Sayfa yolu
Kolejli Paşa!
Yayın Tarihi: 05.08.2010 , 11:15 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
İlker Başbuğ’dan boşalacak olan Genelkurmay Başkanlığı koltuğuna oturacak olan Kara Kuvvetleri Komutanı Işık Koşaner, basında “laiklik ve üniter devlet konusundaki hassasiyetleriyle bilinen komutan” olarak tanıtılıyor. Koşaner’in bu şekilde tanıtılmasının gerekçesi ise 2 yıl önce yaptığı bir konuşma. Konuşmasında "Etnik, kültürel, ideolojik ve benzeri nedenlerle farklılık iddiaları sadece ulusumuza zarar verir. Teröre karşı mücadele silahlı tek terörist kalmayıncaya kadar devam edecektir. Bunun dışında her düşünce teröre taviz vermek olacaktır. Teröre karşı mücadelede tarafız ve devam edeceğiz" ifadelerini kullanan Koşaner, liberallerde rahatsızlık yaratmıştı. Taraf gazetesi’nde 29 Ağustos 2008 tarihinde Koşaner hakkında bir yazı yazan Yasemin Çongar, Kara Kuvvetleri Komutanı’nın konuşmasını “ulusalcı manifesto” olarak nitelendirmişti. O yazıda Çongar, Koşaner için şunları söyledi:
“Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefini benimsemiş küresel ekonomiye her geçen gün daha fazla entegre olan uluslararası kuruluşlarda temsil edilen ve daha etkin temsil edilmeyi arzulayan bir ülkenin Kara Kuvvetleri Komutanı’nın, uluslararası kuruluşların ve sivil toplum örgütlerinin etkisinin artmasından yakınması sizce mantıklı mı?
Koşaner’in, “küreselleşmenin önünde en büyük engel” olarak nitelediği “ulus devlet” için yarı ağıt-yarı methiye tadındaki konuşmasında, küreselleşmenin motoru ve ulus devletin baş düşmanları olarak Avrupa Birliği ve ABD’yi gördüğü de aşikâr.”
Halbuki Koşaner’in adının genelkurmay başkanlığı için geçmesiyle birlikte daha sık göz atılan özgeçmişinde komutanın Avrupa’yı, uluslararası kuruluşları en az Çongar kadar bildiğini ortaya koyuyor. Askeri eğitimini Türkiye’de tamamlayan Koşaner, önce İtalya’ya giderek burada bulunan NATO Savunma Koleji’nde (NATO Defence College) daha sonra İngiltere’de Kraliyet Savunma Çalışmaları Koleji’nde (the Royal College of Defense Studies) eğitimini sürdürüyor. Koşaner’in kritik görevlere atanmasında yurtdışında aldığı bu eğitimin önemli bir rol oynuyor.
NATO kolejinde eğitim
NATO Savunma Koleji Türkiye’de ordunun parlak subaylarının yetiştirilmesi için tercih edilen bir okul. Burada eğitim görmeyen bir subayın orduda üst düzey görev alması mümkün değil. Koşaner’den önce İlker Başbuğ da, Başbuğ’dan önce genel kurmay başkanı olan Yaşar Büyükanıt da NATO Savunma Koleji’nde eğitim gördüler. Burada eğitim gören askeri personelin genellikle yurtdışında bir süre NATO’da görev üstlenmesi isteniyor ve bu kişilere tümgenerallik yolu da açılmış oluyor.
Koşaner de Yaşar Büyükanıt gibi NATO Savunma Koleji’ni bitirdikten sonra NATO’nun kısa adı AFSOUTH olan Napoli’deki Güney Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanlığı’nda görev yaptı. Başbuğ ise Brüksel’de bulunan, kısa adı SHAPE olan Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Karargahında görev üstlendikten sonra ordu içinde yükseldi.
Koşaner’in özgeçmişinin bu bölümünde ilgi çeken yönlerden biri orduda Özel Harp Dairesi’nde görev yaptıktan sonra, NATO Savunma Koleji’nde eğitim görmüş olması. Koşaner daha sonra Özel Harekat Komutanlığı’na atandı. Koşaner’in üstlendiği bu görevlerin NATO’nun Soğuk Savaş’ta komünizme karşı yürüttüğü “örtülü” mücadeleyi koordine eden, kontrgerillanın yönetildiği kurumlarda yürütmüş olması da dikkat çekiyor. NATO Savunma Koleji, Soğuk Savaş boyunca bu kurumlarda görev almak için gerekli olan eğitimi sağlıyor.
Kraliyet kolejinde vizyon kazanan paşa
Koşaner’in özgeçmişinde dikkat çeken bir başka yabancı kolej ise İngiltere’de bulunan Kraliyet Savunma Çalışmaları Koleji (Royal College of Defence Studies). Tarihi 1920’lere giden kolej, bugün yüksek askeri bürokratların eğitime tabi tutulduğu prestijli bir kurum olarak biliniyor. Geçtiğimiz yüzyılın başında Britanya İmparatorluğu’nun sömürgelerini yönetecek üst düzey sivil ve askeri bürokratın yetiştirilmesini de amaçlayan kolejin kurulmasında, o yıllarda Kolonilerden Sorumlu Dışişleri Bakanı olan Winston Churchill’in önemli rolü var.
