Sayfa yolu
Ölüm ocağı yeniden açılıyor
Yayın Tarihi: 14.05.2010 , 10:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Balıkesir’in Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy’de Şentaş Madencilik’e ait maden ocağında meydana gelen grizu patlamasında 17 maden işçisi hayatını kaybetmişti. Olayla ilgili gözaltına alınan işletme sahibi Erhan Ortaköylü ile 3 kişi tutuklanmış, birkaç gün sonra bilirkişi raporu sebep gösterilerek serbest bırakılmıştı. Ancak, Soma Ege Linyit İşletmesi’nden gelen ekibin hazırladığı bilirkişi raporu ile ilgili olarak herhangi bir açıklama yapılmamıştı.
"Kimi kusuyor, kimi bayılıyordu bu halde çalıştırmaya devam ettiler"
Facianın yaşandığı madende çalışan Talat Tanrıkulu, olay günü ile ilgili olarak “İçerde kimi kusuyor, kimi bayılıyordu. Hala bizden iş bekliyorlardı. İki buçuk saat bu şekilde çalıştık. Aşırı derecede duman ve koku vardı. Oradan çıktık ama bizi başka yere verdiler. Dumanın etkisiyle bayılmak üzereydik. Kömür aşırı değil ama kendi kendine yanıyordu” açıklamasını yaparken, buna rağmen işçilerin çalıştırılmaya devam ettirildiklerini vurgulamıştı.
Maden Mühendisleri Odası, patlama sonrası yaptığı incelemenin ardından yayınladığı duyuruda, kayıtlarına göre, 2008’de 43 maden işçisi yaşamını yitirirken 2009’da bu sayı 92’ye yükselmiş, 2010 yılının ilk iki ayında ise sayının 19’a ulaştığını duyurmuştu.
"Her türlü önlemi almıştık"
Bilindiği gibi, 23 Şubat'taki patlamadan üç yıl önce de aynı madende bir grizu faciası daha yaşanmış, 15 işçinin hayatını kaybettiği bu facianın ardından, olay yerinde inceleme yapan heyetin raporunu dikkate alan TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, "madendeki ocaklarda açık ve kapalı usülde üretim yapıldığı, kuralsızlık ve denetimsizliğin hüküm sürdüğü, işçi sağlığı ve güvenliği konusunda yeterli önlemin alınmadığı, yeni kaza risklerinin yüksek olduğu"nu bildirmişti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Şentaş Madencilik’e ait madenin 14 Kasım 2005’te denetlendiğini ve çeşitli eksiklikler tespit edildiğini açıklamıştı. Bu eksikliklerin giderilmesine dönük olarak Bakanlık, işletmeye cezai işlem başlatmış olduklarını belirtmişti.
Madencilik şirketinin sahibi Balıkesir Ticaret Odası Meclis Başkanı Erhan Ortaköylü, dün yaptığı açıklamada bu iki faciaya sebep olacak tehlikelerin farkında olmadıklarını söyledi. Ortaköylü, Dursunbey'de işletmeciliğini yaptıkları üç maden ocağında da işçi sağlığı ve güvenliği noktasında dünyanın her ülkesinde işletilen madenlerdeki önlemlerin alındığını savunarak, bu çerçevede ocaklarda kullanılan malzemelerin yurt dışından getirilerek monte edildiğini ve alanında uzman isimlerin bu alanda görev yaptıklarını ekleyerek, "Ardından, konusunun uzmanı isimlerin ve yetkili mercilerin önerileri doğrultusunda her türlü önlemi alarak ocağı çalıştırdığımızı düşünüyorduk ama öyle olmadığını Allah bize bir kez daha gösterdi. Dileğimiz, bu tür faciaların bir daha yaşanmaması" dedi.
"Maden bu ayın sonunda faaliyete geçecek"
Ortaköylü, 32 işçiye mezar olan madenin önümüzdeki günlerde faaliyete geçeceğini söyleyerek "Zonguldak Karaelmas Üniversitesi ile iş birliğine gittik. Türkiye'nin kömür üretimiyle ilgili en büyük işletmesi olan Türkiye Taş Kömür İşletmelerinden (TTKİ) en üst düzeydeki üç ismi bünyemize kattık. TTKİ'nin Zonguldak işletmesindeki üretim başmühendisi Rıza Özdemir'i, Odaköy'deki işletmemize genel müdür olarak getirdik. İş ve işçi güvenliği konusunda A sınıfı belge sahibi olan Selim Özbudak ile havalandırma ve üretim sorumluluğunda en tecrübeli isimlerden biri görülen Adem Çobanoğlu'nu da kadromuza kattık. Şimdi bu arkadaşlarımızın görüşleri, bilimsel veriler ışığında maden ocağının yeniden işletmeye açılması yolundaki çalışmalar sürdürülüyor. Mayıs ayı sonunda üretime başlamayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu.
"Madeni kapatmayı düşündüm ama bu doğru olmaz"
Ortaköylü, madenciliği bırakmak gibi bir düşüncesi olmadığının altını çizerek "Üst üste çok ağır yara aldık. İki yıl önce yaşadığımız grizu faciasında birçok arkadaşımızı kaybettik. Tam 'yaraları sardık, kapattık' diye düşündüğümüz anda ikincisi geldi. Bir an için ocakları işletmeye kapatmayı düşündüm ama bunun doğru olmayacağı kararına vardık. Bu son yarayı kapatmamız için çok çalışmamız gerekiyor. Böyle bir durumla karşı karşıya iken 'Ben madene kapattım, gidiyorum' deme gibi bir lükse sahip değiliz. Ayrıca bu son olayın hukuksal anlamdaki sorunları bitmeden, sonuçları açıklanmadan, yani 'kim suçlu kim değil' anlamında olayın hukuki boyutu kapanmadan madenciliği asla bırakmayı düşünmüyorum" şeklinde konuştu.
"Ölen işçilerin çocukları Şentaş Şirketi'nin bir bireyi olacak"
Erhan Ortaköylü, yaşamını yitiren işçilerin geride bıraktığı aile fertleri ile mağdur çalışanlara geçmişte olduğu gibi bugün de sahip çıkacağını öne sürerek, "Devletimize ve milletimize karşı yükümlülüklerimizi yerine getirmek amacıyla titiz ve duyarlı bir çalışma içindeyiz. Üzücü kazada yitirdiğimiz arkadaşlarımızın geride kalan aileleri ve özellikle de çocukları bizim için çok önemlidir. Onların yaşamları yanında çocukların da eğitimlerini sağlıklı bir şekilde sürdürebilmeleri amacıyla bazı projelerimizi uygulamaya geçirmeye karar verdik. Bunların başında vakıf projesi geliyor. Vakıf, ocak gelirleriyle ayakta kalacak. İşletmelerin başına kim gelirse gelsin vakıf hizmetleri sürecek. Ocak mağduru madencilerimizin geride bıraktıkları aileleri ve çocukları Şentaş şirketinin bir bireyi olarak korunup kollanacak. Şirketimizin birer ortağı gibi hayatlarını sürdürecek" dedi.
(soL - Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.