlanan “İstanbul'da Bezm-i Alem Valide Sultan, Silahtar Abdullah Ağa ve Abdülhamit Sani mazbut vakıfları adına Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Bezm-i Alem Vakıf Üniversitesi adıyla bir vakıf üniversitesi kurulması” yasa tasarısı TBMM’den geçerek yasalaştı. Bu yasa ile öncelikli olarak yoksullara ve sağlık güvencesinden yoksun olanlara hizmet vermekte olan Vakıf Gureba Eğitim ve Araştırma Hastanesi özel bir üniversiteye dönüştürülerek zenginlere ve parası olanlara tahsis ediliyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bağlı ve 657 sayılı yasaya tabi, çoğunluğu sağlık ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfında olan personel ise ya taşrada başka bir kamu kurumuna gitme ya da yine bu yasa ile özel üniversite personeli olma yani, iş güvencesinden vazgeçerek, hizmet akdine dayanan işçi statüsüne geçme seçenekleri ile karşı kaşıya bırakılıyor.

Sendikanın açtığı dava sürüyor
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Aksaray Şubesi geçtiğimiz Cuma günü konu ile ilgili bir basın açıklaması yaparak hastanenin bu şekilde kapatılmasına ve personelinin de iş güvencesinden yoksun bir şekilde özel sektöre devredilmesine karşı çıktıklarını ifade etti. Açıklamada, sendika tarafından YÖK’ün Bezm-i Alem Vakıf Üniversitesi kurulması kararına karşı yürütmenin durdurulması ve iptali için dava açılmış olduğu ve davanın Ankara 16. İdare Mahkemesi’nde görülmekte olduğu bilgisine de yer verilerek, mahkemenin olumlu karar vermesi durumunda çıkartılan yasanın yasal dayanaktan yoksun kalacağına dikkat çekiliyor.

Mahkeme daha önce iptal etmişti
Vakıf Gureba Hastanesi üzerinden daha önce de YÖK kararıyla vakıf adıyla bir özel üniversite kurulması için yasa çıkartılmış ancak Anayasa Mahkemesi 29 Haziran 1992 tarihinde bu yasayı iptal kararı almıştı. Sendikanın son YÖK kararı ile ilgili açtığı davanın en önemli dayanaklarından birini de bu iptal kararı oluşturuyor. Sendika yetkilileri ortada benzer bir yasa için alınmış böyle bir iptal kararı varken geçtiğimiz hafta Meclis’ten geçirilen yasanın açıkça hukuka aykırı olduğunu ifade ediyorlar.

“952 memur iş güvencesini kaybedecek”
Konu ile ilgili görüşlerini aldığımız SES Aksaray Şube Başkanı Av. Songül Beydilli, hastanenin vakıf adı altında özel üniversiteye devredilmesine iki açıdan karşı çıktıklarını anlatıyor. Bezm-i Alem Valide Sultan Vakıf Gureba Hastanesi’nin ücretsiz hasta bakımı, tedavisi hatta yol masraflarının da karşılanması suretiyle yoksullara hizmet amacıyla kurulduğunu söyleyen Beydilli, söz konusu yasanın vakıf senedinde de belirtilen bu amaca aykırı olduğuna dikkat çekiyor. Beydilli ikinci olarak, şu anda eğitim ve araştırma hastanesi olarak hizmet veren hastanede çalışan personelin de hastanenin tasfiye edilmesiyle her koşulda hak kaybına uğrayacağının altını çiziyor. Büyük bölümü sağlık meslek yüksek okulu mezunu olan, hastane çalışanı 952 memurun, yeni üniversitenin kabul etmesi durumunda iş güvencesi olmadan, işçi statüsünde çalıştırılabileceğini, kazanılmış haklarının ise ortadan kalkacağını belirten Beydilli, bunun dışında personele sunulan seçeneğin ise Sağlık Bakanlığı tarafından taşra teşkilatlarında görevlendirilmek, yani çok büyük bir olasılıkla mevcut düzenini bırakarak başka bir şehre taşınmak anlamına geleceğinden bahsediyor.

“Hastanenin yerine otel yapacaklar”
Beydilli yeni kurulacak özel üniversite ile ilgili kendilerine gelen duyumun, hastane binasının Hasdal’da üniversiteye tahsis edilecek arazi üzerine inşa edileceği, hastanenin şimdi Fatih’te bulunan binasının ise yıkılarak yerine otel-rezidans yapılacağı şeklinde olduğu söylüyor.