Yıllar içinde İngiltere dışından bir çok ülkenin yetiştirmek için eleman gönderdiği bir kuruma dönüşen koleje girebilmek için İngiltere Savunma Bakanlığı’nın daveti gerekiyor. Parlak askeri bürokratlar belirlenerek burada eğitim almak için çağrılıyorlar. Katılımcılarına stratejik vizyon kazandırmayı hedeflediğini belirten kolej, aslında birçok ülke için emperyalizme uyumlu, emperyalist merkezlerle ülkeleri arasında aracılık rolü oynayabilecek donanımda kadrolar yetiştiriyor. Kolejin eğitim verdiği kişiler sadece üst düzey bürokratlardan da oluşmuyor. Savunma alanında özel sektör için de eğitimler veriliyor. Böylece üst düzey bürokratlar, üst düzey özel şirket yetkilileriyle birlikte eğitim alıyorlar.
Yetiştirdiği kadrolara bir yıllık lisans üstü düzeyde eğitim veren kolej, her yıl en fazla 88 kişiyi eğitilmek üzere kabul ediyor. Bunların üçte biri Birleşik Krallıktan geliyor. Geri kalan üçte iki ise diğer ülkelerden gelen ve genellikle albay/tümgeneral rütbelerine sahip olan askerler. Kuruma öğrenci seçerken başlıca kriteri, seçilenlerin önemli mevkilerde görev üstleniyor olmaları ve gelecekte daha yüksek pozisyonlara gelebilecek kişiler olarak sivrilmeleri. Koleje kabul edilerek eğitim görenlerin yaş ortalamasının 46 olduğu da açıklanmış. Kabul koşulları arasında bir dil sınavı olan IELTS’den belirli bir puan alınmış olmasının istenmesi ise, okula davet edildiklerinde zaten yüksek rütbeli olan bu kişilerin tam olarak öğrenci muamelesi gördüklerini gösteriyor.
Koleje ilişkin bilgiler, “dünyaya kapalı olduğu” iddia edilen Koşaner Paşa’nın İngiliz sömürgeciliğinde kalma uluslararası bir okulda, askeri ve sivil elitlerden oluşan bir grupla birlikte orta yaşta “kadro eğitimi” gördüğünü ortaya koyuyor.
Bir tür elitler kulübü havasındaki kolejde eğitim görenler ömür boyu kolejin üyesi ve doğal olarak orada eğitim gören farklı ülkelerden yöneticilerin dostu olarak kabul ediliyorlar. Kolej bu niteliğini şöyle ifade ediyor: “Ömür boyu süren dostluklar, küresel düzeyde güvenilir muhataplardan oluşan profesyonel ve sosyal bir ağ kurulur.” Kolejde okuyanların ailelerini de yanlarında getirerek diğer elitlerin aileleri ile kaynaştırmaları, dostluk kurmaları isteniyor. Hep birlikte kolejin bulunduğu Londra başta olmak üzere İngiltere’nin farklı bölgeleri geziliyor.
Kolejde, öğrenci olan üst düzey askerlere, dünyada emperyalizm adına “istikrar sağlanması için gerekli stratejik bakış”ın verilmesine çalışılıyor. Eğitim teorik olmakla da kalmıyor. Bu kişiler gruplara bölünerek dünyanın farklı risk bölgelerine geziler düzenleniyor. Buradaki istikrarsızlık kaynakları üzerinde duruluyor, sorun yaratan unsurların nasıl ortadan kaldırılacağına ilişkin fikir yürütülüyor.
Verilen eğitimin sonunda ise eğitim gören kişilerin 4 gün süren bir tür stratejik “karar oyununa” katılmaları ve burada stratejik analiz yapabilmeleri, yüksek risk altında karar verebilmeleri, aldıkları kararların uluslararası güvenlik için oluşturabileceği sorunları öngörmeleri bekleniyor. Böylece eğitime katılan üst düzey asker ve siviller bir “dünya vizyonuna” kavuşturuluyor.
Mugabe’nin komutanı da davet edilenlerden
Kolejin ünlü mezunları arasında Pakistan Devlet Başkanlığı’nı yapmış olan Pervez Müşerref de var. Türkiye’de de eğitim gören Müşerref, Amerikancılığı ile bilinen bir lider.
İngiltere Savunma Bakanlığı, diktatör ilan ettikleri Zimbabwe Devlet Başkanı Robert Mugabe'nin komutanlarından Prence Shiri’yi de bu kolejde eğitim görmek üzere davet etmiş. Emperyalist ülkeler, Shiri'yi Zimbabwe’de insanlığa karşı işlenmiş suçların en kanlılarını gerçekleştiren askeri gücün başında bulunan kişi olarak gösteriyorlar.
Britanya Ordusu Danışma ve Eğitim takımına komutanlık eden General Sir Edward Jones’un Shiri'nin neden davet edilmesi gerektiği konusundaki yorumu bu kurumun işlevini de ortaya koyuyor. Jones, Shiri'nin çağrılması gerektiğini “Kuşkusuz o Zimbabwe’de önemli olacak biri ve onu olabildiğince pozitif yönden etkilemeliyiz diye düşünüyorum” sözleriyle ifade ediyor.
(soL-Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.