Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Tarımda yıkımın fotoğrafı

TMMOB’un yayımladığı kapsamlı rapor, AKP’li yıllarda tarımda yaşanan yıkımı net bir şekilde ortaya koyuyor.

Yayın Tarihi: 30.05.2011 , 10:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) tarafından yayımlanan “Mesleğimiz, Meslek Alanlarımız, Haklarımız Üzerine - AKP İktidarının Tahribatı” başlıklı rapor, AKP’li yıllarda mimar ve mühendis odalarının kendi alanlarında tanık oldukları yıkımı çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. 24 Ocak kararlarıyla başlayan ve IMF-Dünya Bankası direktifleriyle süren dönem boyunca her alanda yaşanan yıkımı verilerle ortaya koyan rapor, TMMOB’un seçimlerdeki tutumu ve son 4 genel kurulda alınan kararları da içeriyor.

Yıkım her alanda
AKP iktidarı döneminin daha önceki ekonomik politikaların bir devamı olduğuna dikkat çekilen metinde şu ifadelere yer verildi:

8.5 yıllık AKP iktidarı süresince ülkemiz, siyasal, toplumsal ve ekonomik açıdan yeniden şekillendirilirken meslek alanlarımız üzerinden de önemli bir dönüşüm yaşandı. Kentlerin yağmalanmasından kıyı ve ormanların yapılaşmaya açılmasına, her türlü kamu hizmetinin özelleştirilmesiyle birlikte denetimin dahi taşeron firmalara bırakılmasına kadar çalıştığımız alanlar neoliberal saldırıdan nasibini aldı. Emeğin aleyhine politikalar her kesimden insanı olduğu gibi mühendis, mimar ve şehir plancıları da etkilendi.

AKP’li yıllarda yapılan düzenlemelerin ortak yanının tarım alanlarının piyasaya terk edilmesi olduğu belirtilen raporda, “Kamu denetiminin kaldırıldığı, sosyal devlet olgusundan tamamen uzaklaşıldığı, çalışma yaşamında ise güvencesizliğin, sendikasızlaştırmanın, taşeronlaştırma yöntemiyle sömürünün ağırlaştırıldığı görülmektedir” denildi.

Büyüme, sanayisizleşme, işsizlik ve yoksulluk bir arada
“Büyüme ile sanayileşme ve kalkınma verimlilik ile istihdam büyüme ile istihdam büyüme ile gelir dağılımı ve refah arasındaki bağların” tamamen koptuğuna dikkat çekilen raporda, bu durumun çarpıcı sonuçlarına şöyle yer verildi:

Türkiye sanayisizleşmeye sanayinin küçültülmesine, sıcak paraya ve ithalata bağımlı, düşük teknolojili fason taşeron üretim ve ihracata bağımlı kılınmıştır.
2003-2010 dönemi büyüme oranı yıllık ortalama %4.6 ama istihdamda “büyüme” %0.2 (yani binde) iki oranındadır. İstihdam yaratmayan bu büyüme oranı Cumhuriyet tarihi ortalaması olan %4.9 oranının altındadır.
Sanayide son 12 yılda emek verimliliği artışı %70 oranında ve sanayi katma değeri içinde karların payı çarpıcı boyutlarda artarken, reel ücretler %12.5 oranında düşüş söz konusudur.

Tarım nasıl çökertildi?
Raporun Ziraat Mühendisleri Odası tarafından hazırlanan kısmında “AKP iktidarı, kamu idari yapısı, bir diğer deyişle siyasi üst yapı ile ekonomik sosyal yapının reorganizasyonunu gerçekleştirmiş, kamuyu piyasaya hizmet eder hale getirmiş sosyal devlet ve kalkınma paradigmasına en güçlü darbeleri indirmiştir” tespitine yer verilirken, AKP’nin IMF ve Dünya Bankası tarafından 1998’den beri dayatılan tarım programının uygulayıcı olduğu belirtildi.

Tarımsal üretimin düşmesine, ekili ve ekilebilir alanların azalmasına, hayvan sayısının azalmasına, tarımdan geçinen insan sayısının düşmesine, tohumda dışa bağlılığın artmasına ve tarım ürünlerinde ithalatçı bir ülke durumuna gelmemize neden olan IMF-Dünya Bankası patentli politikaların etkisi tartışılmayacak kadar net.

