Sayfa yolu
Skandallar bitmiyor
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Yayın Tarihi: 14.09.2010 , 11:20 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
İstanbul Ataşehir’de bulunan Celal Yardımcı İlköğretim Okulu’nda da ayrı bir skandal yaşandı. Kayışdağı’nda bulunan Darülaceze’de kalan yaşlı ve engellilerin bir kısmı oy kullanmak üzere bakıcılar refakatinde araçlarla sandığa getirildi. Yalnızca Darülaceze’de ikamet edenlere ayrılan 1238 numaralı sandık listesinde 412 seçmen bulunuyordu. Ancak bu seçmenlerden yalnızca 272’si oy kullanabildi.
2007 seçimlerinde bariz seçim yolsuzluklarından birinin yaşandığı Darülaceze sandığında TKP’li müşahitler, katılım oranının düşük olduğunu fark ederek nedenini sandığa gelen seçmenlere sordular.
“'Evet' demezseniz sizi döveriz”
Sandığa gelebilen yaşlılar, Darülaceze’de çalışan bir bakıcı tarafından tehdit edildiklerini, mührü beyaz tarafa basmalarının sıkı sıkı tembihlendiğini, dayakla, tokatla korkutulmaya çalışıldıklarını söylediler. Darülaceze’den sandığa getirilirken binilen araçlarda da bir bakıcının “Beyaz tarafa basmazsanız sizi site çıkışında döveriz” dediği belirtildi.
“Hayır” diyenleri sandığa getirmediler
Sandığa refakatsiz gelemeyecek kadar yaşlı ya da bedensel engellilerin de aralarında bulunduğu 140 kişi Darülaceze tarafından sağlanan araçlara alınmadı. Darülaceze’den sandığa getirilmeyen bazı seçmenler, ilgili sandıktaki görevliler aracılığıyla CHP’li bir avukatı telefonla arayıp oy kullanmak istediklerini, ancak sandığa gitmelerinin engellendiğini belirtti. Bu kişiler “hayır oyu vereceğimiz için bizi sandığa getirmediler” diyerek durumu ayrıntılarıyla aktardı.
Darülaceze yetkilisi ise gelemeyen 140 kişinin de ağır hasta olduğunu iddia etti. Ancak, sandık başına gelenler arasında yürüyemeyen, konuşamayan, bedensel ya da zihinsel engelliler de bulunuyordu.
Darülaceze sandığının başkanı müdürün oğlu
Darülaceze Müdürü olduğu belirtilen bir yetkili de yaşananlarda bir gariplik olmadığını, kişilere tercihleriyle ilgili herhangi bir yönlendirme yapılmadığını, sandığa gelebilecek durumda olan herkesin araçlarla getirildiğini söyledi. Bu kişinin sandık başkanı ile yakınlığı da dikkatten kaçmadı. Başkana “oğlum” diye hitap eden Müdür, sandık başkanının kendi öz oğlu olduğunu da birkaç kez dile getirdi.
Sandığı camiye kurdular
Kastamonu'nun Cide ilçesine bağlı Irmak Köyü'nde, 12 Eylül referandumunda ilginç bir olay yaşandı. Köyde referandum sandığı, geçtiğimiz yıllarda Kastamonu Üniversitesi Cide Rıfat Ilgaz Meslek Yüksek Okulu'na tahsis edilen ilköğretim okulu yerine, köyün camisine kuruldu.
29 Mart 2009 Yerel Seçimlerinde köyde bulunan ilköğretim okulunda oy kullanan Irmak Köyü halkı, referandumda bir sürprizle karşılaştı. Sandık bu kez camiye kurulmuştu. Caminin kadınların namaz kılıp, Kur'an okuduğu bölümüne kurulan sandıktan, tüm bu çabalara karşın, "Hayır" oyu çıktı.
YSK, seçim sandığının kurulabileceği yerleri, okul olmayan yerlerde güvenlikli bir kapalı mekan olarak tanımlıyor ve camiyi kullanılabilecek alanlardan saymıyor:
"Sandıkların konulacağı yerlerin belirlenmesinde seçmenin oyunu kolaylıkla, serbestçe ve gizli şekilde verebilmesi gözetilir. Sandıklar okul (özel okullar ve özel dersaneler dahil) avlusu ve salonların elverişli kısımları gibi genel yerlere, yetmediği takdirde kiralanacak kahvehane, lokanta gibi yerlere konur. " (298 Sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun)
Irmak Köyü'nde bir ilköğretim okulu binası, kahvehane gibi binalar bulunmasına rağmen caminin seçim bölgesi ilan edilmesi bir usulsüzlüğe işaret ediyor. "Hayır" tercihi ağır basan köyde, camiye sandık kurularak halk baskı altına alınmaya çalışıldı, ancak bu girişim amacına ulaşamadı. Referandumda Irmak Köyü'nden "Hayır" oyu çıktı.
(soL - Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.