Sayfa yolu
"Sorumlu insanlardır, biz değiliz"
Yayın Tarihi: 25.09.2009 , 10:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
İstanbul'da yaşanan sel felaketinin sorumluluğunu vatandaşa yükleyen AKP'li yöneticiler, önceki gün Artvin'de yaşanan sel felaketinin sorumlusu olarak da vatandaşları göstererek, dere yatağına yapılan evlerin yıkıldığına dikkat çektiler.
Dün, Başbakanlık Binası'nda afette alınabilecek önlemlerle ilgili bir "ön değerlendirme toplantısı" yapan Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Cemil Çiçek, “bu üzücü olayların bir kısmının coğrafi şartlardan, bir kısmının iklimden kaynaklandığını” belirterek, "Ama hiç ihmal etmememiz gereken husus odur ki, bu sıkıntılar, özellikle bu olaylar, afet, sel felaketi, deprem gibi birtakım üzücü olaylar meydana geldikten sonra hepimizi üzen bir kısım olumsuz sonuçlar, büyük ölçüde insani zaaflardan, zafiyetlerden kaynaklanıyor. Bunu hiç kimse göz ardı edemez. Sıkıntıları tabiata ve tümüyle iklim şartlarına tahmil edemeyiz, oraya ciro edemeyiz" dedi.
Gerekirse mevzuatta da düzenlemeler yapabileceklerini söyleyen Çiçek, “Ama bütün mesele takipte ve koordinasyondadır. Olayların üzüntüsü, sıkıntısı geçtikten sonra herkes normal hayatına avdet ediyor” dedi.
Suçlu hazır nasıl olsa
Artvin'de yaşanan sel felaketi ile ilgili açıklama yapan yöneticiler ağız birliği yapmış gibi bir yandan vatandaşı suçlayıp, bir yandan da kurtarma çalışmalarının başarısını öne çıkarttılar. Bu konuda en dikkat çekici açıklamalardan birini Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu yaptı. Suçluluk psikolojisi ile sorumluluktan kaçmaya çalıştığı anlaşılan Eroğlu, bir gazetecinin, "Artvin'deki selde ölü sayısı 5'e yükseldi. Felaket bölgesine gidecek misiniz?" sorusuna "Arkadaşlarımız, valimiz orada. Orada ölüm hadiseleri dere yatağında çöken bir binadan kaynaklanmış. Sabahleyin 4'tü ölü sayısı. Bir kişiyi bulamamışlardı. Onun da hayatını kaybettiğini tahmin ediyoruz. Şu anda 5 vatandaşımız hayatını kaybetti" yanıtını verdi. Eroğlu'nun dere yatağında olduğu için çöken evi ön plana çıkartması dikkatlerden kaçmadı.
Vali de ezberlemiş
Selin ardından kurtarma çalışmalarının ne kadar başarılı ve özverili bir şekilde sürdürüldüğünü anlatan Artvin Valisi Mustafa Yemlihalıoğlu, sorunun kaynağının dere yataklarına yapılan evler olduğunu ima etti. Dere yatağındaki bazı evlerin yıkıldığını belirten Yemlihalıoğlu, isim vermeden halkı suçladı.
Ancak Artvin'de yamaçlardaki dağınık yerleşimler dışında neredeyse tüm yerleşimler dere yataklarında yer alıyor. Dere yatağında yer alan evlerin sel tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu, yamaçlardaki evler için de toprak kayması tehlikesinin söz konusu olduğunu söyleyen yetkililer, ova ve plato gibi geniş düzlüklerin olmadığı Artvin gibi illerdeki vatandaşlarımızın nerelere yerleşeceği konusunda ise sessizliklerini koruyorlar.
Devleti de "insanlar" yönetiyor!
Vali ve hükümet ısrarla vatandaşları suçlarken kendilerinin de benzer sorumsuzluklara imza attıklarını gözden kaçırıyorlar. Afet öncesinde ve sırasında yapılması gereken birçok şeyi eksik bırakmalarının sorumluluğunu halka yıkmaya çalışan yöneticiler, bunu yaptıklarında da temize çıkamıyorlar. Artvin'de yaşanan felaketin dere yatağına yapılan evlerden kaynaklandığını iddia eden yetkililer, devletin yaptığı yolların da dere yatağında olduğu gerçeğini görmezden geliyorlar.
Artvin Valisi, basın açıklamasında "Şöyle bir sıkıntımız var, yolların komple su altında olması nedeniyle büyük iş makinesini olay bölgesine götüremiyoruz" dedi. Artvin'deki baraj inşaatları nedeniyle yenilenen yolların selin ardından kullanılamaz duruma geldiği sırada, 1. Dünya Savaşı döneminden kalma yolların hâlâ kullanılabiliyor olduğu göz önüne alınırsa, yöneticiler pek de masum görünmüyor.
Dere yatağına ev yapanları suçlayan yöneticilerin, kendilerinin de bu konuda pek dikkatli olmadığını gösteren bir başka örnek de Silivri'de yaşandı. Yeni yapılan Silivri Devlet Hastanesi, tüm uyarılara rağmen dere yatağına yapıldığı için İstanbul'da yaşanan selde sular altında kaldı. Hastanenin dere yatağına yapılmaması yönündeki uyarıları dinlemeyen yetkililer, afette sular altında kalan hastanenin hizmet verememesinin de sorumluluları oldular.
Başbakan'ın en çok övündüğü projelerden biri olan Doğu Karadeniz Sahil Yolu da dere yatağını etkileyecek bir şekilde inşa edilmişti. Dağlardan gelen derelerin denize döküldükleri yerleri daraltan sahil yolu, Giresun'da yaşanan sel felaketinde birinci dereceden etkili oldu. Dereler ile deniz arasında baraj görevi gören yol, Giresun'un sular altında kalmasına neden oldu.
İnsanların rant nedeniyle dere yatağını işgal ettiğini ileri süren isimlerden biri de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'tı. Topbaş ailesine ait olan Saray Çiftliği'nin de dere yatağına kurulu olduğu sel felaketinden hemen sonra ortaya çıktı.
(soL - Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.