Bu politikaların tarımda nasıl bir yıkım meydana getirdiğini verileri ile net bir şekilde ortaya koyan rapordan bazı bölümleri aşağıda sunuyoruz:

Sekiz yıllık AKP iktidarında toplam tarım alanları dramatik şekilde azalırken, meyve-sebze için ayrılan alanlar az da olsa genişledi. Bitkisel ürünlerin çoğunda üretim ya azaldı ya da hiç artmadı.

Bu dönemde nüfus 3 milyondan fazla artarken buğday üretimi yerinde saydı, arpa üretimi ise önemli ölçüde geriledi.

Uygulanan yanlış politikalar sonucu hayvan varlığı 4 milyon baş geriledi. 1998’den beri yasak olan kırmızı et ithalatına başlandı. Bu yıl kurbanlıklar bile ithal edildi. Son olarak sütte de vergisiz ithalatın yolu açıldı. Hayvancılıkta uygulanan neoliberal politikalarda yolun sonuna varıldı.

Uluslararası işbölümü gelişmiş ülkelerin sermaye-teknoloji yoğun hububat-sanayi bitkileri üretiminde, az gelişmişlerin ise meyve-sebze gibi emek yoğun üretimde uzmanlaşmasını gerektirmektedir.

AKP’li yılarda (2002-2009) toplam işlenen alan 2.6 milyon hektar, toplam tarım alanı ise 2.3 milyon hektar azaldı.

Bu dönemde çiftçiler ülkemizin yüzölçümü bakımından ikinci büyük ili olan Ankara’nın yüzölçümü kadar alanı işlemekten vazgeçtiler. (25 bin km2 = 2.5 milyon hektar). AKP’nin yanlış tarım politikaları nedeniyle boş bırakılan tarım alanı büyüklüğü ise ülkemizin Yalova, Kilis, Bartın, Düzce, Osmaniye, Zonguldak, Iğdır ve Kocaeli olmak üzere 8 ilinin toplam alanını geçmiştir.

Bu dönemde tarımla uğraşan çiftçi sayısı hızla azaldı. 2002 yılında tarımdan geçimini sağlayan çiftçi sayısı 7.5 milyon iken, 2009 sonunda bu sayı 5. milyona geriledi. Başka bir deyişle AKP, uyguladığı üretim karşıtı politikalarla 2 milyonu aşkın çiftçinin tarımdan kopmasına neden oldu.

2006 yılında çıkarılan 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu hükümlerinden kamunun tohumculuğun her alanından çekilerek, bu alanı özel şirketlere terk edeceği anlaşılmaktadır.

Bir zamanlar dünya lideri olduğumuz bakliyatta, Okyanus ötesinden Kanada’dan ithalat yapılmaktadır. Buğday ithalatına 3.5, mısır ithalatına 1.3 pamuk ithalatına 1, yağlı tohum türevlerine de 2 milyar dolar harcanmaktadır.

Tütünde: 2002-2009 döneminde ekici sayısı 411 binden 73 bine, ekim alanı 195 bin hektardan 116 bin hektara, üretim 163 bin tondan 76 bin tona geriledi.

1980-2009 yılları arasında ülke nüfusunun 20 milyondan fazla artmasına karşılık, uygulanan yanlış politikalar nedeniyle toplam hayvan varlığı 85 milyondan 38 milyona düştü. Kişi başına yıllık kırmızı et tüketimi 10 kilodan 6.5 kiloya düştü.

AKP’li 8 yıldan 6’sında tarım ürünleri ithalatı ihracatı geçti. 2008 yılında tarımsal ithalat 6.4, tarımsal dış ticaret açığı ise 2.3 milyar dolara ulaşarak Cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldı. 2009’da küresel kriz nedeniyle gerileyen ithalat 2010’da yeniden tırmanışa geçti. İthal edilen başlıca ürünler bitkisel ham yağ, yağlı tohumlar, pamuk ve buğdaydır.

AKP sözünü de tutmamış
Başbakan Erdoğan’ın mitinglerde sıkça bahsettiği Tarım Kanunu’na da uyulmadığına dikkat çekilen raporda, bu durum şöyle anlatıldı:

2006 yılında çıkarılan Tarım Kanunu’nun 21. maddesi hükmüne göre, her yıl tarımsal destekleme programları için bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi milli hasılanın en az %1’i düzeyinde olmak zorundadır. Ancak AKP hükümeti kendi çıkardığı Yasa hükmüne uymamış: son dört yılda çiftçiye taahhüt ettiği kaynaktan yaklaşık 17 milyar lira kesinti yapmıştır.

(soL - Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.