Vakıflar Genel Müdürlüğü ise bu iddialar karşısında yeni kurulacak olan Bezm-i Alem Vakıf Üniversitesi ile ilgili yazılı bir açıklama yaparak hastanenin bulunduğu alana “otel ya da rezidans yapılması gibi bir uygulamanın söz konusu olmadığını” ileri sürdü. Ancak aynı açıklamada üniversitenin Eyüp’teki Silahtar Abdullah Ağa vakfına ait 300 bin metrekarelik arazi üzerine inşa edilecek yerleşkesinde “alışveriş merkezleri ve konaklama mekanları” gibi “ince düşünülmüş detaylar”ın yer alacağından bahsediliyor.

Hastane yüz elli yıldır "gureba"ya hizmet veriyor
1843 yılında Sultan Abdülmecid’in annesi tarafından inşa ettirilen hastane bundan iki yıl sonra “gureba-yi müslimin”e vakfedilmiş. Yani Vakıf Gureba Hastanesi yüz elli yılı aşkın süredir “gureba (garipler) ve fukaranın” ücretsiz tedavisini gerçekleştiriyor, hatta Beydilli’nin de ifade ettiği gibi bir süre boyunca hastaneye gelenlerin yol masrafları da karşılanıyor. Cumhuriyet döneminde hastane önce Sağlık Bakalığı’na bağlanıyor, 1956’dan itibaren ise idaresi tamamen Vakıflar Müdürlüğü’ne bırakılılıyor.

Eğitim ve Araştırma hastanesi olan hastane, iç hastalıkları, genel cerrahi, kadın hastalıkları ve doğum, göğüs cerrahisi, kalp damar cerrahisi, beyin ve sinir cerrahisi, kulak burun boğaz hastalıkları, ortopedi ve travmatoloji, üroloji, plastik ve rekonstrüktif cerrahi, nöroloji, çocuk hastalıkları, çocuk alerjisi, gastroenteroloji, cildiye, fizik tedavi ve rehabilitasyon, anesteziyoloji ve reanimasyon, radyoloji, radyoterapi, tıbbi onkoloji, patoloji, biyokimya ve bakteriyoloji gibi alanlarda, çok geniş bir kapsamda hizmet veriyor. Ayrıca hastanenin yoğun bakım ünitesinde sağlık eğitimi ve hizmeti veriliyor.

Hastanenin poliklinik bölümleri günde 4000 hasta kapasitesine sahip, yatak kapasitesi ise 800.

Yoksullara %20 ayrılmış
Sendika tarafından yapılan açıklamada şu anda yoksullara ücretsiz hizmet veren hastanenin yerine kurulacak olan Bezm-i Alem Vakıf Üniversitesi’ne bağlı sağlık kuruluşları tarafından verilecek sağlık hizmetinin, yalnızca %20’sinin fakir ve ihtiyaç sahibi kişilere ücretsiz olarak verileceğine, alınacak öğrencilerin ise yalnızca %20’sinin burslu olarak öğrenim görebileceğine dikkat çekiliyor.

Kamer Genç “tarikat cemaat üniversitesi”
Bezm-i Alem Vakıf Üniversitesi’nin kurulmasına dair yasanın Meclisteki görüşmeleri sırasında Meclis kürsüsünde söz alarak konuşan Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç ile tasarıyı destekleyen AKP milletvekilleri arasında şu diyalog geçmişti:

Kamer Genç: […] “Yani biz, burada gelin çalışalım, sağlıklı çalışalım ama siz Meclisi baypas ediyorsunuz, işte bazı üniversitelerin kritik durumları dolayısıyla burada gelip de müzakere edilmesini önlüyorsunuz. Ben dün burada söyledim, dedim ki: Bunlar tarikat ve cemaat üniversiteleridir.”

Ömer Faruk Öz (AKP Malatya milletvekili): “Ne tarikatı ya? Hepsi vakıf üniversitesi.”

Kamer Genç: “Bunları niye böyle getirip de buradan hemen geçiriyorsunuz müzakeresiz? Çünkü buraya hazinenin çok kıymetli arsalarını vereceksiniz çünkü tarikatlar kuvvetli, devleti yöneten tarikatlar, iktidarınızı yöneten tarikatlar. Dolayısıyla bunlara en kıymetli arazileri vereceksiniz, en kıymetli yerleri vereceksiniz, yine bunlara vergi muafiyetini getireceksiniz, gümrük muafiyetini getireceksiniz, gelir vergisi muafiyetini getireceksiniz ve burada bunlar çok büyük devlet kaynaklarından yararlanacak ondan sonra da o imkânları aldıktan sonra devletin kesesinden zengin olacaklar arkadaşlarım.”

(soL-Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.