Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

“Ne kadın hakları ne de demokrasi, Allah’ın emri”

CHP’nin türban konusundaki çalışmalarının yanlış bir düzlemde ilerlediğini kaydeden Ali Bulaç, bunun ne insan hakları ne de demokrasiyle ilgilisinin olmadığını, asıl konunun inanç olduğunu söyledi.

Yayın Tarihi: 02.09.2010 , 10:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Zaman yazarı Ali Bulaç, türban tartışması konusunda keskin bir yazı yazdı. Liberal solcuların ve her fırsatta demokrasiyi kullanan dincilerin aksine türban tartışmasının demokrasi ile ilgili olmadığını iddia eden Bulaç, CHP’nin bu konudaki çalışmalarını da eleştirdi.

“Başını örtmeyen kadın günah işler, cezası uhrevidir ama dinden çıkmaz, onu affetme yetkisi Allah'a aittir. Kur'an ve Sünnet'te başını örtmeyenler için tayin ve tespit edilmiş maddi ve dünyevi bir müeyyide yer almamıştır” diyen Bulaç, tüm dinlerde örtünmenin olduğunu ve baş açık gezmenin geçtiğimiz yüzyılda Avrupa’da türediğini savundu.

CHP’nin Parti Meclisi üyesi Prof. Dr. Sencer Ayata’ya hazırlatmakta olduğu türban raporunu değerlendiren Bulaç, Ayata’nın bu konudaki açıklamalarını eleştirdi. Daha önce Vatan gazetesine bu konuda bir açıklama yapan Ayata, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin türban konusunda verdiği karar incelendi. Yine Türkiye’de türbana ilişkin kararlar.. Referandum süreci nedeniyle ertelendi. Ancak hedefimizde din adamları ile bir toplantı yapmak da var. Din adamlarının türban konusundaki görüşlerine de başvurmak istiyoruz. Uzlaşmaya dayalı, hiçbir kesimi rahatsız etmeden, hiçbir kesimin de zafere ulaştığını düşündürtmeden uzlaşma mümkün mu bunun yanıtını arıyoruz” demişti. Bulaç, Ayata’nın bu sözlerine “Sayın Ayata'nın 'belki bir uzlaşma zemini bulunur, saçın bir kısmı açık bırakılır' teklifi dinî hükümlere ve bireysel fıkhî tercihlere müdahalenin ta kendisi olur” diyerek yanıt verdi.

CHP’nin, AKP’nin türban konusunda elini oldukça rahatlatan bu hamlesi konusunda Bulaç ayrıca, “CHP'ye katılan Prof. Sencer Ayata -ki ülkemizin önde gelen saygın sosyologlarından biridir- 'Bu işi ulemaya soralım' dedi. Kime soracağız? Bir Alman İslamolog'a 'Ben, kendime Hristiyanlık içinde Protestanlığı başlatan reformist Martin Luther misyonu biçtim' diyen malum ilahiyatçıya ve onu takip eden reformist ilahiyatçılara sorulacaksa, onlar zaten yasağa 'teolojik destek' sağlayanlardır. Bu ilahiyatçıların dindar insanlar nezdinde ne meşruiyetleri vardır ne itibarları” dedi.

Türbanın bir inanç konusu olduğunu ve buna müdahale edilemeyeceğini savunan Bulaç, “Belirtmek gerekir ki, başörtüsü davası hakikatte 'bir insan hakları veya kadın hakları' sorunu değildir. Yukarıda belirttiğimiz üzere kadınların başlarını örtmesini emreden Allah'tır. Bu Kur'an, Sünnet ve icma ile sabittir. Dolayısıyla bir kadını başını örtmekten engellemek, esasta Allah'ın hakkına tecavüzdür, çünkü başörtüsü Allah'ın hakkıdır” dedi.

(soL - Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.