Sayfa yolu
İdris Naim Şahin yine şaşırtmadı
Yayın Tarihi: 07.04.2012 , 16:40 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:32
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin yaptığı açıklamalarla yine şaşırtmadı.
BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın toplumsal olaylarda polisin göz yaşartıcı gaz kullanımı konusundaki soru önergesine yanıtlayan Şahin, kullanılan biber gazının laboratuvar testlerinden geçmiş, insan sağlığı üzerinde kalıcı etkisi bulunmayan göz yaşartıcı mühimmat olduğunu ifade etti.
İçişleri Bakanı, Emniyet Genel Müdürlüğü envaterinde bulunan göz yaşartıcı gaz silahları ve mühimmatının bütün modern ülke güvenlik teşkilatları tarafından da kullanıldığını söyleyerek, söz konusu mühimmatın gerek kanuna aykırı olarak düzenlenen gerek sonradan kanuna aykırı hale dönüşen toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde, özel maharet gerektiren operasyonlarda ve benzeri eylemlerde topluluğu dağılmaya zorlamak, belirli istikametlere yönlendirmek ve güvenlik güçlerine karşı yapılan direnişi kırmak amacı kullanıldığını belirtti.
İdris Naim Şahin, Türkiye'nin 1997 yılında taraf olduğu Kimyasal Silahlar Sözleşmesi hükümleri çerçevesinde “göz yaşartıcı gaz mühimmatının insan sağlığı üzerinde kalıcı bir etki bırakmama” şartı arandığını ifade etti. Bakan Şahin, yapılan laboratuvar testlerinin sonucunda insan sağlığı üzerinde kalıcı etki bırakmayan gaz mühimmatının kullanıldığını ileri sürdü.
TTB raporu Lokumcu’nun biber gazından öldüğünü belgelemişti
Bakan Şahin’in açıklamaları akla 12 Haziran seçimleri öncesinde polisin müdahalesi sonucunda Hopa’da yaşamını yitiren emekli öğretmen Metin Lokumcu’yu getirdi. Türk Tabipleri Birliği Bilimsel Araştırma Kurulu, Lokumcu’nun ölümüyle ilgili hazırladığı raporda 31 Mayıs 2011 tarihinde Tayyip Erdoğan'ın Hopa mitingi sırasında polis saldırısı sonucu hayatını kaybeden Lokumcu'nun ölümünün, biber gazına maruz kalma sonucu gerçekleştiğini saptamıştı.
Prof. Dr. Özdemir Aktan rapora ilişkin açıklamasında, hazırladıkları raporun, Trabzon Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi'nin raporunun aksine Lokumcu'nun ölüme neden olacak düzeyde bir kalp ya da akciğer hastalığı bulunmadığını, kendisinde mevcut olan bir hastalık sonucu ölmediğini belirtmişti. Aktan, Emniyet Müdürlüğü'nün yaptığı "biber gazı sağlığa zararlı değildir" açıklamalarının gerçek dışı olduğuna vurgu yaparak, "Rapora göre, Lokumcu'nun ölümü ile kimyasal gaza maruz kalma arasında nedensellik ilişkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır" demişti. Biber gazı kullanımı konusunda sorumluluğu olanların cezalandırılmasını ve soruşturmanın raporun ortaya koyduğu bilimsel gerçekler doğrultusunda yürütülmesini talep eden Aktan, "TTB olarak insan sağlığına etkileri nedeni ile bir kimyasal silah olan göz yaşartıcı gazların yasaklanması, 'hiç bir durumda' kullanılmasına izin verilmemesini, Türkiye'de hak aramanın baskıyla karşılanmadığı bir ortamın tesis edilmesini bekliyoruz" diye konuşmuştu.
Sağlıklı insanlara da zarar verebilir
Prof. Dr. Tunçalp Demir ise raporun açıklandığı basın toplantısında biber gazlarının zararının en basit bulgusunun gözyaşı olduğunu dile getirerek, "Zararsız bir şey olsa vücut neden kendini korumaya almak için gözyaşı salgılasın?" diye sormuştu. Biber gazının özellikle solunum ve kalp hastaları için tehlikeli olduğunu belirten Demir, bunun sağlıklı insanlara zarar vermeyeceği anlamına gelmeyeceğini de sözlerine ekledi.
Uzman Dr. Ümit Ünüvar da, son 10 yılda medyada şahit olunan 10 kadar biber gazı sonucu ölüm vakası olduğunu hatırlatmış, tek bir toplumsal gösteri sonrasında biber gazına maruz kalan 64 kişide tansiyon ve astım krizlerinin yanı sıra panik atak gibi psikolojik sorunların da gözlendiğini kaydetmişti.
(soL-Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.