Sayfa yolu
Üniversitelere "AKP işi" demokrasi
Yayın Tarihi: 12.02.2010 , 10:00 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
AKP'li Mehmet Sağlam, katıldığı bir panelde üniversitelerin demokratikleşmesinin ne kadar önemli olduğunu anlattı. TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Sağlam, Eğitim-Bir-Sen Adana 2 No'lu Şube tarafından düzenlenen "Özgür ve Bilimsel Düşünce Işığında Yükseköğretimde Demokratikleşme" konulu panelde ilginç açıklamalarda bulundu.
"Rektörler yetkilerini kurullara devretsin"
Türkiye'de yüksek öğretimin gelişmesi için önemli katkılarda bulunduklarını söyleyen Sağlam, üniversite yönetimlerinde kararların kurullar tarafından alınması gerektiğini söyledi. Kararların kurullar tarafından alınmasının daha demokratik bir ortam sağlayacağını söyleyen Sağlam, "Rektör ve dekanların yetkilerini ilgili kurullara devretmesi ve ortak akılla karar verilmesi gerekir. Bu sayede ortak kararlar verilebilir" dedi.
Yeter mi?
Yüksek öğretimde demokratikleşme konulu bir toplantıda yaptığı konuşmada, AKP'nin eğitime ne kadar önem verdiğini anlatan ve demoktarikleşme konusunda sadece bir öneride bulunabilen Sağlam'ın gündemi meşgul eden tartışmalara girmemesi dikkat çekti. Rektör ve dekanların yetkilerini kurullarla paylaşması gerektiğini söyleyen Sağlam'ın rektör atamaları ve YÖK'e hiç değinmemesi bu noktalarda demokrasiye aykırı birşey görmediği şeklinde yorumlandı.
YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan bile üniversitelerin demokratikleşmesinin önündeki önemli engellerde birinin YÖK olduğunu kabul ederken AKP'li vekilin bu konunun üstünden atlaması dikkat çekti.
Atamalar
Üniversitelerin demokratikleşmesi konusunda son dönemde yaşanan en büyük tartışmalar, rektör atamaları konusunda cereyan ediyor. Üniversitelerde öğretim üyelerinin yaptığı seçimlerde birinci sırayı alan adaylardan neredeyse hiçbiri YÖK'ten Cumhurbaşkanlığı'na gönderilen listede birinci sırada yer alamazken, Cuhurbaşkanı da YÖK'ün listelerini onaylıyor. AKP'ye yakınlığı ile bilinen ve seçimlerde 2. ya da 3. sırayı alan adayların rektör olarak atanması neredeyse olağan bir uygulama haline geldi. Hatta, yeni atanan rektörlerin büyük bölümünün "türbana özgürlük bildirgesi" imzacılarından olması bu listeye göre atama yapıldığı esprilerinin yapılmasına neden oldu. Son olarak, Abant İzzet Baysal Üniversitesi'ne seçimlerde 2. olan, türbana özgürlük imzacılarından olan, seçim öncesi AKP'li vekillerle üniversitede toplantı yapan ve akademik ünvanı ile ilgili bir soruşturma yürütülen Prof. Dr. Hayri Coşkun'un atanması tartışmalara neden olmuştu.
Geçtiğimiz seçimde AKP'den aday olan ya da türbana özgürlük bildirgesini imzalayan isimlerin rektör olarak atanması ve bunun üniversitelerde yapılan seçimlerde ortaya çıkan iredenin hiçe sayılması pahasına yapılması, AKP'li Sağlam tarafından demokrasi ile ilgili bir sorun olarak değerlendirilmedi.
(soL - Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.