Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

“İslam Cumhuriyeti”ne bir adım daha...

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından uzun süredir üzerinde çalışılan Diyanet TV yayın hayatına adım atıyor. Laiklik ilkesi ve Anayasanın 136. maddesi unutuluyor!

Yayın Tarihi: 02.10.2009 , 10:35 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Devlet Bakanı Faruk Çelik, ''Camiler ve Din Görevlileri Haftası''nda yaptığı konuşmada, "Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat Kanunu tasarısını hafta başında Başbakanlığa gönderdiklerini" söyledi. Çelik, “son derece önemli işlevler gören Başkanlığın günümüz ve gelecek şartlarına hitap edecek bir teşkilat kanununa kavuşmasının zorunlu hale geldiğini” dile getirdi.

Hayatın her alanında referans haline gelen İslam dininin devletin kurumlarının işleyişinde daha da belirleyici olacağı Diyanet İşlerinin kadrolarının da bu doğrultuda bir kariyer planlamasına tabi olacağı Bakan Çelik'in sözlerinden anlaşılıyor: "Yasayla, din hizmetlerinin omurgasını oluşturan imam hatip ve vaizlerimize, vaiz, uzman vaiz, baş vaiz, imam, uzman imam, baş imam gibi kariyer sistemi getirilmektedir"

Faruk Çelik ayrıca, “kanunla Başkanlığa televizyon ve radyo kurma imkanı sağlanacağını” kaydederken, Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu da ''Biz 71,5 milyonunun diyanetiyiz'' dedi.

Anayasaya gerek yok mu?
Devletin temel organ ve kurumlarının görevlerini düzenleyen Anayasa'nın 136. maddesinde Diyanet İşleri Başkanlığı'nın görevi şöyle tanımlanıyor:

"Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı, lâiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasî görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri yerine getirir."

Bardakoğlu'nun sözleri ve Diyanet TV'nin kuruluşunun gerek Anayasa'nın 136. maddesi, gerek Anayasa'nın laiklik ilkesiyle ne ölçüde bağdaştığı, suç olup olmadığı tartışılıyor.

Aynı zamanda, “diğer devlet kurumlarının değil de, neden Diyanet'in TV kurduğu” sorusu ortada duruyor. TV ile, kuruma egemen olan “Sünni” İslam anlayışının daha baskın bir hale gelme olasılığı da konuşuluyor.

Bunun yanı sıra, Ramazan ayında birçok televizyon kanalında yapılan Ramazan sohbetlerinin içeriği, seyircilerden gelen sorular ve verilen yanıtlar göz önüne alındığında, Diyanet TV ile bu tarz programların artacağı ve yaygınlaşacağı söyleniyor.

DDiyanet TV, AKP'nin gittiği "yol" hakkında bir işaret olurken, büyük bir "proje"nin önemli araçlarından biri olarak da görülüyor.

(soL - Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.